Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13382 E. 2024/2659 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13382
Karar No
2024/2659
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/32 E., 2023/149 K. ASIL DAVA DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... vekilleri Avukat ... ASIL DAVA DAVALILAR : 1- Groupama (Başak) Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 2- ... 3- ... vekilleri Avukat ... 4- ... 5- ... vekilleri Avukat ... BİRLEŞEN DAVA DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... vekilleri Avukat ... BİRLEŞEN DAVA DAVALILAR : 1- Groupama (Başak) Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 2- ... 3- ... vekilleri Avukat ... 4- ... 5- ... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : Asıl dava-10.09.2003 Birleşen Dava 21.08.2008 HÜKÜM/KARAR : Asıl Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına Birleşen Dava davalılar ...-...-Groupama Sigorta A.Ş. yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ...-... yönünden kısmen kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada davalılar ..., ... ve Gruopama Sigorta A.Ş. Yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in kardeşi, davacılar... ve ...'in oğlu ...'ın 10.08.2003 tarihinde kullandığı araç ile davalılardan ...'in maliki, davalı ... şirketinin zorunlu mali mesuliyet ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı, davalı ...'in de sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazasında vefat ettiğini, bu davalıların kullandığı aracın orta refüjü aşarak müteveffanın aracına çarpmasına neden olan ve yolda zikzak çizerek ilerleyen aracın sürücüsü davalı ... ile maliki ...'ın da olayda kusurlu bulunduğunu iddia ederek, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 27.500,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 27.500,00 TL manevi tazminat, 250,00 TL maddi tazminat ve murisin aracında oluşan 2.750,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinin sigorta limitleri ile sınırlı olacak şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, talebini 06.06.2005 tarihinde 11.986,94 TL' ye ıslah etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; ilk davada davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığını ve bu miktara göre davayı ıslah ettiklerini ancak mahkemece bu aşamadan sonra ceza davasının bekletici mesele yapıldığını, ceza mahkemesinde karar çıkması üzerine tekrar dosyadan bilirkişi raporu alındığını, ek bilirkişi raporunda davacı ...'in destekten yoksun kalma zararının 25.296,87 TL olarak belirlendiğini, ilk yapılan bilirkişi incelemesinde hesaplanan tazminat ile sonraki bilirkişi incelemesinde belirlenen rakam arasında fark bulunduğunu, ıslahı aşan 13.559,93 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinin sigorta limitleri ile sınırlı olacak şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinden ...'ın kullandığı aracın olayla ilgisinin olmadığını, diğer müvekkili ...'ın da aracın sahibi olduğunu ve olayla ilgisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; ceza dosyasının neticesinin beklenilmesi gerektiğini, müvekkillerinden ...'in kazaya sebebiyet vermediğini, kazanın meydana gelmesine diğer davalı ...'ın sebep olduğunu, müvekkili ...'e ait aracın kazayla ilgisi olmadığı gibi bu aracın da Başak Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Başak Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davalı...in maliki, ...'in sürücüsü olduğu aracın müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, araç hasarı olan 3.500,00 TL'nin banka aracılığıyla 19.08.2003 ve 21.08.2003 tarihli talimatlarıyla ödendiğini, ödemelerin bankadan sorulmasını, sigorta poliçesi genel şartlarına göre de manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamı dışında olması nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2009 tarihli 2003/740 Esas, 2009/70 Karar sayılı kararı ile; "...Davacıların destek tazminatı yönünden bilirkişi tarafından verilen 16.05.2005 tarihli raporda da davacıların murisinin olayda kusursuz olduğu kabul edilerek raporun tanzim edildiği, bu rapora göre davacı ...'in destek kaybının 11.987,00 TL olduğunun bildirildiği, raporun mahkememiz denetimine uygun ve karar vermeye yeterli bulunduğu, davacılar vekili tarafından da bu rapora göre 06.06.2005 tarihinde maddi tazminat talebinin ıslah edilerek artırıldığı, bilirkişi tarafından verilen 08.05.2008 tarihli raporda ara kararındaki talebin dışına çıkılarak asgari ücretteki değişikliklere göre yeniden rapor tanzim edildiğinden bu rapora itibar edilmemiştir.Bu rapora göre davacı ... vekili tarafından 1. Asliye Hukuk mahkemesine açılan ve mahkememiz dosyası ile birleştirilen 2008/332 Esas ve 2008/259 Karar sayılı ek dava dosyasındaki talebi de bu nedenle yerinde görülmemiştir. Murisin aracında meydana gelen hasarın da 24.02.2005 tarihli rapora göre 2.750,00 TL olduğu , davalı Başak Sigorta A.Ş. tarafından da cevap dilekçesinde bildirdiği Ziraat Bankası ...Şubesi aracılığıyla 3.500,00 TL'nin ödenmediği anlaşılmıştır. Murisin bekar olarak öldüğü , davacılardan ...'in murisin annesi,...'in murisin babası,...in de murisin kardeşi olduğu anlaşılmakla, murisin bu olay nedeniyle ölümünden dolayı anne , baba ve kardeşi olan davacıların duymuş oldukları üzüntülerinin, fiziksel ve ruhsal bunalımlarının giderilmesi için tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alınarak her biri için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın takdirine, davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 250,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren, 11.737,00 TL'nin de ıslah tarihi olan 06.06.2005 tarihinden itibaren toplam 11.987,00 TL'nin kusur durumlarına göre 5/8'i olan 7.492,00 TL'nin davalı ..., ... ve Başak Sigorta A.Ş.'den, 3/8'i olan 4.495,00 TL'nin de davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin destek tazminat talebinin reddine, araçtaki hasar bedeli olan 2.750,00 TL'nin de kusur durumlarına göre 5/8'i olan 1.719,00 TL'nin davalı ..., ... ve Başak Sigorta A.Ş.'den, 3/8'i olan 1.031,00 TL'nin de davalılar ... ve Durmuş Yaman'dan yasal faizi ile birlikte dava tarihinden itibaren tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ..., ... ve ... için ayrı ayrı takdiren 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte 9.375,00 TL'nin davalılar ... ve ...'den, 5.625,00 TL'nin davalılar Recep ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ... şirketi vekili ve davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesini 01.02.2010 tarihli 2009/7523 Esas, 2010/648 Karar sayılı ilamı ile; "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davalı sigortacı davacılara 3.500,00 TL ödeme yapıldığını iddia etmiş, bilirkişi raporunda buna değinilmiş, ancak; kararda bu husus değerlendirilmemiştir. Bu nedenle kararın davalı sigortacı yararına bozulması gerekmiştir. 3-Davalı ... ve ... vekilinin temyizine gelince; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ölen desteğin geliri asgari ücretin iki katı kabul edilmiş olup, esasen bu hususta dosyada yeterli bir araştırma yapılmamıştır. O halde mahkemece, desteğin gelirinin tesbiti için, davacı tarafa ispat imkanı tanınmalı, gerektiğinde ilgili ticaret ve meslek kuruluşlarından sorularak ölen desteğin gelirinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli değildir. Diğer yandan, anne lehine ölenin destek oranı 1/8 olarak kabul edilmiştir. Oysa bu hususta ölen desteğin henüz bekar ve çocuksuz olduğu anlaşılmakta olup, evlenme yaşı, evlendikten ve daha sonra çocuk sahibi olduktan sonra gelirinden ne kadar kısmının davacıya verebileceği gibi hususlar hiç irdelenmemiştir. Bilirkişi raporu bu hususlarda denetime elverişli değildir. Bu durumda mahkemece, destek zararının tespiti için eksik bilgi ve belgeler getirildikten sonra, uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 04.09.2013 tarihli 2010/473 Esas, 2013/491 Karar sayılı kararı ile; "Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda sigorta şirketi tarafından davacılara ödeme yapıldığı iddia edilmesi üzerine tarafların beyanı alınmış, davacı taraf 3.500,00 TL değil, taraflarına sadece 1.500,00 TL ödeme yapıldığını kabul etmiş, 2.000,00 TL'lik ödeme için ilgili sigorta şirketine ve bankaya yazılar yazılmış, gelen yazı cevaplarından belirtilen 2.000,00 TL'nin davacılara ödenmediği anlaşılmıştır. Bozma ilamı doğrultusunda ölen desteğin geliri ile ilgili araştırma yapılmış, taraflarca sunulan belgeler ile getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış ve dava dosyası üzerinde konusunda uzman hesap bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır. Bilirkişi Şerife Bayar Tunç 02.08.2013 tarihli raporunda; anne ...'ın karşılanmayan destekten yoksun kalma zararının 18.551,70 TL olduğunu mütalaa etmiştir. Ayrıntılı ve denetime elverişli hesap bilirkişisinin raporu yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır. Hesap bilirkişisi tarafından desteğin geliri, anne ve babaya destek oranı ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin anne ve baba için eşit olarak paylaştırılması yerinde görülmüş, bilirkişi raporuna yönelik itirazlar yerinde görülmediğinden son rapora itibar edilerek hüküm tesis edilmiştir. Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/332 Esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından 08.05.2008 tarihli ek rapora dayalı olarak 13.559,93 TL destekten yoksun kalma tazminatı için dava açılmış ve 22.08.2008 tarih ve 2008/259 sayılı karar ile irtibat bulunduğundan bahis ile mahkememiz dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verilmiştir. Bozmadan önce birleşen dosya ile ilgili duruşma tutanağında değerlendirme yapılmış ise de 10.03.2009 tarihli kararda birleşen dosya yönünden hüküm kurulmamıştır. Bozma ilamında da bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır. 10.03.2009 tarihli karar davacı tarafça temyiz edilmediğinden,davalı tarafça temyiz edilen bu hükümde faizin başlangıç tarihi ve müteselsil sorumluluk yönünden önceki karardaki tarih ve sorumluluk hükmüne bağlı kalınmıştır. Usulü kazanılmış hak ilkesi doğrultusunda karar tesis edilmiştir. Birleşen dosyada ise daha önce karar verilmediğinden faizin başlangıç tarihi ve davalıların sorumlulukları yönünden kusur oranlarına göre paylaştırma yapılmamış, müteselsil olarak sorumlulukları yönünde hüküm tesis edilmiştir. İddia, savunma, ceza dosyası, nüfus kayıtları, veraset ilamı, tespit dosyası, sigorta poliçeleri, bilirkişi raporları, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamıyla usulü kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebinin ıslah talebi de gözetilerek kabulüne, birleşen dosyada ise 02.08.2013 tarihli bilirkişi raporunda karşılanmayan 6.564,70 TL destekten yoksun kalma tazminatı yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile; manevi tazminat ve araçtaki hasar bedeline ilişkin hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, ıslah talebi de gözetilerek destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne, 11.987,00 TL tazminatın kusur oranlarına göre 5/8'i olan 7.492,00 TL'nin davalılar ..., ... ve Grupama Sigorta A.Ş. (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla), 3/8'i olan 4.495,00 TL'nin davalılar ... ve ...' dan 250,00 TL'si yönünden 10.09.2003 dava tarihinden, 11.737,00 TL'si yönünden 06.06.2005 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, birleşen Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/332 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne, 6.564,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden 10.08.2003 olay tarihinden, davalı Grupama Sigorta A.