Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4224 E. 2024/6561 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4224
Karar No
2024/6561
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1939 Esas, 2023/970 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2017/664 E., 2021/204 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin mobilya, reklam, otomotiv, inşaat v.b. sektörlerinde kullanılan PVC, poliüretan, membran, plastik vb. gibi sentetikten mamul levhaların ısı ile yumuşatıldıktan sonra vakumlanarak kalıpta şekillendirilmesini sağlayan bir makinenin buluşunu yaptığını, bu buluşun tescili için 26.03.2015 tarihinde 2015/03696 başvuru numarası ile Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) "Sentetik levhaların ısı ve vakum ile şekillendirme makinesi" başlığı ile Patent Tescili başvurusunda bulunduğunu, bu patent başvurusunun halen inceleme aşamasında olduğunu, yine aynı makinenin endüstriyel tasarım tescili için de 20.03.2015 tarihinde tasarım tescil talebine bulunduğunu ve 2015 02152 tescil numarası ile tasarım tescilinin alındığını, müvekkili şirketin söz konusu makineler için ayrıca sistem güvenlik ve kalite sertifikalarını aldığını, davalılara ait 2016/13617 numaralı faydalı modelin müvekkili şirket tarafından 26.03.2015 tarih ve 2015/03696 numarası ile TÜRKPATENT'e tescili için başvurusu yaptığı patentin birebir aynısı olup yenilik ve ayırt edicilik kriterini taşınamadığını, davalılara ait Sentetik Levhaların ısı ve Vakum ile şekillendirme makinesi başlıklı 2016/13617 numaralı faydalı modelin başvuru tarihinin 28.09.2016 olduğunu, davalılara ait faydalı modelin başlığının ve özetinin müvekkile ait patent başvurusu ile aynı olduğunu, davalıların tamamen kötü niyetli olarak müvekkilin tescilli ... ve sınai haklarına tecavüz ettiklerini, haksız rekabet ilkelerine aykırı olarak müvekkilinin ticari sırlarını kullanarak iş yaptıklarını ve müvekkilin tescilli ürünlerinin birebir aynısını TÜRKPATENT'e tescil ettirdiklerini, davalılardan ... ... ve kardeşi ... ...'nın bir dönem müvekkili şirkette çalıştıklarını, daha sonra kendi adlarına işyeri açtıklarını ve müvekkili şirketin ürettiği malların birebir aynıları üreterek yine müvekkili şirkette çalışırken edindikleri müşteri çevresine pazarlamaya başladıklarını, davalılara gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek fazlaya dair tüm dava, tazminat ve haklar saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne karar verilerek davalılar adına tescilli 2016/13617 numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalılar adına tescilli 2016/06343 numaralı tasarımın öncelikle müvekkil şirkete devrine, devir kararı verilmemesi halinde tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, istemlerin tamamen farklı olduğunu, davacının 2017/01075 nolu tasarım başvurusuna davalılar tarafından yapılan itirazın TÜRKPATENT tarafından, her iki tarafa ait makinelerin tasarım, görsellik ve şekil yönünden farklı oldukları gerekçesi ile reddedildiğini, TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile makinelerin tasarım yönü ile farklı olduklarının tespiti karşısında, önceki veya sonraki tasarımlar gerekçe gösterilerek tasarım belgesinin hükümsüz kılınmasının mümkün olmayacağını, davalı ... ve ...'in davacı şirkette hiçbir şekilde ve hiçbir sıfatla çalışmadığını, davacının 2015 yılında başvurusunu yaptığı patent belgesine konu makine tasarımları ile dava konusu olan tasarım belgesine konu makinenin tasarımlarının tamamen farklı olduğunu, tasarımın hükümsüzlük davasında yenilik kırıcı delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca ... ...'nın tercüman olarak çalıştığının iddia edildiğini, mesleği tercüman olan birinin dava konusu makineyi üretmesinin mümkün olmadığını, patente konu makinenin 2015 yılından önce bizzat davalılar tarafından davacıya faturalı olarak satıldığını, makinenin gerçek ve ilk sahibinin davalılar olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,davalı tarafa ait 2016 13617 Y numaralı faydalı modelin, 2015/03696 numaralı Patent Başvurusu karşısında yenilik kriterine sahip olduğu, davalı tarafa ait 2016 06343 tescil numaralı tasarımın 2015 02152 tescil numaralı tasarıma göre yeni ve ayırt edici nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, faydalı modelin ve endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4224, K. 2024/6561, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4224-e-2024-6561-k-bd0dcda2d57d