Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/6574 E. 2026/5537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6574
Karar No
2026/5537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/452 D.İş, 2024/463 K.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.05.2022 tarihinde davacının yolcu konumunda bulunduğu, davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 240.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.500,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 242.500,00 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18.01.2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı yerine getirilmediğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, başvuranın maluliyeti bulunmadığını, kusur durumunun tespitini talep ettiklerini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; talebin kabulü ile 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.500,00 TL rapor ücretinin 28.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazlarının hatır taşıması ve vekalet ücretine yönelik kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, talebin kısmen kabulü ile %20 oranında hatır taşıması indirimi uygulanmak suretiyle 400.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.500,00 TL rapor ücretinin 28.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından yapılan yargılama neticesinde 16.01.2024 tarihli aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda davacının hak etmiş olduğu gerçek tazminat bedelinin 3.525.772,98 TL olduğu ancak davalı ... şirketinin poliçe limiti dahilinde 500.000,00 TL tazminat bedelinden sorumlu bulunduğuna dair karar verildiğini, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacının hak etmiş olduğu gerçek tazminat bedelinin 500.000,00 TL olduğu yönünde bir değerlendirme yapılarak 500.000,00 TL tazminat tutarı üzerinden haksız bir şekilde hatır taşımacılığı indirimi uygulandığını, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca öncelikle davacının gerçek zararının belirlenmesi, daha sonra belirlenen bu tazminat tutarından gerekli indirimlerin yapılması ve gelinen son noktada poliçe limitinin dikkate alınması gerektiğinden poliçe limiti üzerinden hatır taşımacılığı indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, taşımanın hatır için olup olmadığı, taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özeline ilişkin inceleme yapılması gerektiğini, davacının tazminatından indirim yapılacak bir husus bulunmadığını, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuran vekili tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dosyaya sunulan raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, sigortalı araç sürücüsüne verilen kusur oranının fahiş olduğunu, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, hesaplamanın %1,8 teknik faizli peşin değer hesabıyla yapılması gerektiğini, davacı lehine AAÜT'nin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 06.05.2022 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacının diğer temyiz itirazlarına yönelik yapılan incelemede; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada yalnızca ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda, İtiraz Hakem Heyetince davacı ve sigortalı araç sürücüsünün arkadaş oldukları belirtilerek % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dosyada mübrez ceza soruşturması kapsamında alınan ifade tutanakları incelendiğinde, davacının, kaza günü davalıya sigortalı araç ile Batman'dan öğretmen olarak görev yaptığı Gercüş'e seyahat etmekte olduğu, sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan dava dışı ... tarafından “..Yaklaşık 1 yıldır ... isimli öğretmen arkadaşımın aracı ile ücret karşılığında Gercüş ilçesinde bulunan görevli olduğum okula beraber gitmekteyiz...'', yine sigortalı araç sürücüsü dava dışı ... tarafından ''...aracım ile Batman ilinden Gercüş ilçesine görevli olduğum okula gitmekteyim. Bir yıldan fazla araç içerisinde bulunan ve Gercüş ilçesinde görev yapan öğretmen arkadaşlarım da benim aracımla gelip gitmektedir...” şeklinde beyanda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu beyanlar ve davacının hatır için taşındığına ilişkin bir delil de bulunmadığı nazara alındığında sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının bedel karşılığı taşındığının kabulü hayatın olağan akışına uygun olup hatır taşıması indirimi yapılması hatalı olduğu gibi kabule göre de indirimin gerçek zarar üzerinden değil de poliçe limiti üzerinden yapılmış olması da doğru değildir. 3.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; a. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinde çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 02.06.2023 tarihli raporda, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetvellere göre tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen beyin hasarı, beyin işlev bozukluğuna bağlı davranış bozukluklarına ilişkin %20, yüzde ileri derecede bozukluğa ilişkin %5 olmak üzere balthazard formülü ile toplandığında %24 olduğu rapor edilmiştir. Hakem Heyetince, davacının %24 maluliyeti esas alınarak karar verilmiştir. Her ne kadar raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetveller kullanılmış ise de raporu düzenleyen heyetin içinde maluliyetin kapsamına göre nöroloji uzmanı ve plastik cerrahi uzmanının bulunmadığı anlaşılmakta olup raporun kaza tarihi itibarıyla yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, yaralanmanın mahiyeti nazara alınarak içerisinde nöroloji uzmanı ve plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu hükme esas alınan 02.06.2023 tarihli raporu tanzim eden hastane dışında davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin anabilim dalı başkanlığından davacı bizzat muayene edilmek suretiyle ve kaza ile illiyet bağı kurulacak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. b.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def'i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Kanun'un 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir. Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalı savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; dava dışı araç sürücüsünün ceza soruşturması kapsamında alınan ifadesinde davacının arka koltukta oturduğunu, kazanın etkisi ile arka kapının açılması sonucu yerde yattığını gördüğünü beyan ettiği dikkate alındığında davacının araçtan fırlama durumu bulunduğu anlaşılmakla kaza esnasında emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek 6098 sayılı Kanun'un 52. maddesi gereğince gerçek zarar üzerinden Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3.a) ve (3.b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/6574, K. 2026/5537, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-6574-e-2026-5537-k-c3ea5b73a731