Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2322 E. 2024/11538 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2322
- Karar No
- 2024/11538
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1340 Esas - 2021/1929 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/927 Esas - 2019/882 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ... ile ... aleyhine Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü 2006/2392 Esas sayılı dosyası ile temlik eden alacaklı ... tarafından icra takibi başlatıldığını, davalı ...'ın ise borçlular vekili olarak icra dosyasına vekalet sunduğunu, ...'in alacağını 05.06.2013 tarihinde müvekkili ...'e temlik ettiğini, davalıların temliki bilmelerine rağmen alacaklı vekili sıfatıyla taraflarıyla görüşmeden, davalılar lehine sonuç almak amacıyla temlik eden ...'i hile ile 12.09.2014 tarihinde icra dairesine götürdüklerini, davalı ...'ın kendi el yazısı ile alacağı haricen aldığını bildirir yazı altına ...'in imza atmasını sağladıklarını, yazının icra dosyasına sunulduğunu ancak icra alacağının müvekkil ...'e temlik edildiğinin anlaşılması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmadığını, davalıların temlik işlemlerinden haberdar olduğunun davalıların murisine ait taşınmazın satışı ile ilgili olarak açılan ihalenin feshi dosyasında ...'in alacağını aldığına ilişkin beyana değinmemesinden anlaşıldığını, davalıların 06.01.2016 tarihinde icra dosyasına beyanda bulunarak temlik işlemlerinden habersiz, iyi niyetli olarak ödeme yaptıklarından bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasını talep ettiklerini, talebin icra müdürü tarafından reddedilmesi üzerine Eskişehir 1. İcra Hukuk Mahkemesine açılan şikayet davasında davanın kabulüne karar verildiğini, böylece davalıların müvekkilini dosyadan alacağını tahsil etme imkanını ortadan kaldırarak sebepsiz zenginleştiklerini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 46.552,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... kendi adına asaleten, diğer davalılar adına vekaleten verdiği cevap dilekçesinde; müvekkil ...'ın icra borcunu toptan kapatmak için para biriktirip annesinin kendisine bankadan kredi çekmesiyle borcun tamamını denkleştirdiğini, Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü 2006/2392 Esas sayılı dosyasındaki borcu alacaklı ...'e haricen 12.09.2014 tarihinde Adliye içinde (Bodrum 1. kat) kameralar önünde ödediğini, aynı gün alacaklı ... tarafından icra dosyasına alacağını haricen aldığının bildirildiğini, dosyanın infazen işlemden kaldırılmasının talep edildiğini ve tahsil harcının da yatırıldığını, dosyanın işlemden kaldırıldığı düşünülürken 04.01.2016 tarihinde Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/22 Satış dosyasına satışın devamı yönünde alacaklı ... vekili tarafından dilekçe verilmesi ve bunun üzerine 05.01.2016 tarihinde icra dosyasını incelemeleri ile alacağın temlik edildiğinden haberdar olduklarını, müvekkillerine temlik işlemi yapıldığının usulüne uygun bildirilmediğini, iyi niyetle dosya borcunun alacaklı ...'e ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile Eskişehir 2. İcra Müdürlüğünün 2006/2392 sayılı icra takibinin geçerli olduğunun ve alacağın devam ettiğinin tespitine, 46.552,00 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde kendi adına asaleten, diğer davalılar adına vekaleten davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalıların istinaf başvurusunun kabulüne, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.12.2019 gün ve 2018/927 Esas, 2019/882 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun(6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrası (b) bendinin ikinci alt bendi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın konusunun davalıların temlik eden alacaklıyı kandırarak ve hataya düşürerek yapmış oldukları işlemlerin geçersizliğine ilişkin olduğunu, hata nedenine dayalı iptal davasının her türlü delille ispat edilebileceğini, İcra Hukuk Mahkemelerinin dar yetkili mahkemeler olduğunu, kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini, alacaklı vekili olarak kendilerine haber verilmeksizin davalıların temlik eden ...'i hile ile icra dairesine götürdüklerini ve borcun müvekkillerinden ...'e ödenebilmesi için kendisinin imza atması gerektiğine ikna ettiklerini, alacağın haricen tahsil edildiğine dair yazıyı da davalı ...'ın yazdığını, icra dairesi tarafından temlikin varlığı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmadığını, davalıların temlikten haberdar olduğunun ihalenin feshi dosyasına ödeme olgusunu ileri sürmemelerinden anlaşıldığını, tanıkların beyanından davalıların temlikten haberdar olduğunun anlaşıldığını, yine tanıklar tarafından ...'e ödeme yapılmadığının da beyan edildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe Uyuşmazlık, alacağın davacıya temlik edildiğini bilmelerine rağmen davalılar tarafından temlik eden alacaklıya yapılan ödemenin iyi niyetli olmadığı iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, dosyada mevcut belgelerin ödemenin iyiniyetli olmadığını ispata yeterli olmaması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.