Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15123 E. 2025/16825 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15123
Karar No
2025/16825
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1622 E., 2022/998 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/293 E., 2022/195 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı ... ... vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler, diğer davalı ...Ş. adına gelen olmadı. Tarafların vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.12.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ve diğer davalı ... nezdinde sigortalı araçla davacıya çarpması sonucu meydana gelen 14.09.2019 tarihli trafik kazasında davacının yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu, davalı ... ... Sigorta AŞ'ye tazminat ödenmesi için ihtarname gönderildiğini ancak cevap verilmediğini, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak oluşan maddi zararları için 200,00 TL ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle maluliyet durumunun ve sigortalı araç sürücüsünün kusur durumunun tespit edilemediğini, davayı kabul manasında olmamak üzere davacının talebine konu tedavi giderleri ile tedavi süresince ortaya çıkabilecek iş gücü kaybı ve bakıcı giderleri ile ulaşım vs. gibi diğer tüm giderlerin poliçe teminatı dışında kaldığını ve SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacının sürekli bakıcı ihtiyacı bulunduğunu gösterir hiçbir delil bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla kesinleşen ceza mahkemesi kararının olayın oluş biçimi yönünden hukuk hakimini bağlayacağı, ceza mahkemesince kabul edilen oluşa göre davalı ...'ın dava dışı arkadaşları ile birlikte asker eğlencesi sırasında daha önceden tanımadıkları kimseler arasında tartışma çıktığı, bu kimselerin saldırısı sırasında davalı ve arkadaşlarının yaralandığı, kendilerini kurtarmak için davalının kullanımındaki araca sığındıkları, bu sırada araca taşlarla zarar verildiği, davalının kendini korumak için araba ile birkaç kez ileri geri manevra yaptığı sırada saldırı eyleminde bulunmayan tarafları ayırmak için oraya gelen davacı ... ... ... yaralandığının kabul edildiği, olayın yukarıdaki şekilde olduğu kabulüne göre TBK'nın 64/3. maddesi kapsamında kaldığı ve eylemin hukuka uygunluk sebebi oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince dosya kapsamı ile davaya konu olayın işletme halindeki motorlu aracın karayolları üzerinde seyri sırasında gerçekleştiği, bu nedenle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca olayın trafik kazası mahiyetinde olduğu, ancak Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/686 esas sayılı dosyasındaki beraat gerekçesi ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin 2022/24-49 esas ve karar sayılı ilamı ile davalı sürücünün eylemini meşru müdafaa sınırları içerisinde gerçekleştirdiğinin kabul edilmesine göre davalıya kasıt veya kusur izafe edilemeyeceğinden, (davalı ... şirketinin ise ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur ve sorumluluğu oranında zarardan sorumlu tutulabileceği somut olayda ise davalı sürücüye sorumluluk yüklenemeyeceği) gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının zarara uğradığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu, hukuk hakimi, ceza mahkemesi kararları karşısında bağımsız kılınmış; ceza mahkemesince haksız eylemin suç niteliği saptanmamışsa dahi, hukuk hakimine bu durumu kendiliğinden ve özgürce araştırma ve sonucuna göre karar verme yetkisi bulunduğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ve diğer davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu yaralanan ve maluliyet oluşan davacının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; olay günü asker uğurlaması için toplanıldığı sırada iki grup arasında çıkan kavga sırasında, davalı ... ve arkadaşlarının karşı gruptan kaçmak için davalının sevk ve idaresindeki araca sığındıkları, davalının araçla ileri ve geri manevra yaptığı sırada kavganın tarafı olmayan ve kavgayı ayırmak için orada bulunan davacının yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Ceza davasında, eylemin meşru müdafaa kapsamında kaldığı gerekçesiyle davalının beraatine karar verilmiş ise de aynı kararda davacının kavganın tarafı olmadığı da maddi vakıa olarak tespit edilmiş ve karar kesinleşmiştir. Davacı, üçüncü kişi konumunda olup kavganın tarafı değildir. Meşru müdafaa ve zorunluluk hali cezasızlık sebebiyse de üçüncü kişi durumundaki davacının uğramış olduğu zararın tazmini gereğini ortadan kaldırmayacaktır. Şartları oluşmuş ise ancak belirlenecek tazminattan TBK’nın 52. maddesi kapsamında indirim yapılmasını gerektirecektir. Mahkemece davanın esası incelenerek, davacının bir zararı oluşmuşsa tazmine yönelik hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda açıklanan nedenle, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine ve özellikle üçünçü kişilerin ağır kusurunun işletme tehlikesine yönelik sorumluluk bakımından illiyet bağını kesmiş olmasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15123, K. 2025/16825, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-15123-e-2025-16825-k-b786ff7ac47a