Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13480 E. 2023/12286 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13480
- Karar No
- 2023/12286
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/740- 2022/831 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü/ Davacı vekilinin itirazının reddi, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü
Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.10.2017 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç, davalı .... nezdinde ZMSS poliçesi olan araç ve davadışı sürücü idaresindeki diğer aracın karıştığı trafik kazasında davacının sol bacağını diz kapağı üzerinden kaybettiğini, bu nedenle protez kullanmak zorunda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL protez/tedavi gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 86.375,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıya 09.04.2018 tarihinde 188.609,12 TL tazminat ödediğini, davacının ibraname imzaladığını, davalının sorumluluğunun kalmadığını, 6111 sayılı Kanun gereğince tüm tedavi giderlerine ilişkin tazminat taleplerinin davalı ... tarafından düzenlenen ZMSS poliçesi kapsamından çıkartılarak SGK’nın sorumluluğu kapsamına alınması sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tedavi giderine ilişkin zararının tespiti için rapor alınması, tarafların kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kazayla ilgili yürütülen ceza soruşturması kapsamında Kepsut Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/841 Esas sayılı soruşturma dosyasında alınan 15.11.2017 tarihli kusur raporunda davacı sürücünün 2/8 oranında tali kusurlu, davalı ...'ye sigortalı aracın sürücüsü davadışı n 2/8 oranında tali kusurlu, davadışı ın 4/8 oranında asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, söz konusu kusur raporu hükme esas alınarak davalı ....'ye sigortalı aracın sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle tazminatın hesaplanmasına karar verildiği, davacının kazaya karışan üçüncü aracın ZMSS poliçesini düzenleyen davadışı Quick Sigorta A.Ş. aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2019.E.81494 sayılı tahkim başvurusunda bulunduğu, bu dosyada davacının Quick Sigorta A.Ş.’den (üçüncü aracın sürücüsünün kusuru oranında) protez gideri talebinde bulunduğu, söz konusu dosyanın derdest olduğu, anılan dosya kapsamında hakem heyetince doktor bilirkişiden alınan protez giderine ilişkin raporun davacı tarafından eldeki dosyaya sunulduğu, davacının eldeki dosyada usul ekonomisi gereği söz konusu dosya kapsamında alınan raporun hükme esas alınmasını talep ettiği, söz konusu raporda davacının kullandığı diz üstü protezin SUT bedelinin 50.000,00 TL olarak belirlendiği, protezin her yıl bakımının gerektiği, protezin yıllık bakım masrafının 1.750,00 TL, kullanım süresinin ise 10 yıl olduğu, davacının 1963 doğumlu, kaza tarihinin 12.07.2017 olduğu, davacının 2018 yılı itibariyle 55 yaşında, TÜİK verilerine göre Türkiye’de ortalama kadın yaşının 81 yaş, davacının beklenen ömür süresinin 26 yıl olduğu, davacının bakiye ömründe 3 adet protez kullanacağı, 3 adet protezin SUT hükümlerine göre belirlenen toplam fiyatının 150.000,00 TL (50.000,00 TLx 3), 26 yıl için protez bakım ücretinin toplam 45.500,00 TL (1.750,00 TLx26), bu hesaba göre protez ücreti ve protez bakım bedelinin toplam 195.500,00 TL, davalı ...nin % 25 kusur oranına göre sorumlu olduğu miktarın 48.875,00 TL(195.500,00 TLx% 25) tutarında olduğu, 6111 sayılı Kanun kapsamındaki zararlardan SGK’nın sorumlu olduğu, SGK'nın karşılamadığı geriye kalan zararlardan ise davalı ... şirketinin sağlık giderleri teminatı kapsamında sorumluluğunun devam ettiği, SUT hükümlerine göre kusur oranında hesaplanan 48.875,00 TL protez ücretinden davalı ... şirketinin sorumlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 48.875,00 TL protez/tedavi gideri tazminatının 05.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 37.500,00 TL talebin reddine karar verilmiş, davacı lehine 7.153,75 TL tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 07.04.2020 tarihli 2020/İHK-7723 sayılı kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan miktarın hakkaniyetli olduğu, hükmedilen tazminatın yeterli olduğu, davalıya sigortalı aracın ticari araç olmaması sebebiyle yasal faize hükmedilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazı hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin 07.04.2020 tarihli 2020/İHK-7723 sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 27.10.2021 tarihli 2021/14957 Esas, 2021/7689 Karar sayılı ilamı ile "1-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesinde “Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için Komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir…” hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen 20.02.2020 gün, 2019/E.81333 Esas, 2020/16530 Karar sayılı karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İlgili Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı, davalı tarafa 03.03.2020 tarihinde tebliğ edilmiş, 06.03.2020 tarihinde yasal süresi içinde itiraz edilmişse de İtiraz Hakem Heyeti kararında davalı vekilinin itirazlarının incelenmediği anlaşılmaktadır. Temyiz incelemesinin yapılabilmesi için Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince bir karar verilmesi gerekmekte olup davalı vekilinin itiraz talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yalnızca davacının itirazı incelenerek karar verilmesi doğru olmadığı..