Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25965 E. 2024/1457 K. – Görülen Rücuen
Konu: Görülen Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/25965
- Karar No
- 2024/1457
- Karar Tarihi
- Konu
- Görülen Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/480 E., 2021/64 K. DAVALILAR : 1.Türkiye Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 2. ... DAVA TARİHİ : 29.01.2013 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı sigortalı çalışan kişinin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanan zarar kalemleri yönünden Alanya 1.İş Mahkemesi'nin 2010/116 esas sayılı dosyası ile ..., Türkiye Sigorta A.Ş ve ... aleyhine rücuya dayalı işçi alacağına yönelik dava açıldığını, açılan davanın kabulüne karar verilmesi üzerine ... tarafından icra dosyasına 42.572,83 TL ödeme yapıldığını, Alanya İş Mahkemesinin 2010/116 esas, 2012/83 karar sayılı ilamı gereğince davacı idare tarafından ödenen 42.572,83 TL'nin davacı ... tarafından ödenmesi gereken tutar düşülerek davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigorta ettiren tarafından davalıya başvurmadan eldeki dava açıldığından ve ihbar yükümlülüğü ihlal edildiğinden masraf, faiz ve vekalet ücreti talebinin yersiz olduğunu, 6111 sayılı Kanun gereği tedavi giderlerinden davalının sorumlu olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; meydana gelen trafik kazasında kusuru olmadığını, yaralanan motosiklet sürücüsü işçinin kusurlu olduğunu, bu nedenle hakkında açılan davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.12.2014 tarih ve 2013/42 Esas, 2014/714 Karar sayılı kararı ile; davacı vekiline verilen kesin süre içerisinde dava dilekçesinin netice ve talep kısmını açıklayıcı bir beyanda bulunmadığı, bu nedenle iş mahkemesi kararının sonucunun beklenilmesine dair ara karardan dönülmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.04.2019 tarih ve 2016/11666 Esas, 2019/4507 Karar sayılı ilamı ile; "...Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.Dosya kapsamına göre, davacı taraf, dava dışı SGK tarafından iş kazası sonucu sigortalısına ödediği miktarla ilgili Alanya İş Mahkemesinin 2010/116 Esas sayılı dosyası ile peşin sermaye değeri, istirahat ödemesi ve hastane masrafı konulu davacı ..., davalı Birlik Sigorta A.Ş. Ve ... aleyhine kusurları oranında rücuan tazminat davası açtığını, bu dava sonucunda verilen kararla ilgili başlatılan icra takibinde, takip konusu alacağın tamamını ödediğini, kendi sorumlu olduğu miktar düşüldükten sonra kalan miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davacı vekiline dava dilekçesinin netice ve talep kısmını açıklaması, davalıların sorumlu olduğu miktarı belirtmesi için kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde ara kararın gereği yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın HMK'nın 119/2. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmişse de varılan sonuç, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. 6100 sayılı HMK'nun 165. Maddesinde "Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir." hükmüne yer verilmiştir.Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş, SGK tarafından davacı ve davalılar aleyhine açılan rücuan tazminat davasının sonucunun beklenmesi; sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu araştırmalar yapılmadan ve iş bu dava dosyası bekletici mesele yapılmadan yazılı gerekçe ile karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Alanya İş Mahkemesi tarafından dava konusu kazada davacı ... Başkanlığının kusur oranının %25, davalılardan ...'nin kusur oranının %25 olarak belirlendiği, davacı tarafça iş mahkemesince verilmiş olan ilk karara göre ödeme yapıldığı ve bu ödeme tutarının 42.572,83 TL olduğu, (mahkemece ödeme yapılmış olan bu tutarın taraflar arasında pay edilmesi gerektiği yönünde karar verilmesi durumunda) olaydaki kusur oranlarının eşit olması nedeniyle bu tutarın 21.286,42 TL'lik kısmından davacının, geri kalan 21.286,41 TL'lik kısmından davalıların müteselsilen sorumlu olacağı, bu tutarın Türkiye Sigorta A.Ş'nin poliçe üst sınırını aşmadığı, Alanya İş Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından birkaç kez bozulduğu, Yargıtay tarafından onanmış olan en son mahkeme kararına göre hesaplama yapılması durumunda ödenme tarihinde toplam ödenmesi gereken tutarın 35.987,81 TL olduğu, İİK 40/2 maddesine göre Yargıtayca onanmış olan son mahkeme kararına göre ödeme yapılması gerektiği, bu durumda davacının talep edebileceği tutarın 17.993,90 TL olduğu, bu tutarın da poliçe üst sınırını aşmadığı, geri kalan 6.586,02 TL'lik kısmın ise İİK 40/2 Maddesi gereği Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 17.993,90 TL' nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, iş mahkemesi kararında sorumlulukların müştereken ve müteselsilen belirlendiğini, bu nedenle davalılar aleyhine 21.286,41 TL tazminatın müştereken ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesi gerekirken daha az bir miktarın hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu belirtmiştir. 2.Davalı ...Ş vekili temyiz dilekçesinde; iş mahkemesinin onanan kararına dayanılarak davalı ... tarafından icra takip dosyasına 13.11.2019 tarihinde 53.765,30 TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketi tarafından borcun tamamının dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödenmiş olması nedeniyle mahkemece mükerrer tahsilata sebebiyet verecek şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirtmiştir. 3.Davalı ... temyiz dilekçesinde; aleyhine karar verildiğini, kararı kabul etmediğini ve kararın hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası sonucu dava dışı sigortalı çalışan işçiye yapılan ödemelerin rücuen tazmini amacıyla İş Mahkemesinde açılan dava sonucu davacının yaptığı ödemenin, kendi sorumlu olduğu miktar düşüldükten sonra kalan miktarın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. ödenen işçi alacağı tazminatının iş mahkemesi kararı gereği davalılardan kusurları oranında rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesi. 3.Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikini fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; tarafların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili, davalı ...Ş vekili ile davalı ...'nin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılara yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.