Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/17144 E. 2023/6992 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/17144
Karar No
2023/6992
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1883 E., 2022/1757 K. HÜKÜM/KARAR : Davacı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulü / Davanın Zamanaşımı Nedeniyle Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/555 E., 2020/260 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olan araç ile davacının kullandığı araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve iş gücü kaybına uğradığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi uyarınca geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 100,00 TL'nin temerüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalı ... şirketinin şahıs başına azami poliçe limiti ile sınırlı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu ve dava tarihi ile kaza tarihi arasında geçen süre bakımından talep hakkının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kazanın 25.11.2007 tarihinde meydana geldiği, Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.06.2008 tarihli, 2008/45 esas ve 2008/88 karar sayılı dosyasında tarafların birbirinden şikayetçi olmaması ve uzlaşması nedeniyle açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK nun 253, 254 ve 223 üncü maddesinin 8 inci fıkrası gereğince düşmesine karar verildiği, dava tarihi itibariyle 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu ve zamanaşımı süresi haricinde de davacı ile sigorta ettirilen sigortalı araç sürücüsü arasında anlaşma sağlandığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin 13.11.2019 tarihli ön inceleme celsesinde verdiği zamanaşımı itirazlarının reddine ilişkin ara karar ile verilen kararın çeliştiğini, maluliyet raporu baz alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığını ve mahkemece davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kaza tarihi 25.11.2007 tarihi olup davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden alınan 25.01.2016 tarihli maluliyet raporunda, davacıya kronik akciğer hastalığı ve eklem ağrısı teşhisi konulduğu, raporda aynı arızaya ilişkin olarak % 21 maluliyet oranının belirlendiği, davacı vekilince müracaat sırasında gelişen durum iddiasında bulunulmadığı, davalı vekili tarafından süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu, eldeki davanın 01.03.2019 tarihinde açıldığı gözetildiğinde 5237 sayılı TCK'nın 66 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak ilk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği halde karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." hükmü dikkate alınmaksızın maktu vekalet ücreti yerine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde görülmediği, açıklanan nedenle davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf isteminin kabulü ile 6100 sayılı Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ve davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince sigorta ettiren davalı şirkete yapılan başvuruda gelişen durum iddiasında bulunulmadığı ileri sürülmüş ise de müvekkili davacı tarafından başvuruya konu maluliyet raporunun zaten gelişen durum üzerine alındığını, başvurunun da 2016 tarihli maluliyet raporuna istinaden yapıldığını, bu durumda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin gerekçenin hukuki dayanaktan yoksun olup dosya kapsamı ve taleple bağdaşmadığını, dava konusu kaza 25.11.2007 tarihinde meydana gelmekle kanundan kaynaklı her halde 10 yıllık zamanaşımı süresinin 26.11.2017 tarihinde dolduğunu, mevcut kazaya bağlı zararın 25.01.2016 tarihli İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen maluliyet raporu ile öğrenildiğini ve davalı şirkete yapılan başvurunun davalı şirkete 05.05.2016 tarihinde tebliğ olduğunu, dolayısıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca zararın öğrenildiği anda 10 yıllık süre dolmadan davalıya başvuru yapıldığını ve bu başvuru sonucu zamanaşımı süresinin de kesildiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ncı ve 60 ıncı maddesi, (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü ve 72 nci maddesi) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 109 uncu maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/17144, K. 2023/6992, T. 25.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-17144-e-2023-6992-k-e547d6c323a7