Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25087 E. 2023/7229 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/25087
Karar No
2023/7229
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/776 2021/781 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü -Davalının itirazının reddi, davacının itirazının kısmen kabulü, Başvurunun kısmen kabulü SAYISI : K-2021/93423

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine, davacının itirazının kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

... kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat ...... ile davalı vekili Avukat ...geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 30.05.2023 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı kazadan dolayı yolcu konumundaki müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirtip fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 30.06.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 56.266,89 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulsüz olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, davacı ile sürücünün birlikte alkol aldıkları anlaşıldığından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, arkadaş oldukları anlaşıldığından % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda başvurunun kısmen kabulü ile 33.760,00 TL’nin 03.04.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek başvurana ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri 1. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; sürücü ile müvekkilinin yakın arkadaş olması nedeniyle olayda hatır taşımasından söz edilemeyeceğini, müvekkilinin sürücünün alkollü olduğunu bilmemesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılamayacağını, takdiri indirim sebebiyle yargılama giderlerinin kabul/ret oranına göre hesaplanmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.

2. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun usulsüz olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, stabilizasyon sürecinin sona ermediğini, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, uzlaşmanın gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, kaza tespit tutanağından sigortasız araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, uzlaşmaya dair somut delil bulunmadığı, taşımanın sırf davacı lehine yapıldığına dair belge bulunmadığından hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğu, sürücünün alkollü olması nedeniyle % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının uygun olduğu ve vekalet ücretinin tam ve nispi olması gerektiği gerekçesiyle itirazın kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne, 45.013,51 TL’nin 03.04.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek başvurana ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin sürücünün alkollü olduğunu bilmediğini, müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiğini, takdiri indirim sebebiyle yargılama giderlerinin kabul/ret oranına göre hesaplanmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulsüz olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, stabilizasyon sürecinin sona ermediğini, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, uzlaşmanın gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı 19.07.2019 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacının ifadesinde sürücünün alkollü olduğunu bildiğini beyan etmiş olmasına, başvurunun usule uygun olmasına, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmasına, 18.11.2019 tarihli kusur raporunun denetime elverişli olmasına, uzlaşmaya dair somut delil bulunmamasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.

Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.

Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında sürücü, asker eğlencesi sonrasında 6 arkadaş yola çıktıklarını beyan etmiştir. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı sigorta şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının davalı yararına BOZULMASINA,

8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25087, K. 2023/7229, T. 30.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-25087-e-2023-7229-k-d831c9136071