Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26852 E. 2024/7489 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/26852
Karar No
2024/7489
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2113 E., 2021/2186 K. DAVA TARİHİ : 08.09.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine / Yeni hüküm kurulmasına İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/419 E., 2018/501 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, yeni hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Marie Webley'den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Muğla 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3332 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, davalı borçlunun adına kayıtlı taşınmazın kendisine ait 1/52 hissesinin 1/4 hissesini davalılardan ...'e 12.500,00 TL bedelle, 1/2 hissesinin 1/4 hissesini de diğer davalı ...'e 12.500,00 TL bedelle satışının yapıldığının tespit edildiğini, davalının taşınmazı bilerek ve isteyerek devir ettiğinin aşikar olduğunu belirterek davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan tüm tasarrufların iptaline, ve taşınmazın tapu kaydına ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda belirtilen tarihli, esas ve karar sayılı kararı ile; dava konusu devirlerde davalılar arasında bir yakınlık, borcun bilinme durumu olduğu usulünce ispatlanmadığından, ayrıca tanık anlatımlarına ve davalı savunmalarına göre resmi akitte belirtilen miktarın çok üstünde bir miktarın diğer davalıya ödendiğinin anlaşılmış olmasına göre davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tasarrufa konu hisselerin, tapuda gösterilen satış bedeli ile, bilirkişi tarafından tespit edilen rayiç değerleri arasında mislini aşan fark bulunduğu gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 122 parsel, B-Blok, bodrum kat, 1 nolu "depo" vasfındaki bağımsız bölümünde bulunan 1/2 hissenin, 1/4'er hisse olarak, davalı borçlu ... tarafından, davalı 3. kişiler ... ve ...'e satıldığı 09.11.2016 tarihi itibariyle rayiç değerinin toplam 160.000,00 TL; tasarrufa konu 1/4'er hissenin ise 40.000,00'er TL değerinde olduğu saptanmış; dolayısıyla, taşınmazın, davalı borçlu tarafından, davalı 3. kişilere devir esnasında, tapuda gösterilen satış bedeli ile, bilirkişi raporu ile belirlenen 3. kişilerin tasarruf tarihi itibariyle rayiç değeri arasında mislini aşan fark bulunduğu görülmüştür. Davalı 3. kişiler ... ve ... savunmalarında, davaya konu yapılmayan 1/2 hisse ile birlikte, taşınmazı 170.000,00 TL bedelle satın aldıkları yönünde tanık anlatımlarına dayanmışlar ise de, tapuda düzenlenen resmi senette gösterilen satış bedeli dışında yaptıkları ödemeyi, Yargıtay içtihatları kapsamında, devir tarihi veya devir tarihine yakın tarihli banka hesap hareketleri, banka ödemesi, kredi kullanımı gibi delillerle ispatlayamadıkları, dolayısıyla, İİK'nın 278/3-2 maddesi gereğince, tasarrufa konu hisselerin tapuda gösterilen satış bedeli ile rayiç değerleri arasında önemli oransızlık bulunması nedeni ile tasarrufun iptale tabi olduğu halde, ilk derece mahkemesince, yanılgılı değerlendirme sonucu, davanın reddine yönelik istinafa konu kararın verilmiş olması doğru görülmemiştir, gerekçesi ile istinaf talebinin kabulüne, yeni hüküm kurulmasına; Davanın kabulü ile; dava konusu, Muğla İli, Marmaris İlçesi, Beldibi Köyü, 122 parsel, B-Blok, bodrum kat, 1 nolu "depo" vasfındaki bağımsız bölümünde bulunan 1/2 hissesinin, davalı borçlu ... tarafından, davalı 3. kişiler ... ve ...'e, 1/4'er hisse olarak, 09.11.2016 tarih ve 8946 yevmiye sayılı resmi senet ile yapılan tasarrufun, davacı yönünden iptali ile, İİK'nın 283/1 maddesi uyarınca, davalı 3. kişiler ... ve ...'in, 1/4'er hisseden edindikleri davaya konu taşınmazdaki toplam (1/2) hisse üzerinde, Muğla 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3332 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı kalmak kaydı ile, davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına; karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerin iyi niyetli olduklarını, ailelerine ait evi satarak iş bu gayrımenkulü satın aldıklarını, rayiç değerin ödendiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1- Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu gayrımenkulün tapuda gösterilen değeri ile gerçek değeri arasında misli aşan fark olduğunun tespit edilmiş olmasına ve İİK madde 278/2 hükmü gereğince iptale tabi bulunmasına göre davalı ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... ve davalı ...'e yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26852, K. 2024/7489, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-26852-e-2024-7489-k-9287b541a504