Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24208 E. 2023/7228 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/24208
Karar No
2023/7228
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/680 D.İş, 2021/676 K. SAYISI : 2021/İHK-28129 HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Reddi/Davanın Kabulü SAYISI : K-2021/91573

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

... kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat Gizem Kılıç ile davalı ...Ş. Vekili Avukat Ozan Kabagöz geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 30.05.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.04.2015 tarihinde davacının yolcu olduğu davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; 03.05.2021 tarihli dilekçesiyle talebini 103.603,88 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97 inci maddesi uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile başvuru yapılmadığını, kaza nedeniyle başvuru sahibinin herhangi bir maluliyetinin oluşmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Davalı ... şirketine trafik sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru, davacının sunduğu rapordaki %5.1 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant kulanılarak aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı" gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 103.603,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun zamanaşımına uğradığını, KTK'nın 97 nci maddesi uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile başvuru yapılmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddi gerektiğini, kaza nedeniyle başvuru sahibinin herhangi bir maluliyetinin oluşmadığını, talepte bulunulabilecek bir hak olmadığını, kusur değerlendirmesi yapılmamasının eksik inceleme teşkil ettiğini, tazminat miktarından müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Genel Şartları ve eklerine göre yapılması gerektiğini, kaza tarihinde Genel Şartların yürürlükte olduğunu, başvuru Sahibi lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini, sigorta şirketinin kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sorumlu olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... ... kararına esas alınan maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük görülmediği; eksik başvurudan söz edilemeyeceği; somut olayda sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, bu nedenle somut olayda sekiz yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı görülmekle itirazın reddi gerektiği; dosyada tarafların kusur durumunun uzman bilirkişi raporuyla hukuka ve kazanın oluş şekline uygun bir şekilde tespit edildiği anlaşıldığından yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmeyerek kusur durumuna ilişkin itirazların reddi gerektiği; davalı tarafından başvuru sahibinin emniyet kemeri kullanmaması nedeniyle zararın doğduğunun dosya kapsamında ispata elverişli bir şekilde ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından bu yöne ilişkin itirazın reddi gerektiği; yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %0 teknik faiz ile progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğinden bu yöne ilişkin itirazın reddi gerektiği; başvuru sahibi vekili lehine tam vekalet ücreti uygulanmasının yerinde olduğundan bu yöne ilişkin itirazın reddi gerektiği" gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun zamanaşımına uğradığını, KTK'nın 97 nci maddesi uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile başvuru yapılmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddi gerektiğini, kaza nedeniyle başvuru sahibinin herhangi bir maluliyetinin oluşmadığını, talepte bulunulabilecek bir hak olmadığını, aldıkları medikal rapor ile dosyadaki raporun çeliştiğini, kusur değerlendirmesi yapılmamasının eksik inceleme teşkil ettiğini, tazminat miktarından müterafik kusur indirimi ve davacı yolcu hatır için taşındığından hatır indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamasının ... Genel Şartları ve eklerine göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz indirimi ile yapılması gerektiğini, kaza tarihinde Genel Şartların yürürlükte olduğunu, başvuru sahibi lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini, sigorta şirketinin kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sorumlu olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 86, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,

3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; ve özellikle KTK nın 109 uncu maddesi gereği somut olayda sekiz yıllık ceza zamanaşımı süresinin geçerli olmasına, somut olayda sekiz yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına, maluliyet oranın yürürlükteki mevzuat esas alınarak usulünce belirlenmiş olmasına, tazminat hesaplama yönteminin usul ve yasaya uygun olmasına, kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olarak işaretlenmiş olmasına ve krokide araçtan fırlama çizilmemiş olmakla müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı ehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının 3 numaralı bendinde yer alan "13.792,37 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24208, K. 2023/7228, T. 30.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-24208-e-2023-7228-k-1229e120fcba