Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23037 E. 2023/14085 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/23037
- Karar No
- 2023/14085
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/21 E., 2021/86 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile adına kayıtlı taşınmazını 12.02.2015 tarihinde davalı ...'e sattığını belirterek bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2017/101 Esas 2018/263 Karar sayılı kararıyla, ivazlar arasında önemli oransızlık bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli ve 2018/1221 Esas 2018/1342 Karar sayılı kararıyla; ivazlar arasında oransızlık olduğu ve üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğu gerekçesi istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 11.10.2020 tarihli ve 2019/924 Esas, 2020/6793 Karar sayılı ilâmı ile; "...İİK'nun 278/3-2.maddesi gereğince aktin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin iptal edilmesi için anılan maddenin 1. fıkrası gereğince aciz belgesi veya hacizden geriye doğru iki yıl içinde yapılması gerekir. Dava konusu taşınmazın satış bedeli 31.000,00 TL ile gerçek değer olarak tesbit edilen 81.000,00 TL arasında önemli oransızlık olmakla birlikte, aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının en eskisi 03.02.2017 tarihli olup tasarruf 12.02.2015 tarihinde iki yıllık süreden sonra yapılmış olduğundan, ivazlar arasında oransızlık nedeni ile iptali mümkün değildir. Öte yandan, davalı üçüncü kişi iptali istenilen satış karşılığında kendi taşınmazını sattığını belirtmiş, gelen kayıtlardan taşınmazın borçluya değil borçlunun kardeşine yapılmış olduğu gerekçesi ile istinaf mahkemesi satışı takas olarak kabul etmemiştir. Ancak dava konusu olmayan üçüncü kişinin sattığı taşınmazda kiracı olarak oturan dava dışı 'un taşınmazı borçlunun kardeşinden satın alması ve aldığı taşınmazda oturmaya devam etmesinin, alacaklıyı zarar uğratma kastı ile yapıldığının göstergesi olarak kabul edilmiş ise de varılan sonuç doğru bulunmamıştır. Borçlu ile üçüncü kişi arasındaki satışın hem trampa olarak kabul edilmeyip, hemde dava konusu olmayan taşınmazın, taşınmazda oturan kiracıya satılmasının danışıklı olarak kabul edilmesi çelişkili olduğu gibi bu durum İİK'nun 280/1.maddesi gereğince üçüncü kişinin, borçlunun mali durumunu bildiği ve alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğinin kabulü için yeterli bir gerekçe değildir. Bu halde, somut olayda tasarrufun iptalini gerektiren bir durumun varlığı ispat edilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilerek dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasındaki tasarrufun 12.02.2015 tarihinde yapıldığı, aciz vesikası yerine geçen haciz tutanağının 03.02.2017 tarihinde düzenlendiği, İİK/278-III-2 maddesi gereği acizden itibaren geriye dönük 2 yıl içinde davaya konu satışın yapıldığı, taşınmazın satış bedeli 31.000,00 TL olup dosyada mübrez bilirkişi raporunda devir tarihinde taşınmazın rayiç değerinin 81.030,00 TL olduğu, davalılar 35.000,00TL'nin elden ödendiği iddialarını kanıtlayamadığından, İİK/278-III-2 maddesi şartlarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme kararının hatalı olduğunu, 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere önceki bozma kararında belirlenen 2 yıllık sürenin hesabında maddi hatanın yapılmış olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.