Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27046 E. 2023/1761 K.

Konu: Haksız Fiil Nedeniyle Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/27046
Karar No
2023/1761
Karar Tarihi
Konu
Haksız Fiil Nedeniyle Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1944 E., 2021/1792 K. HÜKÜM/KARAR : Yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddine/İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/1008 E., 2021/196 K. Taraflar arasındaki haksız fiil nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Av. ... ve Av. ... ile davalı Devlet Hava Meydanları vekili Av. ... , Ulaştırma Denizcilik Bakanlığı vekili Av. ... ve İhbar olunan ... vekili Av. ... 'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 14.02.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Orman Müdürlüğünün açtığı Ağaçlı Köyü 8,9,10 no lu bölümlerdeki toprak dolum hakkı ihalesini dava dışı ... İnşaat Taahhüt Tic. Ltd. Şti'nin kazandığını, kazandığı ihale ile ilgili tüm haklarını noter aracılığıyla yapılan sözleşmede müvekkili şirkete devrettiğini, müvekkilinin İBB Çevre Koruma Müdürlüğü'nün 16.07.2013 tarihli dolgu izniyle tespite konu yerde faaliyete başladığını, müvekkilinin çalışma yaptığı alanın İstanbul Yeni Havalimanı Sözleşmesi ile ihaleyi kazanan firmalar tarafından kurulan İGA Havalimanı İşletme A.Ş ile ... arasında imzalanan sözleşmede belirtilen alan içinde kaldığını, İBB tarafından bu alan içindeki dolgu faaliyetlerine ilişkin davalı taraflardan görüş istendiğini, bunun neticesinde DHMİ tarafından verilen 15.04.2014 tarihli cevabi yazıda İstanbul Yeni Havalimanı Projesi içindeki devam eden tahsislerin ve döküm faaliyetlerinin durdurulmasının istendiğini, bunun üzerine müvekkilinin İBB ye yazılı başvuru yaparak faaliyetine devam etmek için izin istediğini, İBB bu izin dilekçesi ile DHMİ ye görüş sorması üzerine DHMİ önceki görüşlerinin devam ettiğini faaliyetin durdurulmasını istediğini, davalılar ve ihaleyi alan İGA müvekkilinin durdurulan faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan zararının tespiti için teknik bilirkişi heyeti ile yerinde inceleme yaptırılıp rapor hazırladıklarını. bu rapora göre durdurulan sahadaki uğradığı/ uğrayacağı maddi zararın maksimum 57.805.016,44 TL olduğunun tespit edildiğini, yine bu rapor Orman Müdürlüğüne bildirildiğinde zararın işi durduran DHMİ tarafından karşılanmasının uygun olacağının bildirildiğini, zararın giderilmesi için ilgili tüm kurum ve kuruluşlara başvuru yapıldığını, ancak ne zararın giderildiğini ne de kurumlarca dilekçelere cevap verildiğini, Orman Bakanlığı tarafından davalı DHMİ'ye gönderilen bir yazıda sahada firmaların uğradığı zararın DHMİ tarafından ödenmesinin bildirildiğini, bu sebeplerle müvekkilinin şimdilik KDV hariç 100.000,00 TL zararlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin incelenmesinde davanın idari işlemden kaynaklandığını, idari işlemler nedeniyle uğranılan zararların giderilmesine ilişkin davanın idare mahkemesinde görülmesi gerektiğini, bu sebeple yargı yolunun caiz olmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesinde sayılan davalarda aynı Kanun'un 5 inci maddesi 3 inci fıkrası gereği Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olacağını, müvekkili kurumun tüzel kişiliğe sahip kamu kuruluşu olduğunu, dolayısıyla taraf sıfatlarının bulunmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, yapılan ölçümlere göre yapılan dökümlerin izin verilen parsel sınırları dışına taştığını ve kırmızı kot seviyesinin aşıldığını, bunun üzerine İBB'nin 07.02.2014 tarihli 25307 sayılı yazısı ile faaliyetin durdurulduğunu, müvekkili ile davacının faaliyetinin durdurulması yönünden bir illiyet bağının olmadığını, yine davacının devraldığı sözleşmede dolgu işinin belirtilen seviyeye gelmesi halinde durdurulabileceği veya işin süresinden önce bitebileceğine ilişkin madde bulunduğunu, bu sebeple davacının tazminat talep etme hakkının olmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı DHMİ vekili cevap dilekçesinde; davanın yargı yolu nedeniyle reddinin gerektiğini, idare mahkemesinde dava açılmasının gerektiğini, İBB'nin Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına verdiği 07.02.2014 tarihli cevabi yazısında Orman Genel Müdürlüğünün verdiği cevabi yazıda faaliyetin ne sebeple durdurulduğunun belirtildiği bu sebeple davanın görevsiz mahkemede açıldığını, yargı yoluna itirazda bulunduklarını, davacı ile müvekkili kurum arasında hiçbir hukuki ya da akdi ilişki bulunmadığını, bu sebeple husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, faaliyetin durmasının dökümlerin verilen parsel alanı dışına taşması ve belirlenen kotun üzerine çıkmasından kaynaklandığının anlaşıldığını, davacının aldığı işin sözleşmesinde sözleşmenin 28.12.2015 tarihinde son bulacağı kot aşımı olması halinde sürenin erkene çekilebileceğinin düzenlendiğini, kot aşımı nedeniyle işin durdurulması nedeniyle davacının tazminat talep edemeyeceğini savunarak bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; idarenin tek taraflı işlemi ile hafriyat dökümünü durdurduğu, davalı tarafın bu işlemi sözleşmeye taraf olmasa da kamu hukukundan kaynaklı yetkilerini kullanarak tesis ettiği, bu haliyle davanın bir idari işlem nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın tazminine yönelik olduğu, bu durumda uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin idari yargı yeri olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle görev yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalılardan biri için görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olmasının iş bu davanın mahkemenin görev alanına girmesi için yeterli olduğunu, davalılardan DHMİ'nin bir İktisadi Devlet Teşebbüsü olduğunu, özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu ve kendine ait bir tüzel kişiliği bulunduğunu, yerleşik yargıtay içtihatlarının da özel hukuk tüzel kişiliğine sahip DHMİ'nin taraf olduğu davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu ifade ettiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu uyarınca “idari eylem ve işlemlerden dolayı zarar görenler tarafından açılacak tam yargı davalarının” idari dava türlerinden olarak belirlendiği, DHMİ'nin taraf olduğu davanın da bu kapsamda değerlendirildiği gerekçesiyle İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.03.2021 tarih, 2015/1008 Esas - 2021/196 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1/b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Dünya Maden Akaryakıt Nakliyat İnşaat Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davalılardan biri için görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmasının, bu davanın adli yargının görev alanına girmesi için yeterli olduğunu, davalılardan DHMİ bir iktisadi devlet teşebbüsü olup, özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu ve kendine ait bir tüzel kişiliği bulunduğunu, Yerleşik Yargıtay içtihatları da özel hukuk tüzel kişiliğine sahip DHMİ'nin taraf olduğu davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunun ifade edildiğini, davanın usulden reddine yönelik kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların sebep olduğu iddia edilen zararın tazmini amaçlı eldeki davada hangi yargı kolunun görevli olduğu noktasındadır. 2. İlgili Hukuk Anayasa'nın 142/1 inci maddesi, 2577 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1 inci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1 ve 5/1 inci maddeleri, 233 sayılı KHK. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355 inci maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.Davacı vekilinin Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne yönelik hükme dair temyiz itirazlarına gelince; davalı ..., 8.6.1984 tarih ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerine tabi olarak ve söz konusu Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere ... (DHMİ) adı altında teşkil olunan Kamu İktisadi Kuruluşu olup, DHMİ Tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir Kamu İktisadi Kuruluşudur. 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede bu tür kuruluşların faaliyetlerinin özel hukuk hükümlerine göre yürütüleceği belirtilmiştir. Sorumluluğu sermayesi ile sınırlı olan ve tüzel kişiliği bulunan ayrıca, faaliyetleri özel hukuk düzenlemelerine bağlı olan bir kuruluşun aleyhine açılan bir davanın idari yargıda değil adli yargıda çözüme kavuşturulması gerekir. Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalı DHMİ yönünden işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27046, K. 2023/1761, T. 14.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-27046-e-2023-1761-k-bd6319446e48