Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6426 E. 2024/10225 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6426
- Karar No
- 2024/10225
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/123 E., 2023/178 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi-İstinaf talebinin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/694 E., 2020/354 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.08.2012 tarihinde davacının, sevk ve idaresindeki araç ile yolun virajlı ve mucurlu olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek yaptığı kazada yaralanarak malul kaldığını, yolda mucur ve tehlikeli viraj levhası bulunmadığından yolun yapımından ve bakımından sorumlu olan davalı idarenin kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, yetki itirazında bulunduklarını, kaza mahallinde yol çalışması bulunmadığı gibi yolda gerekli uyarı işaret levhalarının bulunduğunu, davalının kusuru olmadığını, sürücü belgesi bulunmayan davacının kendi kusuru ile kazaya neden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kolluk tarafından alınan beyanında havanın yağışlı ve sisli olması nedeniyle yolu görmediğini, tedbirsizliği ve dikkatsizliği sonucu direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, kendisinden başka herhangi bir kimseye atfı kabil kusurunun bulunmadığını, bu olay nedeniyle kimseden şikayetçi olmadığını, yaşamış olduğu bir anlık dikkatsizlik neticesinde kazayı yaptığını belirttiği, trafik kazası tespit tutanağında da yolun düz ve eğimsiz olduğu, yolda görüşe engel bir cisim olmadığı, trafik işaret ve levhalarının bulunduğu, yolda herhangi bir çalışma bulunmadığı ve yoldan kaynaklanan bir sorun tespit edilmediği, davacı sürücünün aracının hızını yolun şartlarına göre ayarlayamaması ve sürücü belgesiz araç kullanması sebebiyle kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinin belirtildiği, dosya kapsamında alınan 09.03.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre de davacı sürücünün olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Müdürlüğünün olayda kusursuz bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle davacının iddia olunan zararı ile davalı idarenin eylem ve işlemi arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının, sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halinde iken yolun virajlı ve mucurlu olması sebebiyle meydana gelen trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kaldığını, meydana gelen kazada davacının herhangi bir kastı veya kusurunun bulunmadığını, davalı ... Müdürlüğünün sorumluluğu bulunduğundan davanın kabulü yerine reddi kararının hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucunda verilen sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı bulunan kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 02.08.2012 tarihli kaza tespit tutanağı ve davacının, havanın yağışlı ve sisli olması nedeniyle yolu göremediği, tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle direksiyon hakimiyetini yitirdiğine yönelik soruşturma aşamasındaki beyanı, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 09.03.2020 tarihli rapora göre davacının yönetimindeki aracın, hızını yol ve mahal şartlarına göre ayarlamadığı ve kazada tam kusurlu (%100) olduğu, davalı idarenin ise kusursuz bulunduğunun belirlenmesi karşısında kaza ile davalı İdarenin sorumluluğu arasında uygun illiyet bağının ortadan kalktığı ve mahkemenin gerekçesine göre kararın usul ile esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, davalı kurumun kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının, yönetimindeki aracın 02.08.2012 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalması sebebiyle yolun yapım ve onarımından sorumlu olduğu iddia edilen davalı kurumdan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 7 nci maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; hükme esas alınan kusur raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.