Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20584 E. 2023/8195 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/20584
- Karar No
- 2023/8195
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/286 Esas-2021/802 Karar HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulüne/Davalı ...'un İstinaf BaşvurusununKabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/43 Esas-2019/675 Karar
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...'un başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilinin tavzih başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tavzih kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ... adına kayıtlı olup diğer davalı ... tarafından kullanılan aracın 23.11.2016 tarihinde karıştığı kazada araçta yolcu olarak bulunan ..., ... ve ...'ın vefat ettiğini, söz konusu aracın kaza tarihini kapsayan ...'nın bulunmadığını, müvekkili tarafından ...'ın hak sahiplerine, 17.02.2017 tarihinde 47.541,00 TL, ... ve ...'ın hak sahiplerine 08.02.2017 tarihinde 58.468,00 TL olmak üzere toplam 106.009,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin araç sürücüsü ve malikinden tahsili için Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün 2017/2672 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini, haksız itirazın iptaline, takibine devamına, haksız itiraz nedeni ile davalılar aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracı 23.11.2016 tarihinde diğer davalı ...'a devrettiğini, satış işleminin gerçekleştiğini ve aracın devrini alması için diğer davalıya vekaletname verdiğini, vekaletname uyarınca araç devrini alması gereken gün bu kazanın meydana geldiğini, devrettiği aracın ...'nı yapmasının müvekkilinden beklenmeyeceğini, sigortasız araç ile yola çıkan diğer davalının tam kusurlu olduğunu, hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazada davalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğu, gerçek zararın tespiti için alınan aktüer raporunda tazminatın talep edilenden daha fazla olduğu, aracın kaza tarihinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının bulunmadığı, bu nedenle davacı ... tarafından kazada ölenlerin yakınlarına 106.009,00 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığı, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı ... Hesabının ödeme yaptığı 106.009,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı nedeni ile davalılara rücu edebileceğinin anlaşıldığı, dava konusu kaza Osmaniye'de meydana geldiğinden haksız fiilin meydana geldiği yer İcra Dairesinin de yetkili olduğu, rücuen tazminat talep edebilecek miktarın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ...'ın icra takibine ilişkin yetki itirazının reddine, davanın kabulüne, Osmaniye 1. İcra Müdürlüğü 2017/2672 Esas sayılı dosyasında davalıların 106.009,00 TL asıl alacağa ilişkin itirazlarının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin 23.11.2016 tarihli kazaya karışan ve üzerine kayıtlı bulunan aracı araç sürücüsü diğer davalı ...'a oto satış sözleşmesi ile devrettiğini, müvekkilinin gerçek işleten olmadığını, satış işleminin gerçekleştiğini ancak henüz devir işleminin yapılmadığını, gerçek işleten olmayan müvekkilinin yasal anlamda işleten sayılarak sorumlu tutulamayacağını, aracın geçirmiş olduğu kazaya sürücü diğer davalının kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, müvekkilinin söz konusu davada husumetinin bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi tarafından zamanaşımına uğramış talebe ilişkin değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda zamanaşımı hususunun değerlendirilmediği gibi kusur değerlendirmesi yoluna da gidilmediğini, ayrıca bilirkişi raporunda kusur ve maluliyet oranı ve davacı kuruma yapılan ödemenin miktarının hesaplanmadığını ve iş bu ödemenin haksız ve fahiş olduğuna ilişkin itirazlarının da değerlendirilmediğini, aracın devrini alması gereken ve yasal gerekliliklere riayet etmeyerek sigortasız yola çıkan diğer davalının kazadan asli ve tam kusurlu olduğunu, KTK'nın 86. Maddesi gereğince davalının sorumluluğunun bulunmadığını belirterek mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olmadığını ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemesince hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporu incelendiğinde raporun usul ve yasaya, Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığı, bilirkişinin TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanmak ile birlikte %5 oranında arttırım ve indirim uygulamak sureti ile davacı ... Hesabının gerçek zararını belirlediği, bu yönü ile davalının istinaf başvurusu kabul edilerek usul ve yasaya, Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde davacının gerçek zararının belirlenmesi bakımından aktüer bilirkişiden rapor alındığı, davacı ... tarafından dava dışı 3. kişilere ödenen destek tazminatının dava dışı 3. kişilerin gerçek zararının dahi altında kaldığı, dolayısıyla davacı ... Hesabının dava dışı 3. kişilere ödemiş olduğu tazminatın tümünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olan davalı sürücüden ve kaza tarihi itibarı ile ... yaptırma zorunluluğu olan fakat kazaya karışan araca poliçe yaptırmayan davalı işletenden tahsilini talep etmekte haklı olduğu, bu bakımdan yapmış olduğu icra takibine davalılarca yapılan itirazın yersiz olduğu, istinaf başvurusu sebeplerinden birisi kabul edilmiş olması ve dairece tahkikat işlemi yapılarak bilirkişi raporu alınmış olması nedeni ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.10.2019 tarih ve 2017/43 Esas, 2019/675 Karar sayılı kararının usul ve yasaya uygun olmadığından davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, davalı ...'ın icra takibine ilişkin yetki itirazının reddine,davanın kabulü ile Osmaniye 1. İcra Müdürlüğü 2017/2672 Esas sayılı dosyasında davalıların 106.009,00 TL asıl alacağa ilişkin itirazlarının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli tavzih kararında; dairece tahkikat işlemi yapılarak bilirkişi raporu alındığı, davalı ... ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmiş olmasında herhangi bir yanlışlık bulunmadığı ve tavzih yolu ile taraflara hak ve borç yüklenemeyeceği gerekçesiyle, davacı vekilinin 03.05.2021 günlü tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tavzih kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili tavzih kararının temyizine ilişkin dilekçesinde; İstinaf Mahkemesince davalının istinaf başvurusunda ileri sürdüğü hususlarda tahkikata geçerek bilirkişi incelemesi yapılması, davanın ve verilen hükmün sonucunu değiştirmediğinden ya istinaf başvurusunun reddine ya da istinaf başvurusunun kabulü halinde yargılama giderlerinin, bilirkişi incelemesi yapılması talebi istinaf eden tarafın talebiyle yapıldığından ve yapılan inceleme sonunda ilk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi raporu ile istinaf aşamasında aldırılan bilirkişi raporu sonucu değiştirmediğinden davalı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli kararın hüküm fıkrasının 10.maddesinin davalı ... ... tarafından istinaf aşamasında harcaması yapılan 113,90.TL posta ve tebligat gideri ile 800,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 913,90.TL istinaf giderinin davalı üzerinde bırakılmasına şeklinde düzeltilerek onanması, istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi uyarınca üçüncü kişiye ödenen tazminatın yönetmeliğin 16 ncı maddesi gereğince rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 5684 Sayılı sigortacılık Kanununun 14 ve 16 ncı maddeleri, ve ... Yönetmeliğinin 16 ve 17 nci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305 inci maddesi, 309 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme: Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, yasa gereği tavzih yolu ile taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların sınırlandırılması, genişletilmesi ve değiştirilmesi mümkün olmadığından tavzih talebinin reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi'nin 28.05.2021 tarihli tavzih talebinin reddi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.