Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/39 E. 2025/3433 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/39
- Karar No
- 2025/3433
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2616 E., 2024/2722 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/150 E., 2024/143 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı annesinin yaşlı olması ve müvekkilinin kız kardeşi ile birlikte sürekli olarak kirada oturmaları nedeniyle, tapusunu ileride kendi adına almak kaydıyla dava konusu bağımsız bölümü davalı adına satın aldığını, evin satış bedelinin müvekkili tarafından yine müvekkil adına ... Bankasında bulunan hesabından satış işlemi ile aynı gün çekilerek gayrımenkulü satan kişiye havale edildiğini, davalının taşınmazı davacıya tapuda devre yanaşmadığını ileri sürerek, ... Mahallesi, ... Caddesi, 2315 ada 87 parsel sayılı taşınmazda bulunan 13 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili davacı adına tesciline, bu talebin kabul edilmemesi hâlinde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile inançlı işlem nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dayandığı temel delilin hesaptan para çekildiğine yönelik banka dekontu olduğunu, bu belgenin tek başına dava konusu evin satışı yönünden yazılı delil ya da delil başlangıcı niteliğinde bir belge niteliği taşımadığını, davacının tanık dinletme isteğine muvafakat edilmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli ve 2022/150 Esas, 2024/143 Karar sayılı kararı ile "... davacı tarafından yapılan ödemeyi gösterir ... Bankası'nın hesap hareketlerine ilişkin yazı cevabının delil başlangıcı kabul edildiği, satış işleminin tarafı olan tanıkların davaya konu taşınmazın satışı için açıkça davacı ile anlaştıklarını ve ödemenin davacı tarafından kendilerine yapıldığını belirttikleri, tanık ...'in dava konusu taşınmazı davacının talebi üzerine tapuda devrin davalıya yapıldığını ifade ettiği, davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz edilmediği, davacının sunduğu delillerin aksini ispata yarar belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı..." gerekçesiyle "...davanın kabulüne..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2024 tarihli ve 2024/2616 Esas, 2024/2722 Karar sayılı kararıyla "...davacının ... Bankasındaki hesabından taşınmazın satış tarihi olan 26.05.2017 tarihinde 159.600,00 TL para çekmeye ilişkin hesap hareket dökümanının davacı elinden çıkmış bir belge olmadığı, paranın taşınmazı satan kişilerin hesabına daire bedeli olarak gönderilmiş bir belge niteliğinini taşımadığı, bağlı olarak dayanılan bu hesap hareketinin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği, delil başlangıcı olmayan hesap hareketine istinaden dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına da davalı muvafakatı olmadığından itibar edilemeyeceği, davalı yargılama aşamasında kısıtlandığından davacının yemin delilinin davacıya hatırlatılamayacağı, inanç işlemini ispatlayamadığından tazminat isteminin de reddinin gerektiği..." gerekçesiyle "....davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle dava dilekçesinde dayandığı nedenleri tekrar ederek; a. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi ve davanın kabulü kararının yasaya uygun olduğunu, Mahkeme kararında davalı tarafın davaya yasal sürede cevap vermediğinin ve hesap hareketleri dökümünün ispata yarar belge olduğunun belirtildiğini, b. Davalı tarafından ispatlanmayan iddialara göre Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verildiğini, c. Tanık beyanlarının dikkate alınması gerektiğini, tanık beyanları ile davanın ispatlanmış olduğunu, bu bakımdan İstinaf Mahkemesince dosyanın yeterince incelenmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.