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma neden ve şekline göre, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin itirazlarının incelenmesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan miktarın hakkaniyetli olduğu, hükmedilen tazminatın yeterli olduğu, davalıya sigortalı aracın ticari araç olmaması sebebiyle yasal faize hükmedilmesinin isabetli olduğu, bu nedenle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmesi gerektiği, davalı vekilinin itirazlarının incelenmesinde; bakıcı giderlerinin tedavi giderleri teminatı kapsamında olduğu, bakıcı giderlerinin sakatlık teminatı kapsamında olmadığı, ceza soruşturması kapsamında alınan kusur raporunun hükme esas alınmasının isabetli olduğu, hükme esas alınan doktor bilirkişi raporunda tazminatın doğru şekilde hesaplandığı, ancak davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararının hüküm kısmında 5.c maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesine, diğer hükümlerin aynı şekilde infazına, hüküm kısmında 5.c maddesine “c. Başvuru sahibi vekille temsil olunduğundan 5684 sayılı yasanın 30/17. ve AAÜT. nin 17. maddesi gereğince hesaplanan 5.100 TL vekalet ücretinin Axa Sigorta A.Ş.den tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine,” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile düzeltilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tespit edilen protez giderinin oldukça düşük olduğunu, SUT listesinde yazılı fiyata göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, piyasa araştırması yapılarak protez bedelinin tespit edilmesi, davacı lehine tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 6111 sayılı Kanun gereğince tüm tedavi giderlerine ilişkin tazminat taleplerinin davalı ... tarafından düzenlenen ZMSS poliçesi kapsamından çıkartılarak SGK’nın sorumluluğu kapsamına alınması sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, poliçe kapsamında olmayan zararlardan dolayı davalı aleyhine tazminata hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, davalı şirketin poliçe kapsamında “kişi başı ölüm-sakatlık” teminatı altındaki tüm zarar kalemlerinden tek teminat ile sorumlu olduğu gözetilmeksizin poliçe teminat limitini aşar şekilde hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, maluliyet tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ile tedavi gideri tazminatının, sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, davalı ... şirketinin tek teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunun göz önüne alınması gerektiğini, davacının aynı kaza nedeniyle davalı aleyhine tahkim başvurusunda bulunduğunu, buna ilişkin 2019.E.81012 – K-2020/11487 sayılı tahkim yargılamasında davacı lehine sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile sürekli bakıcı gideri tazminatına hükmedildiğini, özellikle sürekli bakıcı giderine yönelik tazminat talebi eldeki davada hükmedilen protez giderine ilişkin miktar ile birlikte değerlendirildiğinde, hükmedilen tedavi gideri tazminatının poliçe teminat limitini aştığını, davaya poliçede “Sağlık Giderleri” adı altında “Ölüm-Sakatlık” teminatından başkaca bir teminat ayrılmadığını, kusur oranındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan ortopedi ve travmatoloji uzmanı doktor tarafından hazırlanan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporun Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) uzmanı bir bilirkişi tarafından SUT hükümlerine göre hazırlanması gerektiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında SGK’nın davaya konu protez giderini kendi tarifesine göre ne oranda karşıladığının belirlenmesi, SGK tarafından karşılanmayan, davacının uhdesinde kalan kısım var ise trafik sigortasının sağlık gideri teminatından ödenecek tutarın saptanması gerektiği konusunda muhalefet şerhi bulunduğunu, davacının bakiye ömrünün tespitinde TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması, % 1,8 teknik faize göre hesap yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davalının dava tarihi itibariyle faizden sorumlu olduğunu, davalının davacıya ödeme tarihindeki verilere göre doğru şekilde ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu nedenle temerrütten bahsedilemeyeceğini, davalının faiz borcu bulunmadığını belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sağlık(tedavi) gideri teminatı kapsamında talep ettiği protez giderine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91ve 98 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi.
