Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23331 E. 2023/3467 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/23331
Karar No
2023/3467
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/792 Esas-2021/1335 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 24.04.2014 tarihinde davacıların desteğinin sürücüsü olduğu araç ile davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada desteklerinin vefat ettiğini belirtip fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı ve şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, her bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili müvekkili ...'un talebini 110.033,18 TL'ye yükselmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş vekili, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müteveffanın herhangi bir sosyal sigortalar kurumuna bağlı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hatır taşıması yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin2017/3007 Esas-2019/2345 Karar sayılı 01.11.2019 tarihli kararı ile; Edirne 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/301 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporuna göre davacıların desteğinin kazada kusurunun bulunmadığına yönelik tespit mahkemece de benimsenerek alınan hesap bilirkişisi raporuna göre davacılar ..., ..., ... ve ...'un maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ...'un maddi tazminat talebinin kabulü ile 110.033,18 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacı ... için 10.000,00 TL, davacılar ..., ..., ... ve ... içinde ayrı ayrı 7.500,00'er TL manevi tazminat talebinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ..., ..., ... ve ...'a verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2019 tarihli ve 2017/3007 Esas, 2019/2345 Karar sayılı kararıyla, kusur raporları arasında çelişki bulunduğu kabul edilerek alınan kusur raporuna göre davacıların desteğinin %25 kusurlu kabul edilerek alınan ek hesap raporu sonucunda, davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı ..., ... ve Allianz Sigorta A.Ş'nin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, HMK 353/b-2 madde uyarınca ilk derece mahkemesine açılan davada, davacılar ..., ..., ... ve ...'un maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ...'un maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 82.524,89 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselesilen alınıp davacıya verilmesine; sigorta şirketi açısından dava tarihinden, diğer davalılar açısından kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, maddi tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısmının reddine, davacı ... için 10.000,00 TL, ... için 7.500,00 TL, ... için 7.500,00 TL, ... için 7.500,00 TL ve ... için 7.500,00 TL olmak üzere toplam 40,000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen alınıp adı geçen davacılara verilmesine, kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, manevi tazminata ilişkin fazla istemin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 2019/6575 Esas-2020/6922 Karar sayılı 11.11.2020 tarihli kararı ile; temyiz dilekçesinin manevi tazminat yönünden hüküm kesin olduğundan reddine, davacı eş ... yönünden zarar gören 3. kişi konumunda olan davacının maddi zararının belirlenmesinde, desteğin kazadaki kusurunun davacılara yansımayacağı; Borçlar Kanunu ve KTK'nun 88. maddesindeki müteselsil sorumluluk esasına göre talebin bulunduğu gözönüne alınarak davacı eş ... için herhangi bir kusur indirimi yapılmaksızın hesaplanan tazminatın (davalı sigortacının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu dikkate alınarak) hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemediği" gerekçesiyle belirtilerek gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyarak Yargıtay bozma ilamı içeriğine göre desteğin kusurunun somut olayda üçüncü kişi konumunda olan davacı ... yönünden yansımayacağı kabul edilerek davacı ... için kusur indirimi yapılamayacağına, hükmedilecek faizin yasal faiz olması gerektiği belirtilerek; davacılar ve davalıların istinaf başvurularının reddine, Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/313 Esas, 2016/1017 Karar ve 29.11.2016 tarihli kararının HMK 353/b-2,3 maddesi gereğince kaldırılmasına, davacılar ..., ..., ... ve ...'un maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ...'un maddi tazminat talebinin kabulü ile; 110.033,18 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine;(sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına) hükmedilen tazminata sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar açısından kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, manevi tazminat yönünden hüküm Yargıtay temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş olmakla bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, hükmün tekrarı ile yetinilmesine bu cümleden olarak, davacı ... için 10.000,00 TL, ... için 7.500,00 TL, ... için 7.500,00 TL, ... için 7.500,00 TL ve ... için 7.500,00 TL olmak üzere toplam 40,000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınıp adı geçen davacılara verilmesine, manevi tazminata ilişkin fazla istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi tarafından kusur oranları dikkate alınmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müteveffanın eşinin ileride evlenme ihtimali dikkate alınarak tazminat hesaplamasının yapılması gerektiğini, müterafik kusur durumunun olup olmadığı hususununda araştırılmadığını ve meydana gelen kazanın iş kazası kabul edilmemesi halinde ise hatır taşımasının olup olmadığı hususunda da inceleme yapılması gerektiği ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan, desteğin sürücüsü olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve zarar gören 3. kişi konumunda olan davacı yönünden maddi zararının belirlenmesinde desteğin kazadaki kusurunun davacılara yansımayacağı anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ...Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/23331, K. 2023/3467, T. 14.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-23331-e-2023-3467-k-1656d18d54d3