Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18278 E. 2023/10189 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/18278
Karar No
2023/10189
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/554 E., 2021/604 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1438 E., 2018/1168 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan ve ölümden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'nun eşi, diğer davacıların babası olan destek ...'nun sürücüsü olduğu araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan, davalı ...'in sürücüsü olduğu aracın 27.09.2014 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu desteğin sürücüsü olduğu araçta yolcu olan davacı ...'nun yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik davacı ...'nun kendi yaralanması nedeniyle 4.500,00 TL maddi tazminat, 15.000,00 TL eşini kaybetmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile 150.000,00 TL manevi tazminatın, davacılar ... ve ...'nun destek babalarını kaybetmeleri nedeniyle ayrı ayrı 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile her biri için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini davacı ... yönünden 139.836,56 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 55.077,53 TL maluliyet tazminatına yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, ancak davalının manevi tazminattan sorumlu olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kusur raporunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınması ve kusur oranlarının netleşmesi gerektiğini, müteveffanın gelirinin asgari ücret olduğunun kabulü gerektiğini, davacı ...'nun kazada yaralanmasından kaynaklı maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu ya da Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınması gerektiğini, davacı yolcu Seher ile müteveffanın emniyet kemeri takıp takmadıklarının araştırılması ve takmamaları halinde emniyet kemeri nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren işleyebileceğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediği için faiz, masraf ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın davacıların murisinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğini, davaya konu kazada ölenin tam ve asli kusurlu olduğunu, ölenin emniyet kemerinin takılı olmadığını, davacıların talep ettiği manevi tazminatın fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte ancak yasal faiz talep edilebileceğini, faiz talebinin şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu kazada davalı ...'in davacıların murisi ...'nun ölümünde % 90 oranında, davacı ...'nun yaralanmasında % 100 oranında kusurlu olduğu, bu bilgiler ışığında davacı ...'nun yaralanmasından kaynaklı tazminat talep etmekte haklı olduğu, diğer yönden müteveffa ...'nun ölümü nedeni ile destek zararı yönünden yapılan yargılama sonrasında, yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılan ölenin babası dava dışı... adına açılan destekten yoksun kalma davası bulunmaması nedeniyle 28.09.2014 kaza tarihinden 16.01.2018 vefat tarihine kadar hesaplanacak destek tazminat payı eklenmesi sonucu davacı eş ...'nun talep edebileceği 140.605,42 TL destek zararının bulunduğu, diğer davacıların ölenin desteğinden kaynaklı maddi tazminat talep edemeyeceği,alınan kusur raporuna göre davalı ...'in müteveffa ...'nun ölümünde % 90, müteveffa Tahir Kurunun kendi ölümünde % 10 oranında kusurlu olduğu, desteğin ölümü nedeniyle davacılara olay nedeniyle duyulan acı ve elemin giderilmesi için hakkaniyete uygun bir tazminatın verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, 139.836,56 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 55.077,53 TL maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 194.914,09 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalı ...'ten kaza tarihi olan 28.09.2014 tarihinden itibaren, diğer davalı ...Ş.'den dava tarihi olan 28.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak adı geçen davacıya ödenmesine, davacılar ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat istemine ilişkin davanın ayrı ayrı reddine, davacıların manevi tazminat istemlerine ilişkin davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için taktir olunan 20.000,00 TL ve diğer davacılar ... ve ... için ayrı ayrı taktir olunan 15.000,00'er TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak belirtildiği şekilde davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu belirtmiş, davalı ...Ş. vekilinin istinaf dilekçesine cevaben sunulan katılma yolu ile istinaf başvurusunda ise; davalı ... tarafından dava açıldıktan sonra ödeme yapılmış olması nedeniyle vekalet ücretinin eksik takdir edildiğini belirterek kararın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; ölenin kendi kusuru sonucu davaya konu kazanın meydana geldiğini, bu durumda davalı sigortanın davacıların zararını karşılamasının mümkün olmadığını, poliçe dönemine bakılmaksızın ölenin tam kusuruyla neden olduğu kazalardan kaynaklı zararların teminat dışı sayılan zararlardan olduğunu belirterek kararın kaldırılması isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, poliçe genel şartlarındaki değişikliğin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmesi ve kaza tarihinin 28.09.2014 olması karşısında üçüncü kişi konumunda bulunan davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep etme haklarının bulunmasına, hükmedilen maddi tazminata göre hesaplanan vekalet ücretlerinin yerinde olmasına, manevi tazminatın takdirinde Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, davalı ... tarafından dava açıldıktan sonra ödeme yapılmış olması nedeniyle vekalet ücretinin eksik takdir edildiğini belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacılardan ...'nun eşi, diğer davacıların babası olan destek ...'nun sürücüsü olduğu araç ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan, davalı ...'in sürücüsü olduğu aracın 27.09.2014 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu desteğin sürücüsü olduğu araçta yolcu olan davacı ...'nun yaralanması, desteğin hayatını kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 53, 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile olay tarihi, tarafların kusur durumları ve diğer ilkeler gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminat miktarının yerinde olmasına, vekalet ücreti hesabında isabetsizlik olmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm ve bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, davacı ... için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacının kendi yaralanması ve eşinin ölümü nedeniyle 19.500,00 TL. maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsili istemiyle dava açmış; ıslah dilekçesiyle, maddi tazminat talebini 194.914,09 TL'ye yükseltmiş ve bu bedelin davalılardan müteselsilen tahsilini istemiş; davacı lehine ıslahla artırılan miktardaki maddi tazminatın ve hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazlarını da içeren istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiş; sayın çoğunluk tarafından Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın onanmasına karar verilmiştir. Davacı ...'ya yargılamanın devamı sırasında (19.12.2014 tarihinde) davalı ...Ş. tarafından 111.330,70 TL. maddi tazminat ödemesi yapılmış ve davacının bakiye maddi tazminat alacağı davalının yaptığı bu ödeme düşülmek suretiyle 194.914,09 TL. olarak hesap edilmiş olup davacı da bu hesaba göre davasını ıslah etmiştir. Davalı ... tarafından yargılamanın devamı sırasında ödenen ve davacı ...'nun tazminat alacağından mahsup edilen 111.330,70 TL'yi talep etmekte davacının haklı olduğu, bu miktar için de dava açılmadan önce ödeme yapmayarak davanın açılmasına davalıların sebep olduğu dikkate alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan bu bedele ilişkin vekalet ücretinin de davacı ... lehine hüküm altına alınması gerekeceğinden kararın bu yönden düzeltilerek onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazının da reddiyle kararın onanması yönündeki sayın çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18278, K. 2023/10189, T. 03.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-18278-e-2023-10189-k-b302066fc64f