3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalının ZMSS poliçesi kapsamından SGK tarafından karşılanmayan tedavi(sağlık) giderinden sorumlu olduğu, kaza tarihinde ZMSS kapsamında sakatlanma/ölüm teminat limiti 330.000,00 TL, tedavi(sağlık) teminat limiti 330,000,00 TL olmak üzere iki ayrı teminat bulunduğu, davacının talep ettiği protez giderinin tedavi(sağlık) teminatı kapsamında olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre tedavi(sağlık) tedavi limitinin aşılmadığının anlaşıldığı, davacının davalıya 22.08.2019 tarihinde başvuru yaptığı, bu tarihten itibaren 8 işgünü sonrasında davalının 05.09.2019 tarihinde temerrüde düştüğünün anlaşılmasına göre davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Dosya kapsamından; kaza tespit tutanağında kazaya karışan davacı sürücünün asli kusurlu, davalı ...Ş.'ye sigortalı aracın sürücüsü davadışı ün asli kusurlu, üçüncü aracın sürücüsü davadışı 'ın tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, davaya konu kazayla ilgili yürütülen ceza soruşturması kapsamında Kepsut Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/841 Esas sayılı soruşturma dosyasında alınan 15.11.2017 tarihli kusur raporunda davacı sürücünün 2/8 oranında tali kusurlu, davalı ...Ş.'ye sigortalı aracın sürücüsü davadışı ün 2/8 oranında tali kusurlu, üçüncü aracın sürücüsü davadışı'ın 4/8 oranında asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince yargılama sırasında kusur raporu alınmadığı, ceza soruşturma dosyasında alınan 15.11.2017 tarihli kusur raporu hükme esas alınmak suretiyle davalı ...Ş.'ye sigortalı aracın sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle tazminatın hesaplanmasına karar verildiği, kusur oranları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm tesis edildiği, davalı vekilinin kusura ilişkin itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmaktadır.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı, ceza soruşturma dosyası ve varsa ceza mahkemesi dosyası da, dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, ceza soruşturma dosyasında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3. Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir.
Somut olayda; davacının kazadaki yaralanması sebebiyle protez gideri talebinde bulunduğu, hükme esas alınan raporda davacının talep edebileceği protez sayısının tespiti kapsamında davacının 1963 doğumlu olup 2018 yılı itibariyle 55 yaşında olduğu, TÜİK verilerine göre Türkiye’de ortalama kadın yaşının 81, davacının beklenen ömür süresinin 26 yıl olduğu kabul edilmek suretiyle hesaplama yapıldığı, hakem heyetince de bu hesaba göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılması gerekmekte olup TÜİK verilerine göre davacının bakiye ömrünün tespiti doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak kaza tarihine göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenerek bu süre boyunca talep edebileceği protez sayısının tespit edilmesi suretiyle tazminatın belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4. Davacı vekili, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle protez gideri talebinde bulunmuştur.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 inci maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Kanun'un Geçici 1 inci maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk davadışı SGK'ya geçmiş olup, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri bakımından ise davalı ... şirketinin sorumluluğu devam etmektedir.
Buna göre davacının protez gideri talebi bakımından SGK tarafından Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında karşılanmayan kısım yönünden davalı ... şirketinin sorumluluğu devam etmektedir.
Somut olayda, hakem heyetince davacı lehine protez bedeline hükmedilmiş olması doğru olmakla birlikte tedavi giderlerinden olan protez giderinden Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında belirtilen miktar kadarından SGK'nın sorumlu olacağı gözetilerek bu hususun ilgili kurumdan sorulması, davacının protez gideri talebinin Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında SGK tarafından ne miktarda karşılandığı hususunun tespit edilmesi gerekir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının protez gideri talebinin SGK tarafından Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında karşılanmayacak kısmının tedavi gideri kapsamında davalı ... şirketinin sorumluluğunda bulunduğu gözetilerek, davacı için uygun nitelikte olan protezin tedarikçi firmalardan usulüne uygun şekilde fiyatının tespiti ile bu bedelden SGK tarafından Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) çerçevesinde karşılanacak protez bedelinin mahsup edilmesi suretiyle davalı ... şirketinin tedavi gideri kapsamında sorumlu tutulabileceği zararın belirlenmesi bakımından bu konuda uzman ortopedi ve travmatoloji uzmanı, protez-ortez uzmanı ve aktüerya uzmanından oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü, (4) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi