Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1901 E. 2024/13701 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1901
- Karar No
- 2024/13701
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/663 E., 2021/3259 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/63 E., 2019/521 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil bankanın, davalılardan ...'den İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile alacaklı olduğunu, icra dosyasındaki haciz tutanaklarının İİK'nın 105. maddesi gereğince "geçici aciz vesikası" hükmünde olduğunu, davalı ...'in; Balıkesir İli ... ilçesi ... Mah. 1349 ada 13 parsel sayılı (tapu kaydı ... Mah. 8513 ada 32 parsel sayılı olarak değiştirilmiş) taşınmazdaki 1/3 hissesini 22.07.2013 tarih ve ... yevmiye ile 65.500,00 TL bedelle ...'e devrettiğini, davalı ...'in, davalı ... 'ün dayısı olduğunu, söz konusu tasarrufun İİK'nın 278/I-III. maddesi ve 2. bendi gereğince bağışlama hükmünde olup iptali gerektiğini, dava konusu taşınmazın ... tarafından devredildiği tarihteki gerçek değeri yerine geçen değere taalluk eden bedelin ...'den işleyecek olan faizi ile birlikte tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 22.10.2019 tarihli ve 2018/63 Esas ve 2019/521 Karar sayılı kararıyla; davalı ... ile davalı ... arasında dayı-yeğen ilişkisi olduğu, davalılar arasındaki tasarrufun iptale tabi bulunmasına, davalı tarafça da davalı ...'ya isabet eden dairelerin hissesini aşacak şekilde oluştuğu yönünde bir iddia ve delil de sunulmadığından davanın kabulüne; davacı bankanın İzmir 22. İcra Müdürlüğünün .... takip sayılı icra dosyasındaki ana para ve ferilerini kapsar şekilde olmak üzere; davalılar ... ve ... arasında gerçekleşen Balıkesir ... Mahallesi 1349 ada 13 parselin (22 A uygulaması ile Balıkesir .... İlçesi ... Mahallesi 8513 ada 32 parsel olmakla) 1/3 hissenin devrine ilişkin 22/07/2013 tarih ve ... yevmiye nolu tasarrufun iptaline, davalı ... adına kayıtlı 1/3 hisse kat irtifakı ile 6 daireye 1/3 er hisse olarak dağıtılmış olmakla ve bu kapsamda bu 6 daire olan 3.kat 6 nolu, 2.kat 5 nolu, 1.kat 3 nolu, Zemin kat 2 nolu, 1.kat 1 nolu, 2+3 kat 4 nolu taşınmazların 1/3 hisselerinin davalı ... tarafından 4.kişilere satış şeklindeki toplam değerleri olan 396.666,66 TL üzerinden alacak takdirine, bu miktarın icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla davalı ...'dan nakden tazminine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2021 gün, 2020/663 E- 2021/3259 K sayılı kararı ile; İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/10/2019 tarih, 2018/63 E. 2019/521 K. sayılı kararına yönelik taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili, temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ıslah dilekçesininve istinaf gerekçelerinin dikkate alınmadığını, dava konusu gayrımenkulün arsa olarak devredildiğini, kabul etmemek kaydı ile arsa değerinden sorumluluğu bulunduğunu, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, davalılar arasında dayı-yeğen ilişkisi bulunmasına, İİK'nın 280/1. maddesine göre, davalı ...'ün davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olmasına, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının anlaşılmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Dava İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK'nın 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK'nın 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK'nın 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK'nın 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK'nın 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. İlk Derece Mahkemesince tasarrufun iptali koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yok ise de davalı 3. kişinin sorumlu olacağı tazminat miktarının tayinine ilişkin ulaşılan sonuç yerinde bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu "Balıkesir İli, ... İlçesi, ... Mah. 1349 ada, 13 parselde kayıtlı taşınmazın 1/3 hissesi 22.07.2013 tarihinde 65.500,00 TL bedelle davalı ...'e devredilmiştir. Dava konusu gayrımenkul devir tarihinde arsa vasfında olup, davalı ...'e devredildikten sonra, gayrımenkul üzerinde inşaata başlanılmış ve davalı ...'e tapu maliki olması sebebi ile inşaatın bitimi ile birlikte bazı daireler devredilmiştir. Davalı ... adına kaydedilen bağımsız bölümler sonrasında dava dışı şahıslara satmıştır. Davalı borçlu ile davalı 3. kişi arasında gerçekleşen nizalı tasarrufun konusu arsa niteliğindeki taşınmazın satışıdır. Hal böyle olunca sorumluluğun bağımsız bölümlerin 1/3 hissesinin değeri üzerinden değil davalı üçüncü kişi adına kayıtlı iken dava dışı 4. kişilere satılan bağımsız bölümlerin arsa paylarının 1/3 hissesinin davalı 3. kişinin elinden çıktığı tarihteki gerçek değeri üzerinden belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde tespit ve tayini doğru olmamış, bu husus kararın bozulmasını gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine, HMK'nın 373/2 hükmü gereğince; dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.