Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12627 E. 2023/11266 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12627
- Karar No
- 2023/11266
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/14 E- 2022/85 K HÜKÜM/KARAR : Kabulüne /Bozulmasına Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan 17.) Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında; mahkemece "davanın kabulüne" dair verilen son karar; davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı ... vekili Avukat ... geldi. Davacı tarafından gelen olmadı. Davalı vekili sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.10.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in davacıya 36.000,00-TL ile borçlu bulunduğunu, davalı hakkında Bergama İcra Müdürlüğünde takip başlattıklarını, ancak davalının kendi mallarını davalı ...'e devretmiş olmasından dolayı haciz işleminin gerçekleşemediğini belirterek, İzmir ili, Bergama ilçesi, Pınarköy Mh. 47, 62, 74 ve 223 parsel sayılı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, anılan taşınmazlara ilişkin tasarrufların iptaline, bu mümkün olmaz ise TBK 19 ve devamı maddeleri gereğince tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; adı geçen taşınmazların davalı ...'e muris babası ...'den kaldığını, davalı ...'nın taşınmazlardaki payının 47/384 olduğunu, davalı ...'in diğer hisse sahiplerinin hisselerini satın aldığını, davacının farklı bir amaç güderek 223 parselin işlek bir yerde olduğundan bu taşınmaza yöneldiğini ifade ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tüm mirasçıların bir araya gelerek taşınmazlardaki paylarını davalı ...'e devrettiğini, satışın gerçek olduğunu, adı geçen senede davalı ...'nın zorla imza attırıldığını ifade ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.06.2015 tarihli ve 2014/34 E- 2015/286 K. sayılı kararı ile davalı ...'in kendisi hakkında yapılan icra takibini sonuçsuz bırakmak amacıyla davaya konu dört adet taşınmazı senedin vade gününe rastlayan tarihte diğer davalı ...'e devrettiği, davalı ... ile davalı ...'in birbirlerini tanıdıkları ve uzaktan akraba oldukları, bu yüzden de aradaki ilişkiyi ve icra takibini bilerek işlem yaptıkları, İİK.277 ve BK.'nın 19.maddesinde belirtilen yasal şartların oluştuğu, davacının davasında haklı olduğu anlaşıldığından, davacının davasının kabulüne, İzmir ili, Bergama ilçesi, Pınarköy 47, 62, 74 ve 223 parsel sayılı taşınmazların davalı ... üzerine olan kayıtlarının iptali ile devir ve satış tarihi olan 21.10.2013 tarihinden önceki şekilde devredilen hisse oranında davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 14.10.2020 tarihli, 2019/ 937 E- 2020/5567 K sayılı ilamı ile; " Mahkemece davanın hukuki nitelendirmesinin İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali olarak nitelendirmesi durumunda; mahkemece İİK 277 ve devamı maddelerine uygun olarak tasarrufun iptali dava şartlarının olup olmadığı irdelemeksizin (takibe konu Bergama İcra Müdürlüğü’nün 2013/7882 sayılı dosyalardan aciz vesikası alınıp alınmadığı, diğer dava şartlarının olup olmadığı vs) BK 19 a dayalı olarak nitelendirmesi halinde ise yukarıda belirtilen BK 19 a dayalı davalarda olması gereken şartların olup olmadığı değerlendirilmeksizin yargılama usulleri farklı olan bir davayı hem İİK 277 ve devamı md. göre hemde BK 19. md. dayalı olarak değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama neticesinde; "...Dikili İcra Müdürlüğünün 2021/24 Talimat dosyası kapsamında alınan haciz tutanaklarının geçici aciz vesikası niteliğinde olduğu, yerleşik yargı içtihatları uyarınca geçici aciz tutanağının Yargıtay kararından sonra dahi alınabileceği, somut olayda davalılardan ...'in dava konusu taşınmazlarda 47/384 hisseye sahip olduğu, herbir hissesini 21.10.2013 tarihinde 800,00 TL bedelle diğer davalı ...'e sattığı, devir tarihi ile icra takibine konu bononun vade tarihlerinin aynı olduğu, davalıların akraba oldukları, dosya kapsamındaki alınan bilirkişi raporunda taşınmazların satış tarihindeki bedelleri ile tapudaki satış bedelleri arasında fahiş farkların olduğu tespit edilmiş olup; taşınmazların devir tarihi ile bononun vade tarihinin aynı tarih olması, davalıların akraba olması, davalı ...'nın Halil hakkında bulunduğu şikayetten vazgeçmesi, davalılardan ...'in borcu bilebilecek kişilerden olması, taşınmazların yüz ölçümlerinin farklı olmasına rağmen aynı bedelle satılması dikkate alındığında dava konusu devrin mal kaçırma kastı ile yapıldığı kanaatine varılarak; davanın kabulü ile, dava konusu; İzmir İli, Bergama İlçesi, Pınarköy Mahallesi, eski 47,62,74 ve 223 parsel sayılı yeni 123 ada 5 parsel, 128 ada 9 parsel, 138 ada 1 parsel, 156 ada 4 parsel taşınmazların davalı ... tarafından diğer davalı ...'e 21.10.2013 tarih 10517 yemiye numaralı resmi senet ile yapılan tasarrufun, davacı yönünden iptali ile, İİK'nın 283/1 maddesi uyarınca, dava konusu taşınmazlardaki tasarrufa konu hisse üzerinde, Bergama İcra Müdürlüğünün 2013/7882 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı kalmak kaydı ile davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına..." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı borçlunun acz içerisinde olmadığını, alacağın gerçek bir alacak olmadığını, mal kaçırma kastının bulunmadığını, harcın eksik hesaplandığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427 ve devamı maddeleri, 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, alacağın gerçek olmadığı iddiasının ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun aciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir. Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Bu davanın ön koşulu, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Her ne kadar mahkemece davalı borçlu aleyhine Dikili İcra Müdürlüğü'nün 2021/24 Talimat sayılı dosyalardan düzenlenen haciz tutanaklarının İİK madde 105 kapsamında geçici aciz vesikası hükmünde olduğu kabul edilmişse de, davalı ...'in dosyaya ibraz ettiği beyanlarında ve temyiz dilekçesinde; davalı borçluya, dava dışı dedesinden kalan "Bergama, Sağancı köyü, Rumbey mevkii, 1136 parselde zeytinlik vasfında" bir gayrımenkul olduğunu, bu gayrımenkulün davalı tarafından üzerine alınmadığını, dava dışı dedesinin tek mirasçısı olduğunu, bu gayrımenkulün borcu ödeyecek değeri olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece davalı borçluya miras yolu ile kaldığı iddia edilen gayrimenkul ile ilgili olarak davalı borçlunun miras yolu ile edineceği bir gayrımenkul olup olmadığı, davalı borçluya başkaca bir mal varlığının miras ile intikal edip etmediği, davalı borçluya taşınmaz intikal ettiğinin belirlenmesi halinde gayrimenkulün, kıymet takdiri yaptırılıp dava konusu borcu ödeyip ödemeyeceği araştırılmaksızın davanın esasına girilerek kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, kararın BOZULMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'e iadesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.