Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2093 E. 2024/11537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2093
Karar No
2024/11537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/344 Esas - 2021/1824 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/858 Esas - 2020/840 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.10.2010 tarihinde arkadaşı ...'la birlikte, babası ...'a ait araç ile Bilecik ili Söğüt ilçesinde ...'ın üniversitede okuyan kız arkadaşını ziyarete gittiğini, müvekkilinin az miktarda alkol aldığını, aracı alkolsüz olan arkadaşı ...'a verdiğini, yanlarında ...'ın arkadaşları ... ve ... olmak üzere Eskişehir'e gitmeye karar verdiklerini, bu şekilde aracın ...'ın sevk ve idaresinde iken dava dışı bir araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin yolcu olduğu aracın davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası(ZMSS) ile teminat altına alındığını, Söğüt Cumhuriyet Savcılığı'nın 2010/901 soruşturma dosyasında aracı ...'ın kullandığının anlaşıldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, 175.000,00 TL maddi tazminatın davalı şirketin temerrüde düştüğü 05.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.10.2010 tarihinde arkadaşı ...'la birlikte, babası Cemalettin Kıyak'a ait araç ile Bilecik ili Söğüt ilçesinde ...'ın üniversitede okuyan kız arkadaşını ziyarete gittiğini, müvekkilin az miktarda alkol aldığını ve aracı alkolsüz olan arkadaşı ...'a verdiğini, yanlarında ...'ın arkadaşları ... ve ... olmak üzere Eskişehir'e gitmeye karar verdiklerini, bu şekilde aracın ...'ın sevk ve idaresinde iken dava dışı bir araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilin ağır yaralandığını, Axa Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/858 esas sayılı dosyasında derdest bulunduğunu, kaza nedeniyle pert ... gelen aracın kasko bedelinin kaskodan karşılanması için araç sahibi ... tarafından yapılan başvurunun müvekkilinin bir miktar alkollü olması nedeni ile reddedildiğini, bu bedelin ödenmesi için Söğüt Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/34 esas sayılı dosyası ile davanın kabulüne karar verildiğini, davacının içerisinde yolcu olduğu aracın davalı nezdinde ihtiyari mali sorumluluk sigortası(İMSS) ile teminat altına alındığını, davalının ZMSS limitini aşan zarardan sorumlu olduğunu belirterek 30.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl davada davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının kaza sırasında aracın sürücüsü olması nedeniyle tazminat talep etme hakkının olmadığını, kusur raporu alınması gerektiği, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu(ATK) veya üniversite hastaneleri tarafından tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili nezdinde ihtiyarı mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin ancak ZMSS limiti aşan zarar olması halinde poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın kabulüne, 175.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 06.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... AŞ'den tahsiline, birleşen davanın kabulüne, 30.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... AŞ'den tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kabulünün yerinde olmadığını, kaza sırasında müvekkilinin aracın sağ ön koltuğunda yolcu olduğunu, kazadan sonra sürücü ile araçta bulunan diğer iki kişinin sağlık ekipleri ve kolluk kuvvetleri olay yerine gelmeden müvekkilini aracın sürücü koltuğuna taşıdıklarını, bu nedenle kaza tespit tutanağının müvekkilinin araç sürücüsü olduğu kabulü ile düzenlendiğini, kaza sırasında araç sürücüsü olan ...'ın 12.11.2010 tarihinde Söğüt Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde aracı kendisinin kullandığını beyan ettiğini, Bölge Adliye Mahkemesince dava dışı kişilerin suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, soruşturma dosyasında müvekkilinin araç sürücüsü olmadığı kabul edilerek hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda çarpma sonrası aracın sağ ön koltuğunda oturan kişinin daha ağır yaralanacağının bildirildiğini, aracın hasar aldığı bölge ve yaralanmalardan araç sürücüsünün müvekkili olmadığının anlaşılacağını, davalı ... AŞ'nin Söğüt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/35 Esas sayılı dosyasında verilen karara karşı istinaf yoluna başvurmadığını ve kararın kesinleştiğini, bu hususların araç sürücüsünün müvekkili olmadığını gösterdiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada davalılar tarafından ZMSS ve İMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olduğunu iddia eden davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, olaya ilişkin kaza tespit tutanağında davacının sürücü olduğunun belirlenmiş olmasına, Söğüt Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/3 Esas sayılı dosyasında ... hakkında taksirle yaralama suçundan beraat kararı verilmiş olmasına ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olmasına, ceza mahkemesince delil yetersizliğinden verilen beraat kararları hukuk hakimi yönünden bağlayıcı değil ise de davacı vekilinin iddialarının ve dosyada mevcut belgelerin resmi belge niteliğindeki kaza tespit tutanağının aksini ispata yeterli olmaması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2093, K. 2024/11537, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-2093-e-2024-11537-k-5ed350f8d4ad