Ş. yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak ve 21.08.2008 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı, süresi içinde davalı ...vekili ve davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.01.2016 tarihli, 2014/12860 Esas, 2016/82 Karar sayılı ilamı ile; "1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı Başak ...vekili, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Dairemizin bozma ilamında, davalı ... şirketi vekilinin, davacılara 3.500,00 TL ödeme yapıldığını iddia ettiği ancak bu hususun kararda değerlendirilmediği açıklanarak hükmün davalı ... şirketi yararına bozulduğu belirtilmiştir. Davalı ... şirketi tarafından yapılan ödeme belgeleri incelendiğinde, davacı tarafa yapılan 2.000,00 TL ve 1.500,00 TL'lik ödemelerin araç hasarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemelerin, tespit edilen araç hasar bedelinden tenzil edilmesi gerekirken ödemenin bir kısmının hesaplanan destekten yoksun kalma zararından tenzil edilmesi ve yanılgılı değerlendirme ile hasar bedeli hususundaki önceki hükmün kesinleştiği gerekçesiyle hasar bedeli hususunda yeniden hüküm kurulmamış olması bozmayı gerektirmiştir. 3-Dairemizce bozulmasına karar verilen hükümde, asıl ve birleştirilen davalar yönünden toplamda 11.987,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir. Mahkemece, önceki hükmün davalılar tarafından temyiz edildiği gözden kaçırılarak, usuli kazanılmış haklara aykırı şekilde asıl ve birleştirilen davada toplamda daha fazla destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. 4-Mahkemenin önceki hükmü, hükme esas alınan aktüerya raporunda, desteğin hesaplamaya esas alınan geliri, desteğin gelirinden davacılara ayrılacak pay oranı yönünden temyiz eden davalılar yararına bozulmuştur. Bu durumda mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda, bozma öncesi alınan aktüerya raporunun tanzim edildiği tarihteki verilere göre yeniden hesaplama yapılması için rapor alınarak sonucuna karar verilmesi gerekirken bozma sonrası alınan aktüerya raporunda, davalıların aleyhine olacak şekilde, raporun tanzim edildiği tarihteki verilerin esas alınması doğru görülmemiştir." gerekçeleri ile bozma kararı verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iddia, savunma, ceza dosyası, bilirkişi raporları, bozma ilamları bir bütün halinde ele alınarak, 10.08.2003 tarihinde... Caddesi üzerindeki köprü üzerinde davacıların murisi ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı ticari araç ile seyrederken davalılardan ...'in yönetimindeki davalı Başak sigorta A.Ş.'ye trafik poliçesi ile sigortalı ve davalı ...'e ait 06 SR 584 plakalı araç ve diğer davalı ...'ın yönetimindeki davalı ...'a ait...plakalı araçların karıştığı trafik kazasında davacıların murisi ...'ın öldüğü, olayda muris ...'ın kusurunun olmadığı, davalı sürücü Serkan'ın 5/8 nispetinde, diğer davalı ...'ın da 3/8 nispetinde kusurlu oldukları 04.02.2005 tarihli bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Dava konusu olaydaki kusur oranları sabit olmakla mahkememizce yeniden yapılan yargılama sırasında yapılan ikinci bozmadan sonra alınan ayrıntılı ve denetime elverişli hesap bilirkişisinin raporu yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır. Hesap bilirkişisi tarafından bozma sonrası eksik olan hususlara dikkat edilerek desteğin geliri, anne ve babaya destek oranı ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin anne ve baba için eşit olarak paylaştırılması yerinde görülmüş, bilirkişi raporuna yönelik itirazlar yerinde görülmediğinden 13.01.2017, 20.04.2017 ve 11.02.2019 tarihli raporlarda açıklanan hususlar da gözetilerek son olarak alınan Bilirkişi Sayın ...tarafından hazırlanan rapora itibar edilmiş, basit hesap gerektirdiğinden yeniden bilirkişi raporu alınmamış ve bilirkişi tarafından tespit edilen 31.342,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...'ın sorumlu oldukları 3/8 oranı üzerinden mahkememizce hesaplanarak 11.753,25 TL tazminat alacağı oluştuğu belirlenmiştir. Ayrıca yargılama sırasında davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine yönelik olarak taraflarca ibra olunduğu anlaşıldığından davalılar ..., ... ve Grupama Sigorta A.Ş. yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ve daha önce asıl davada hasar bedeli yönünden hüküm kurulduğu ve bu konuda bozma yapılmadığı anlaşılan hasar bedeli yönünden de bu hükmün kesinleştiği anlaşıldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. İddia, savunma, ceza dosyası, nüfus kayıtları, veraset ilamı, tespit dosyası, sigorta poliçeleri, bilirkişi raporları, iki farklı bozma ilamı ve tüm dosya kapsamıyla usulü kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek birleşen dava davacısı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kısmen kabulü ile dava konusu olayda kusur oranına göre 3/8'i olan 11.753,25 TL'nin davalılar ... ve ...'dan 10.09.2003 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine ve fazlaya dair talebin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile asıl dava yönünden; davacıların hasar bedeli yönündeki talebinin konusuz kaldığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden; destekten yoksun kalma tazminatı talebine yönelik olarak ibra olunduğundan davalılar ..., ... ve Grupama Sigorta A.Ş. yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kısmen kabulü ile; dava konusu olayda kusur oranına göre 3/8'i olan 11.753,25 TL'nin davalılar ... ve ...'dan 10.09.2003 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; ceza mahkemesinde kusursuz olduklarının kesinleştiğini, kusur raporu alınıp kusur oranında tazminat bedelinin paylaştırılması gerektiğini, sigorta şirketince yapılan ödemenin anne için yapılan destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerektiğini, müvekkilinin kaza ile bir ilgisinin bulunmadığını, davalı ...' ın 2015 yılında 40.000,00 TL ödemeyi davacılara yaptığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, Yargıtay bozma kararı ile 11.987,00 TL'nin müvekkili açısından usuli kazanılmış hak olduğunu, kusur oranında bu rakam paylaştırılınca müvekkilinin sorumluluk miktarının 4.495,00 TL olduğunu, daha fazlasından sorumlu olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile başkaca araçların da karıştığı trafik kazası sonucu desteğini yitiren annenin destekten yoksun kalma tazminatı, müteveffanın anne, baba ve kardeşinin manevi tazminat talebi ve araçta oluşan hasar bedelinin tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2009 tarihli kararı ile davacı ... için toplam 11.987,00 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiş, bunun 3/8'i olan 4.495,00 TL'den davalılar ... ile ...'ın sorumlu olduğuna karar verilmiştir. Bu karar davalı ... şirketi ve... ve ... tarafından temyiz edilmiş, davacılar vekili tarafından temyiz edilmemiştir. Karar temyiz eden davalılar lehine bozulmuştur. Mahkemece bu bozma kararına uyulmuş, yeniden hesap yaptırılmıştır. Bu hesaba göre ilk karardaki miktardan fazla çıkan tazminat için ek dava açılmış ve mahkemece bu ek davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece verilen 04.09.2013 tarihli bu karar da davalılar ... ve ... vekili ile sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtayca davacı ... yönünden 11.987,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının önceki hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi nedeniyle bu davalılar yönünden usuli kazanılmış hak olduğu dikkate alınmadan asıl ve birleştirilen davada toplamda daha fazla destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş bu defa da davacı ... için kusur oranına göre hesaplanan tazminatın 3/8'i olan 11.753,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...' dan tahsiline karar verilmiştir. Davalılar ... ve ...'ın sorumlulukları, usuli müktesep hak gereği, ikinci bozma ilamında belirtildiği üzere toplam tazminat 11.987,00 TL içerisindeki payları 3/8 kusur oranına denk gelen miktar 4.495,00 TL olup, icra dosyasındaki ödemenin müşterek müteselsil borçluya etkisi hususu infazda gözetilecek bir husus olup, kararı temyiz eden bu davalılar yönünden 11.753,00 TL'ye hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ... ve ...'a iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13382, K. 2024/2659, T. 11.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-13382-e-2024-2659-k-2db6e6cdcc3d