Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25260 E. 2023/2479 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/25260
- Karar No
- 2023/2479
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/652 D.İş SAYISI : 2021/İHK-27045 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü - İtirazın kabulü, başvurunun kısmen kabulü SAYISI : K-2021/63070 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 16.09.2013 tarihinde, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacının yaralanarak malul kaldığını, 18.04.2019 tarihinde 21.645,00 TL ödeme yapılmışsa da zararın karşılanmadığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak, 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 5.100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 26.05.2021 tarihli dilekçe ile talebini 168.574,10 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında uzlaşma sağlandığını, başvurunun reddi gerektiğini, davacıya yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu tutulamayacağını, dava konusu olay nedeniyle davacıya rücuya tabi ödeme olup olmadığının araştırılmasını, müterafik kusur indirimi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda başvurunun kabulü ile 164.811,08 TL sürekli iş göremezlik ve 3.763,02 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 168.574,10 TL tazminatın 03.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; taraflar arasında uzlaşma sağlandığını, başvurunun reddi gerektiğini, davacıya yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiği, PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplama dikkate alınarak hüküm kurulmasını, kusur tespitinin hatalı olduğunu, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu tutulamayacağını, dava konusu olay nedeniyle davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödeme olup olmadığının araştırılmasını, müterafik kusur indirimi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın kısmen kabulü ile PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rantla yapılan hesaplamadan % 30 indirim yapılmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 94.240,63 TL tazminatın 03.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplanan tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tarafların ceza yargılaması kapsamında uzlaştığını, davalının sorumluluğunun sona erdiğini, kaldı ki davalının 18.04.2019 tarihinde 21.645,02 TL ödeyerek davacının zararının karşılandığını, kusur dağılımının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, müterafik kusur indirimi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini, İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan bakiye sürekli iş göremezlik ile geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri ile 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 üncü maddesinin on dokuzuncu fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (17) ve (19) numaralı bentleri şöyledir: “(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların ... iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.” “(19) Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38'inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” Anılan düzenlemelere göre uzlaşmanın sağlanması hâlinde davacının soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açma ... ortadan kalkar. Uzlaşma tutanağı da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında alacaklının, borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesinin diğer borçluları da ibra edilen iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtaracağı düzenlenmiştir. İbranın diğer müteselsil borçlulara etkisine ilişkin bu özel hükümle alacaklının sadece bir borçluyu ibra etmesi üzerine, ibra ettiği borçlunun iç ilişkideki payı kadar, diğer borçlulara karşı da alacak hakkını kaybedeceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda; 16.09.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, Andırın Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/648 soruşturma numaralı dosyasında, davacının sigortalı araç sürücüsü ile CMK’nın 253 üncü maddesi kapsamında uzlaştığı, kazadaki yaralanma nedeniyle tarafların uzlaştıklarına dair uzlaşma tutanağı düzenlendiği, Andırın Cumhuriyet Başsavcılığınca araç sürücüsü hakkında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle uzlaşma tutanağının ilam mahiyetinde olduğu ve tutanağının aksinin de aynı kuvvetteki delillerle ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle talebin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. 2. Bozma nedenine davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.