Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2327 E. 2025/2672 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2327
- Karar No
- 2025/2672
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/244 E., 2024/610 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskil Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/88 E., 2023/93 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; kefili olduğu kredi borcunun ödenmemesi üzerine Konya 4. İcra Müdürlüğünün 2008/1028 Esas sayılı icra dosyasında aleyhine takip başlatıldığını, ancak kefalet limiti 35.000,00 TL olduğu halde kefalet miktarı aşılarak fazla borç miktarı üzerinden takip başlatılarak dava konusu 3503 ve 9154 parsel sayılı taşınmazlarının ihale suretiyle satışına karar verilerek icra dosyasının kapatıldığını, bu hususta Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/649 Esas, 2020/540 Karar sayılı dosyası üzerinden açtığı istirdat davasında borç miktarının daha düşük olduğu saptanarak davanın kısmen lehine sonuçlandığını, hukuka aykırı biçimde dava konusu taşınmazlarının satıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı; davaya cevap vermemiş, duruşmalarda dava konusu taşınmazı cebri satış suretiyle satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davacı tarafından Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/649 Esas, 2020/540 Karar sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında davacının sorumlu olduğu borç miktarının 35.000,00 TL anapara, 147.591,11 TL temerrüt faizi, 7.379,55 TL BSMV olmak üzere toplam 189.970,66 TL olduğu halde icra dosyasında yapılan satışla birlikte davacıdan 222.878,35 TL fazla para tahsil edildiğinin belirlendiği ve fazla tahsil edilen 32.907,69 TL'nin davacıya geri verilmesine karar verildiği belirtilip anılan mahkeme kararı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/649 Esas, 2020/540 Karar sayılı ilamı ile davacının 35.000,00 TL ana para, 147.591,11 TL temerrüt faizi, 7.379,55 TL BSMV olmak üzere toplam 189.970,66 TL borcu olmasına rağmen icra dosyasında yapılan satışla birlikte davacıdan tahsil edilen paranın 222.878,35 TL olduğu tespit edilerek davacıdan fazla tahsil edilen 32.907,69 TL'nin davalıdan istirdatına karar verildiği, verilen bu kararda takibe dayanak kredi sözleşmesinin geçersizliğine dair belirleme olmadığı gibi davacının borçtan tamamen sorumlu olmayacağına dair belirlemenin de olmadığı, dolayısıyla tescilin geçerli hukuki sebebe dayandığı, verilen kısmi istirdat kararının geriye dönük olarak ve tescil işlemlerini yolsuz hale getirmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının kefalet sözleşmesi gereğince sorumlu olduğu miktar aşılarak fazla borç miktarı üzerinden hakkında takip yapılıp dava konusu taşınmazların haksız yere satıldığını, Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/649 Esas, 2020/540 Karar sayılı dosyası üzerinden açılan menfi tespit davasında taşınmazların gerçek olmayan borç miktarına göre satılmış olduğunun belirlendiğini, davalının anaparanın dahi çok altında cüz'i bir bedelle dava dışı Akbank'tan alacağını temlik alarak davacı aleyhine takip başlattığını, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ıslah dilekçesiyle talebini tazminata döndürdüğü gerekçesinin de doğru olmadığını davacının ıslah dilekçesinin sadece bedel arttırımına ilişkin olup tapu iptal-tescil isteklerinin devam ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davalı şirket tarafından davacı aleyhine Konya 4. İcra Müdürlüğünün 2008/1028 sayılı dosyası ile genel kredi sözleşmesine dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine dava konusu taşınmazların satışına karar verildiği, Eskil İcra Müdürlüğünün 2012/243 sayılı talimat dosyası ile dava konusu 9154 parselin 24.800,00 TL ve 3503 parselin ise 206.200,00 TL bedelle alacağa mahsuben davalı alacaklı şirkete cebri ihale suretiyle satıldığı ve taşınmazların 30.09.2015 tarihinde davalı şirket adına tescil edildiği, 9154 parselin davalı şirket tarafından 16.05.2016 tarihinde dava dışı üçüncü kişi Halil Akarsu'ya devredildiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.