Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22146 E. 2023/12269 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/22146
Karar No
2023/12269
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/630 E., 2021/1193 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul, İstinaf başvurusunun esastan reddi

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; 07.07.2016 tarihinde, davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak tamamen felç olduğu ve yatağa bağımlı ... geldiğini belirterek 310.000,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza yapan aracın ZMSS poliçesinin müvekkilince yapıldığını, teminat limitinin kişi başına 310.000,00 TL olduğunu, sorumluluklarının sigortalılarının kusuru ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, bu hususların tespit edilmesini, davacıya maluliyeti nedeniyle 28.03.2017 tarihinde %100 kusur %80 maluliyet oranı esas alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik fazi uygulanmak suretiyle yapılan hesaplama ile 290.000,00 TL ödeme yaptıklarını, yapılan ödemenin aktüer bilirkişi tarafından dikkate alınarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacının talebinin kaza nedeniyle %100 malul kaldığından bakıcı giderine ilişkin olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan rapora göre davacının vücut çalışma gücünü %100 oranında kaybettiği ve sürekli iş görmez kaldığının ve devamlı suretle bir başkasının bakımına muhtaç kaldığının tespit edildiği, aktüer bilirkişiden alınan rapora göre ise bakıcı gideri tazminatının 658.472,07 TL olduğu, poliçedeki sakatlık teminatının 310.000 TL olduğu, davalı tarafından daha önce teminatın 290.000,00 TL'sinin davacıya ödendiği, kalan teminatın 20.000,00 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın 08.03.2017 tarihinden itibaren davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, kaza nedeniyle davacının bakıma muhtaç kaldığını, sigorta tarafından daha önce yapılan ödemenin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğu, eldeki davada ise bakıcı giderinin talep edildiğini, sigorta poliçesi kapsamında davalının teminat sorumluluğunun 310.000,00 TL sakatlık teminatı ve 310.000,00 TL tedavi giderileri olmak üzere 620.000,00 TL olduğunu, davacının sorumluluğunun poliçe tanzim tarihindeki hükümler çerçevesinde belirlenmesi gerektiği ve davacının tedavi gideri teminatı kapsamında bakıcı giderinden sorumlu olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 07.07.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle bakıma muhtaç kaldığından bahisle, kazaya sebep olan araç sigortasından bakıcı giderine ilişkin zararlarının karşılanmasını talep ettiği, kazaya sebep olan aracın zorunlu trafik sigortasının 24.12.2015 tarihinde düzenlenmiş olduğu, davalının sorumluluğunun 01.06.2015 tarihli Genel Şartlar çerçevesinde belirlenmesi gerektiği, buna göre de davalı ... şirketinin bakıcı giderinden, sürekli sakatlık teminatı limiti kapsamında sorumlu olduğu, davacının sakatlık teminatı kapsamında yapılan ödemeler sonrasında limit kalması halinde davalıdan talepte bulunabileceği, sakatlık teminatı kapsamında davacıya davalı tarafından daha önce yapılan ödeme sonrasında, bakiye limitin 20.000,00 TL olduğu, bakıcı gideri kapsamındaki davanın bakiye limit üzerinden kısmen kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları yineleyerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 07.07.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle bakıcı gideri talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) Davacı 269,85 TL O.H. 59,30 TL P.H. 210,55 TL Kalan

KARŞI OY

ZMSS Genel Şartları'nın A.5-c maddesiyle, zarar görenin tedavisinin tamamlanmasından sonra tespit edilen sürekli maluliyetine bağlı sürekli (ömür boyu) bakıcı giderlerinden, sürekli sakatlık teminatı ve bu teminata ilişkin limit dahilinde sigortacının sorumlu olacağı düzenlemesi yapılmıştır. Ancak; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'na karşı yapılan başvurular üzerine, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu iptal kararı gereği; sigorta teminatına giren ve girmeyen zararların belirlenmesi; zarar, sigorta teminatına girmekle birlikte, poliçedeki hangi teminata girdiği belirlemesinin, ZMSS Genel Şartları'na göre yapılması mümkün değildir. Anılan belirlemelerin, KTK ve bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde de Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiği açıktır. Bu itibarla; Anayasa'ya aykırı olduğu için bir kısım hükümleri iptal edilen ZMSS Genel Şartları'na ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin kararı, KTK, TBK ve yerleşik Yargıtay uygulamaları dahilinde belirleme yapılması gerekmektedir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türlerinin örnekseme yoluyla sayıldığı, bakıcı giderinin de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardan olduğuna ve tedavi gideri teminatında yer aldığına ilişkin Dairemizin yerleşik uygulamaları ile Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı gereği, ZMSS Genel Şartları'nın A.5-c maddesine göre bakıcı giderlerinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında kabul edilmesi mümkün olmadığından davaya konu edilen sürekli bakıcı gideri zararının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından karşılanması ve kararın bu nedenle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22146, K. 2023/12269, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-22146-e-2023-12269-k-ba8cc7540219