Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12799 E. 2024/8621 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12799
Karar No
2024/8621
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/462 Değişik İş, 2022/462 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü-İtirazın Reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve davacının yolcu konumunda bulunduğu aracın, 26.11.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp % 2 oranında malul kaldığını ve 90 gün bakım ihtiyacının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18.01.2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle dava değerini, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 70.674,09 TL ve geçici bakıcı gideri yönünden 8.363,39 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, davacı tarafın müterafik kusurunun bulunduğunu, maluliyet tespiti yapılması gerektiğini, davacı lehine vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf sürücüsünün %100 oranındaki kusuru ve %2 maluliyet oranı ile 90 gün bakıcı süresi üzerinden, aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant uygulama yöntemine göre usulünce hesaplandığı, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 70.674,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 8.363,39 TL geçici bakıcı giderinin 06.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu %1.8 teknik faiz uygulama yöntemine göre hesaplama yapılması ve müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, geçici bakıcı gideri yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, davacı yönünden vekalet ücretine Tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan müterafik kusur iddiasının ispatlanamadığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın içtihatlara uygun bulunduğu, davacı lehine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu, araçta oto koltuğu bulunmadığından müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, geçici bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında kaldığını ve hakkaniyet indirimi uygulanması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat yükümlüsünün durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir veya tamamını kaldırabilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78 inci maddesinde "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... Kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir." düzenlemesi yapılmıştır. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesinde "M1, M1G, N1, N1G, N2 ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak, 135 cm’den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” şeklinde düzenlenme bulunmaktadır. Somut olayda; davacının kaza tarihinde 3 yaşında olduğu, dosya arasında bulunan ifade tutanaklarına göre davacının arka koltukta, iki kişi ile birlikte oturduğu anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150 nci maddesine göre olay tarihinde 3 yaşında olan davacı için yaşı gereği seyahati sırasında çocuk bağlama sisteminin kullanılması gerekli iken bu kurala uyulmadığı ve davacının zararın artmasına katkısının bulunduğu anlaşılmakta olup, İtiraz Hakem Heyetince müterafik kusurun varlığı kabul edilerek TBK'nun 52 nci maddesi uyarınca Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu durum bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12799, K. 2024/8621, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-12799-e-2024-8621-k-5c9dc44c0f85