Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18129 E. 2023/11569 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/18129
- Karar No
- 2023/11569
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/586 E., 2021/559 K. HÜKÜM/KARAR : Karar Verilmesine Yer Olmadığına- Yeniden Hüküm Kurma ile Karar Verilmesine Yer olmadığına İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1070 E., 2019/79 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, %20 oranında kötüniyet tazminatının kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesisi yoluna gidilerek konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.06.2009 tarihinde Şanlıurfa/Bozova İlçesi Konuksever Köyünde iki aile arasında arsa meselesi nedeniyle anlaşmazlık çıktığını, davalıca Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan bazı tarım araçlarının çıkan anlaşmazlık sonucu ateşe verildiğini, meydana gelen bu maddi zararın davalı sigorta şirketince sigortalılara ödendiğini, davalı tarafından ödenen bu bedel yönünden araçtaki maddi zarara sebebiyet verdiği iddiasıyla davacı dahil birçok kişiye karşı rücuya dayalı icra takibi başlatıldığını, Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2010/3024 sayılı icra dosyasının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek, 79.529,87 TL'den davacının borçlu olmadığının tespiti ile davacı aleyhine haksız ve kötüniyetli takip başlatılması nedeniyle davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 08.05.2017 tarihli celsede davalı vekilinin icra dosyasından feragat ettiklerini beyan ettiği, Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğünün 2010/3024 sayılı dosyasının 05.05.2017 tarihinde vazgeçme/feragat nedeniyle kapatıldığı, icra müdürlüğünün feragate ilişkin yazısının dosya arasına alındığı, davalı takip alacaklısının icra dosyasından feragat etmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurmak gerektiği, dava açıldıktan sonra yargılama aşamasında davalı taraf icra dosyasından feragat ettiğine göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesinin birinci fıkrasında, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceğinin düzenlendiği, bu nedenle vaki feragat ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu kanaatiyle davalı aleyhine yargılama giderine hükmetmek gerektiği, kötüniyet tazminatı talebinin de kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığında, 15.905,97 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, yargılama giderleri ve vekalet ücreti davacının lehine hükmedilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kötüniyet tazminatına karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının iyiniyetli olarak icra takibinden vazgeçtiğini, davacı hakkında ceza yargılaması yapıldığını, davalının icra takibi başlatmakta haklı olduğunu belirterek kararın kaldırılması isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı sigortacının icra takibinden feragatı nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, davalı kötüniyet tazminatına mahkum edilmiş ise de, sigortalı tarım araçlarının yakılması olayı ile ilgili jandarma tarafından yapılan soruşturma evraklarında sigortalı tarım araçlarını yakan kişiler arasında davacının da adının yer almasına rağmen hatalı gerekçeyle davalı sigortacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.01.2019 tarih, 2018/1070 E. ve 2019/79 K. sayılı kararının kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, yargılama giderleri ve vekalet ücreti davacıya yükletilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ile davacı arasında hiçbir hukuki ilişkinin olmadığını, taraflar arasında alacak-borç ilişkisinin bulunmadığını, davacı aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, yargılama giderlerinden davalının sorumlu olduğunu, vekalet ücretinin hatalı hükmedildiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı aleyhine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kasko sigorta poliçesi kapsamında kendi sigortalısına tazminat ödeyen davalı sigortacının, davacının kusuruyla zarara yol açtığı iddiasına dayalı olarak davacı hakkında halefiyet yoluyla rücuya esas başlattığı icra takibine karşı açılan menfi tespit ile kötüniyet tazminatı istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, olayın oluş şekli ve davalı tarafından davacı aleyhine takip başlatılması gözetildiğinde davacının kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesinin isabetli olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri istinaf incelemesini, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapar. İstinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler dışında Bölge Adliye Mahkemesinin karar verme yetkisi bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davalının, istinaf dilekçesinde davacı aleyhine icra takibi başlatmakta davalının haklı olduğu, davacının kötüniyet tazminatının kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığı hususları üzerinde durulmuş olup, davalı vekilince İlk Derece Mahkemesinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hükmü nedeniyle istinaf kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde, istinaf dilekçesinde yer almayan hususlara yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin inceleme yapma yetkisi bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.