Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20285 E. 2023/545 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/20285
- Karar No
- 2023/545
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/175 E. 2021/294 K. SAYISI : 2021/İHK-5599 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü - İtirazın Kısmen Kabulü SAYISI : K-2020/95635 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 12.11.2019 tarihinde karıştığı çift taraflı kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 4.900,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 137.035,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ile 10.619,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 147.654,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ödeme yapılarak davalının sorumluluğunu yerine getirdiğini ve bakiye alacağın kalmadığını, maluliyet oranının fahiş olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararından davalının sorumlu olmadığını, davacının gelir getiren bir işte çalışıp çalışmadığının tespitinin gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak uygulanması gerektiğini ve vekalet ücretinin davacı lehine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, toplam 147.654,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet oranının fahiş olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının zararının karşılandığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararından davalının sorumlu olmadığını, TRH-2010 yaşam tablosunun uygulanması gerektiğini ve vekalet ücretinin davacı lehine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağı, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu" gerekçesiyle davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiş, başvurunun kısmen kabulüne, sürekli maluliyet talebinin usulden reddine, 10.619,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, sürekli iş göremezlik talebinin reddedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; geçici iş göremezlik zararından davalının sorumlu olmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 12.11.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı bakiye sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 ve 94 üncü maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmasına ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olmasına, sürekli iş göremezlik tazminatının reddinin yerinde olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ile davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.01.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. Somut olayda; 12.11.2019 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.05.2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 21 olarak belirlenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun kabulüne karar verilmiş; davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince raporun 1 yıllık iyileşme süresi dolmadan düzenlendiği ve bu raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle itirazın kabulü ile başvurunun sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden usulden reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihi olan 03.03.2021 tarihi itibariyle davacının 1 yıllık iyileşme süresinin dolduğu anlaşıldığından, İtiraz Hakem Heyetince olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmayıp kararın davacı lehine bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.