Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12402 E. 2024/13751 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12402
- Karar No
- 2024/13751
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/298 E., 2024/502 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA Davacı vekili dilekçesinde; davalı ... Kulübünde 01.07.1981-30.06.1983 tarihleri arasında profesyonel futbolcu olarak çalıştığını belirterek, davalı iş yerinde ilk işe giriş tarihinin 01.07.1981 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı işverenlik ise duruşmaya katılmadığı gibi herhangi bir savunma da yapmamıştır, III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.02.2012 tarihli ve 2008/539 Esas 2012/448 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının davalı ... kulübünde sigortalı olarak 01.07.1981 tarihinden itibaren görev yaptığının tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 21. Hukuk (kapatılan) Dairesinin 23.06.2014 tarih 2014/11180 Esas, 2014/14683 Karar sayılı ilamı ile davalı derneğin, Ankara Valiliginin yazısından 01.02.2003 tarehi itibariyle fesih edilip kaydının silindiği, dolayısıyla tüzel kişiliğini yitirdiği, böyle olunca, Mahkemece davacıya derneğin ihyasını sağlamak amacıyla dava açması için uygun süre verilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken tüzel kişiliği kalmayan dernek hakkında hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece 07.07.2020 tarihli ve 2016/381 Esas, 2020/169 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne, davacının 01.07.1981-30.06.1983 tarihleri arasında davalı ... Kulübünde profesyonel futbolcu olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiş, karara karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 11.04.2022 tarihli ve 2022/1397 Esas, 2022/5361 Karar sayılı ilamı ile "Dosyanın incelenmesinde, davalı ... Site Spor Kulubü Derneğinin tüzel kişiliğinin, Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 30.12.2016 günlü 2014/599 Esas - 2016/589 Kararı ile, Ankara 4. İş Mahkemesinin 2014/891 Esas sayılı dosyasına münhasıran ihyasına karar verildiği, anılan kararda; tasfiye halinde olan davalı ... Site Spor Kulübü Derneğinin yönetim kurulu üyelerinin doğal tasfiye memuru olduğu belirtilmekle, söz konusu kararın tarafların istinaf etmemesi üzerine 23.01.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dairemizin 22.02.2021 günlü geri çevirme kararında, “eldeki davada gıyabi hükmün tasfiye halinde olan davalı ... Site Spor Kulübü derneğinin tasfiye memurlarına tebliğ edilmediği anlaşılmakla, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, “tüzel kişilere tebligat yetkili temsilcilerine yapılır.” hükmü gereğince, tasfiye memuruna gıyabi hüküm yöntemince tebliğ edilmesi” hususlarına değinildiği, geri çevirme kararına istinaden temin edilen Ankara Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğünün 19.03.2021 günlü cevabi yazısında; adı geçen derneğin 11.06.1988 tarihli olağan genel kurul toplantısından sonra (yaklaşık 15 sene noyunca) tüzüğüne göre yapılması gereken olağan genel kurul toplantılarını yapmadığı, bunun üzerine o dönemde yürürlükte bulunan 2098 sayılı Dernekler Kanunu Hükümlerine göre Valilikçe yapılan yazılı uyarının ardından, Aras Site Spor Kulubü Derneğinin 01.02.2003 yılında yapılan Genel Kurul toplantısında fesih kararı alındığı, dernek üyelerinden ..., ... ve ... ’ın tasfiye memuru olarak atanarak, tasfiye işlemlerinin gerçekleştiği, derneğin kütük kaydının silinerek işlemden kaldırıldığı, tasfiye memurlarının kimlik numaralarına ilişkin uygulamanın henüz yerleşmemiş olduğundan açık kimlik ve adres bilgilerine ulaşılamadığının belirtildiği, Mahkemece de tasfiye memurlarına yönelik yapılan araştırmada adres bilgileri tespit edilemediğinden, tasfiye memurlarına karar tebliğinin sağlanamadığı bu bağlamda geri çevirme kararının gereğinin yapılamadığı belirtilmiştir. Somut olayda, Ankara Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğünün 19.03.2021 günlü cevabi yazısında belirtilen tasfiye memurlarının esasen terkinden önceki tasfiye aşamasındaki tasfiye memurları olduğu, dolayısıyla bunların anılan sıfatlarının terkinle son erdiği, giderek ihya kararı sonrasında bu sıfatları avdet etmediği anlaşılmakla, anılan derneğe tasfiye memuru atanmak üzere davacıya süre verilip atanması halinde kendilerine tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanıp, savunma ve delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekir." hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar; Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.07.1981-30.06.1983 tarihleri arasında davalı ... Kulübünde profesyonel futbolcu olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davasını ispatlayamadığını, davanın açılmasına Kurum sebebiyet vermediğinden aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesidir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.