Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2372 E. 2023/12748 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Sonucu Yaralanmadan Kaynaklanan Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2372
Karar No
2023/12748
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Sonucu Yaralanmadan Kaynaklanan Maddi Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/116 E. 2021/530 K. DAVA TARİHİ : 24.04.2014 HÜKÜM/KARAR : Red

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya konumundaki müvekkiline ters yönden geri geri gelen ve plakası belirlenemeyen bir aracın çarptığını belirterek, kaza sonucunda davacıda oluşan maluliyet nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 10.000,00 TL nin davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın ispatlanması gerektiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davacının da kusurunun bulunduğunu, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından tespitinin gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 16.11.2015 tarihli karar ile "... 22.02.2014 tarihinde davacının yaya halde Milliegemenlik caddesi üzerinden Bostaniçi dolmuş duraklarına doğru yürüdüğü esnada kimliği belirsiz bir kişinin kullandığı aracın geri geri manevra yapması sonucunda yaralandığı, dosyaya ibraz olunan bilirkişi raporu itibari ile davacının kaza sonucunda alınan heyet raporu itibari ile yaşına göre meslekte kazanma gücünde azalma oranının %43 olduğu, kusur raporu ile kazanın oluşumunda plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, aktüer raporuna göre davacının iş gücü tazminat miktarının 43.690,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 43.690,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı lk Derece Mahkemesinin 13.07.2015 tarihli ve 2014/111 Esas 2015/503 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 05.11.2018 tarih ve 2015/18822 Esas 2018/10112 Karar sayılı ilamında; "...soruşturma dosyasında, davacının tedavi amaçlı hastaneye 22.02.2014 tarihinde başvurduğunda adli rapora göre ilk olarak yaralanmasının nedenini düşme olarak beyan ettiği, sonrasında kolluk güçlerine kendisine araba çarptığını söylediği, ifadesinde kendisine çarpan aracın şoförünün kendisini evine bıraktığını belirtmesine karşın aracın plakasını bilmediğini söylediği, bu şekilde davacının çelişkili beyanlarda bulunduğu, kolluk güçlerince olay yerinde yapılan araştırmada bir sonuç elde edilemediğinin anlaşıldığı, Mahkemece davacının yaralanmasının nedeninin tam olarak aydınlatılmadan ve kaza tarihi 22.02.2014 itibariyle yürürlükte olan "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre maluliyet raporu alınmadan yazı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, bu durumda mahkemece, Adli Tıp Kurumundan, davacının yaralanmasının trafik kazasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda rapor alınması şayet trafik kazasından kaynaklanmış ise kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerine göre davacının daimi işgücü kaybının tespiti ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğu" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu'nca tanzim olunan 31.05.2021 tarihli raporda, davacının yaralanmasının düşme, düşürülme veya direkt yüksek kinetik enerjili travma ile meydana gelebileceği, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağının belirtildiği, buna göre somut olayda yapılan değerlendirmede; ispat yükünün davacı yanda olduğu ancak davacı yanca, yaralanmanın davaya konu edilen trafik kazasından kaynaklı olarak meydana geldiği hususunun ispatlanması gerektiği, fakat dosya kapsamında, trafik kazasının meydana geldiğine dair dahi herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığı, bu sebeple davacıda oluşan %43 oranındaki maluliyetinin varlığının iddia olunan trafik kazasından kaynaklandığı hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı bulunduğunu, duruşmada da bunu beyan ettiğini, maluliyet raporunda, maluliyetin düşmeye ilişkin travma ile meydana gelebileceğinin belirtildiği, kaza ile aynı tarihli hastane kayıtları olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü belirsiz olan aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı maddi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, ... Yönetmeliği.

3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesinin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacının adli yardım talebi kabul edilmiş ise de HMK 339.maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından 269,85 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2372, K. 2023/12748, T. 28.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-2372-e-2023-12748-k-ea63a1b8ebbb