Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25932 E. 2023/13434 K.

Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/25932
Karar No
2023/13434
Karar Tarihi
Konu
Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1562 E., 2021/1239 K. HÜKÜM/KARAR : Davacı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine / Davanın Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/91 Esas 2019/193 Karar Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.04.2017 tarihinde kullandığı araç ile gece vakti evinin bulunduğu site içerisinde trafik kazası geçirdiğini, aracın pert olduğunu, kaza sonrasında korku ve panikle vakit gece yarısından sonra olduğu için evinin de aynı site içerisinde olması sebebiyle aracı olay mahallinde site güvenliklerine emanet ederek evine gittiğini, sonrasında davalı ... şirketine başvurup hasarın karşılanmasını talep etmişse de davalı şirketin hasar ödemesi talebini reddettiğini, davalı ... aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına aldığını, aracın değerinin 60.000,00 TL ile 90.000,00 TL arasında değiştiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından iddia edildiğinin aksine olay esnasında davaya konu aracın yasaya ve Genel Şartlara aykırı olarak alkollü sürücü tarafından münhasıran alkol etkisi altında kullandığını, sigortalının aracı 3 gün önce gece yarısı bıraktığını, aracın resmi görevlilerce parka çekildiğini, ağır kusurlu olduğunu, bu durumu saklamak amacıyla kasıtlı ve kötüniyetli olarak gerçeğe aykırı beyanda bulunarak ihbar yaptığı tespit edildiğinden ispat kültefinin yer değiştirdiğini, sigortalının poliçeye aykırı davranarak haklarını kaybettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağı ve eklerine göre 01.04.2017 tarihinde 03:05'te kaza yerine intikal eden Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Ekibi tarafından sürücüsü tespit edilemeyen dava konusu aracın direğe çarpmak şeklinde tek taraflı kaza yaptığının tespit edildiği, kaza yapan aracın trafik güvenliği açısından parka çekildiği, 03.04.2017 saat 07:00'a kadar söz konusu otoparkta kaldığının rapor edildiği, meydana gelen trafik kazasında araç sürücüsünün asli ve tek kusurlu olduğu, araç sürücüsü kaza mahallini terk ettiği gibi alkol raporunun bulunmadığı, davacı sigortalının bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının Teminat Kapsamı Dışında Kalan Zararlar başlıklı A. 5. maddesinde öngörülen "Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb)hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerindeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması" şeklindeki düzenleme dikkate alınarak dosyada mevcut delil durumuna göre davacının taleplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı istinafı; kararın eksik inceleme ile verildiğini, kazanın meydana geliş biçimiyle müvekkilinin beyanlarının tutarlı olduğu nazara alınmaksızın ve bu hususta herhangi bir araştırma yapılmaksızın hüküm tesis edildiğini, araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin olarak da herhangi bir araştırma yapılmadığını, rizikonun teminat dışında kaldığını ve kazanın ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğinin davalı yanca ispatlanması gerektiğini, müvekkilinin alkollü şekilde araç kullandığının ispat edilemediğini, müvekkilinin kaza nedeniyle korku ve panik içerisinde olmasından dolayı kaza mahallinden ayrıldığını, ihbarın geç yapılmasının hasarın teminat dışında kalmasını gerektirmediğini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi gerektiği, rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin göz önünde tutulması gerektiği, somut olayın özellikleri gereği davacı araç sürücüsünün kaza anında alkollü olmadığı ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığına dair ispat yükünün davacı sigortalıya ait olduğu, dosyadaki mevcut deliller ile hasarın teminat kapsamında kaldığının ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirm Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, direğe çarpması sonucu meydana gelen hasar talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6102 sayılı TTK'nın 1409 uncu maddesinin 2 nci fıkrası, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25932, K. 2023/13434, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-25932-e-2023-13434-k-0c23b49eb6e8