Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15368 E. 2023/6240 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15368
Karar No
2023/6240
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1326 E. 2022/1441 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın açılmamış sayılmasına/İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/772 Esas 2022/527 Karar Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesiyle sigortalı aracın 25.11.2011 tarihinde davacının idaresindeki motosiklete asli kusurlu çarparak sebebiyet verdiği kaza sonucu davacının ağır bir şekilde yaralanarak malul kaldığını, Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, kaza sonucu davalı ... şirketine yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin bedensel zararları nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalı ... şirketinde tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkememizce taraflarca takip edilmeyen davanın 07.11.2018 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verildiği, sonrasında dosyanın davacı tarafından aynı tarihli dilekçe ile işleme konulduğu, akabinde yargılama kapsamında delillerin toplandığı, mahkememizce davacı asilin hazır olduğu 08.12.2021 tarihli celsede ATK maluliyet rapor ücreti ile aktüer bilirkişi incelemesi için bilirkişi delil avansını yatırmak üzere hazır olmayan davacı vekiline meşruhatlı davetiye çıkartılmasına karar verildiği, bu ara kararlar doğrultusunda davacı vekiline duruşma gün ve saatinin bildirir davetiye ile delil avansını yatırılmasına ilişkin ihtaratların yapıldığı ve tebliğ edildiği, davacı vekilinin kendisine usulüne uygun olarak yapılan ihtar ve tebliğe rağmen 23.02.2022 tarihli celseye katılmadığı, mazeret bildirmediği, başka bir vekil tevkil etmediği, yine davacı asil tarafından da belirtilen tarihte davanın takip edilmediği, davalı tarafın da davayı takip etmediği, ikinci kez takipsiz bırakılan dava dosyasında mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken sehven dosyanın ikinci kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği, her ne kadar davacı tarafından daha önceki vekil 04.04.2022 tarihli azilname ile azledilmiş ve yeni vekil tarafından 18.04.2022 tarihinde yenileme talebinde bulunulmuş ve mahkememizce duruşmanın 15.06.2022 tarihinde yapılmasına karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 24 ve 25 maddeleri uyarınca dava konusu uyuşmazlığın tasarruf ve taraflarca getirilme ilkesine tâbi olduğu, tarafların davayı hazırlama ve takip etmeleri gerektiği, davacı tarafından davanın daha önce takip edilmemesi sebebi ile dosyanın bir kez işlemden kaldırıldığı (07.11.2018 tarihinde) 6100 sayılı HMK'nın 320/4. maddesi uyarınca davanın taraflarca ikinci kez takip edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, mahkememizce sehven dosyanın ikinci kez işlemden kaldırılmış olması ve talep üzerine yeniden işleme konulmasının davacıya usuli bir hak sağlamayacağı" gerekçeleri ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı istinafı; davacının eski vekilinin davayı elinde olmayan sebeple tutuklanması nedeni ile takip edemediği için dosyanın işlemden kaldırılmasına haksız şekilde karar verildiğini, 23.02.2022 tarihinde tutuklu olan eski vekile davetiyenin tebliğ edilmesinin mümkün olmadığını, elektronik ortamda otomatik tebliğ yapıldığının kabul edildiğini, davacı asıla bilgilendirme yapılıp davaya bizzat katılması gerektiğinin ya da vekil tayin etmesi gerektiğinin ihtar edilmesi gerektiğini, davacının eski vekilini 04.04.2022 tarihinde azilname ile vekillikten azlettiğini, dosyanın işlemden kaldırılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, avukatların ellerinde olmayan sebeplerle davalarına katılamaması durumunda Barolar tarafından acil görevlendirme yapılarak vatandaşların hak kaybına uğramalarının engellendiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dava dilekçesi ekindeki 19.01.2017 tarihli vekaletnamede, tutuklandığı belirtilen avukat dışında Av.Vedat Kolukısa'ya da vekalet verildiği, davacının tutuklandığı iddia olunan vekilden başka avukatının da bulunduğu, ilk derece mahkemesince davacı vekillerinden birinin tutuklanmış olduğunun bilinmesinin de mümkün olmadığı, bu nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir." gerekçeleri ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, mahkemece takipsizlik nedeni ile davanın açılmamış sayılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmasına göre dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15368, K. 2023/6240, T. 10.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-15368-e-2023-6240-k-9d12680ea919