Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/252 E. 2024/1421 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/252
Karar No
2024/1421
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/880 Değişik İş, 2021/875 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2021-278 DAVA TARİHİ : 16.09.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2020/4125 Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece bozma kararı verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre,temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı kaza sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp en az % 48 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslahla talebini 177.437,53 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 177.437,53 TL sürekli işgücü kaybı tazminatının 27.08.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetininin 28.06.2020 tarihli ve 2020/İHK-11486 sayılı kararı ile davacının maluliyetinin belirlendiği raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı ve uygun rapor sunumu için yeterli ve gerekli sürenin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.06.2021 tarih 2021/3375-2021/3310 sayılı kararı ile; 'Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olara... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 31.07.2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %48 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetveller yerine, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı ve raporun kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun düzenlenmediği görülmektedir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından; maluliyet raporundaki bu eksikliğin giderilmesi için taraflardan alınan süre uzatım muvafakati ile davacı vekiline süre verildiği; verilen sürenin Covid-19 salgını nedeniyle yargıda sürelerin uzatıldığı döneme denk geldiği ve karar tarihi (28.06.2020) itibariyle de raporun sunulamadığı; sürenin son günü olan 30.06.2020 tarihinde rapor sunulsa dahi hesap raporu alınması ve devamındaki usuli işlemlerin tamamlanamayacağı ve tahkim süresinin dolacağı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir. İHH'nin maluliyet raporundaki usuli eksikliğe ve tamamlanması gerektiğine ilişkin tespit ve kabulü yerinde olmakla birlikte; 5684 sayılı Kanun'un 30/12. maddesi gereği, İHH dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde kararını vermek zorunda ise de, bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Kaldı ki, davanın taraflarından bu hususta daha önce süre uzatım muvafakati alınmış olup, yeniden süre uzatımına gidilmesine de yasal engel yoktur. Diğer yandan, tüm ülkeyi etkileyen salgın hastalık nedeniyle, rapor düzenleyen hastanelerin çalışmalarındaki aksamaların davacının hakkına halel getirmemesi gerektiği de aşikardır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp ana bilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) inceleme yapılması, davalı vekilinin UHH kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, davanın usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerekmiştir.'' değinilerek İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. B.İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile bozma sonrası düzenlenen maluliyet raporunda da bozma öncesi olduğu gibi davacının %48 oranında maluliyetinin oluştuğunun belirlendiği, bozma öncesi Uyuşmazlık Hakem Heyetine davacı tarafça itiraz edilmediğinden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın dikkate alınarak hüküm kurulduğu, tam vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 177.437,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; asgari ücret değişikliğine dair değişikliğin kamu düzeninden olduğunu, resen dikkate alınmasını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %0 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini, maluliyet raporunun usulüne uygun olarak düzenlenmediğini, ceza davasında şikayet ve uzlaşma hususlarının araştırılmasını, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, davacının yolcu konumunda bulunmaması gerektiği halde traktörde yolculuk yaparak ve gerekli önlemleri almayarak kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, traktörde yolcu taşıma kapasitesinin aşıldığını, emniyet kemeri takılmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasını, hatır taşıması indirimi yapılmasını, tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu yolcu konumundaki davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davacının yolculuk yaptığı traktörün yolculuk yapmasına uygun olmadığı halde kendi can güvenliğini tehlikeye atması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %50 kusurlu olduğunun tespit edilmesine ve kusur oranına göre hüküm kurulmuş olmasına, cevap dilekçesinde hatır taşıması indirimi yapılmasına yönelik definin ileri sürülmemesine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 4. bendinde yer alan "20.806,57 TL." ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/252, K. 2024/1421, T. 12.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-252-e-2024-1421-k-3cc74c3b570f