Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1826 E. 2024/329 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1826
- Karar No
- 2024/329
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2042 E., 2021/2009 K. DAVA TARİHİ : 08.10.2019 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü / İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/458 E., 2021/333 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp ıslah dilekçesi ile toplam 71.232,35 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada kusur durumunun net bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin teminat dışında kaldığını, hesaplamanın yeni genel şartlara göre yapılması gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne 2.273,51 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 68.158,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL karşılanmayan tedavi giderinin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, davacının bakıcı gideri bulunmadığının tespiti ile bu talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur durumunun tespitinde hataya düşüldüğünü, hesaplama yönteminin hatalı olması nedeniyle davacının tazminat alacaklarının daha az hesaplandığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili; davadan önce usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabında genel şartların esas alınması gerektiğini, davaya konu kazanın iş kazası olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin teminat dışında kaldığını, davacının kask takıp takmadığının, müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 2.273,51 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 68.158,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL karşılanmayan tedavi giderinin 23.08.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, bakıcı gideri bulunmadığının tespiti ile bu talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, bakıcı giderine ilişkin talebin kabulünün gerektiğini, iyileşme sürecinde davacıya yakınlarının baktığını, davacının yaralanmasının niteliği ve yaşı gereğince iyileşme süresinde bakıma ihtiyacı olduğunu, meydana gelen kazada davacıya kusur atfedilemeyeceğini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeni ile iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kusur oranlarının olayın oluş şekli ile uyumlu olmasına, davacının bakıma ihtiyacının olmadığının konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilmiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekili, meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 12.07.2019 tarihinde meydana gelmiştir. Davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak alınan raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının iş göremezlik oranının %16 olduğu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %20 olduğu belirlenmiş, mahkemece de davacının maluliyet oranının %16 olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş, davacı vekilince hüküm maluliyet oranının hatalı olduğu yönüyle istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Maluliyet oranının tespitinde kaza tarihi itibari ile uygulanacak yönetmelik; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliktir. Dosya kapsamında kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun alınmış maluliyet raporu bulunmaktadır. Buna göre tazminat hesabında esas alınacak maluliyet oranı %20 olup mahkemece %20 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3. Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin gerçek zararının belirlenmesi için bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan aktüer raporunda; PMF 1931 Yaşam Tablosu kullanılarak tazminat hesabı yapıldığı; mahkemece de bu hesaba göre karar verildiği, anılan hesaplama yöntemine karşı ileri sürülen istinaf talebinin de Bölge Adliye Mahkemesince reddedildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun uygulanması gerekirken PMF 1931 Tablosunun uygulanması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi ve Dairenin yerleşik içtihatları doğrultusunda işleyecek devre bakımından progressif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 4. Davacı vekilince dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile hükmedilecek tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi talep edilmiş, İlk Derece Mahkemesince davacının talebi aşılacak şekilde hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. Anılan karar, davalı vekilince faiz başlangıcının hatalı olduğu gerekçesiyle ve diğer yönlerden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin faiz başlangıcına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, diğer istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş, anılan karar ile birlikte davalının istinaf başvurusunun kabul edildiği gerekçesiyle davacının yargılama gideri ödemesine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemece faize karar verilirken davacı tarafa yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafın davalının istinaf giderlerinden sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.