Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/16776 E. 2023/1169 K.
Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/16776
- Karar No
- 2023/1169
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/629 E., 2021/224 K. HÜKÜM/KARAR : Davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine/Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İdil Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/367 E., 2019/653 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 29.04.2015 tarihinde davalı ... şirketine trafik sigortalı ve davalı sürücünün idaresindeki aracın davacılar desteği olan yaya ...'in 06.06.2015 tarihinde ölümüyle sonuçlanacak trafik kazasına neden olduğunu, davalı ... şirketine yapılan başvurudan olumlu sonuç alınmadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında davacı anne ... için 50,00 TL, davacı baba ... için 50,00 TL ve davacı kardeşlerin her biri için 50,00'şer TL destekten yoksun kalma tazminatının ve davacı anne ... için 20.000,00 TL, davacı baba ... için 20.000,00 TL ve her bir davacı kardeş için 5.000,00'er TL manevi tazminatın, davacı anne ve baba tarafından karşılanan cenaze ve def'in masrafları için 50,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; kazayla ilgili olarak davadan önce ibrazı gereken belgelerle müvekkili şirkete müracaat edilmediğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne kusur izafesinin mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, manevi tazminat talebinin poliçe teminatına dahil olmadığını, öncelikle kusur tespiti gerektiğini, kazaya karışan aracın ticari olmaması sebebiyle talep edilen faiz türünün yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...; davaya itiraz ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Davacı yanın dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yaptığı, ceza dosyasından davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz ve davacılar desteğinin ise kusuruyla kazaya neden olduğunun anlaşıldığı, yargılamada Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 27.02.2019 tarihli kusur raporunda davalı sürücünün kusursuz olduğu, davacılar yakını yaya ...'in sergilemiş olduğu davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %100 oranında etken olduğunun bildirildiği, her iki raporun benzer olduğu ve kazanın oluşumu ve kusur durumunun ayrıntılı olarak irdelenmesi ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle davacılar vekilinin rapora yönelik itirazlarına itibar edilmediği, desteğin tam kusuru nedeniyle davalıların sorumluluğunun doğmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kusurun derecesini belirleme yönünden hukuk hakiminin ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleriyle bağlı olmadığını, sürücünün kavşak noktalarına yaklaştığı halde hızını azaltmamasının bir kusur olduğunu, yeni bir kusur raporu alınmasına yönelik taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların hukuk hâkimi yönünden bağlayıcılığı bulunmamakta olup hukuk hâkiminin delilleri serbestçe değerlendireceği, mahkemenin de bu yönde inceleme yaparak kusur yönünden dosya kapsamında rapor aldığı, soruşturma dosyasında alınan rapor ile mahkemece yargılama sırasında alınan raporun birbiriyle ve dosya kapsamındaki olgular ile uyumlu olduğu, desteğin ölümünde davalı sürücünün kusurunun bulunmadığı, olayın meydana gelmesinde müdrik yaşta olmayan küçüğün davranışlarının %100 etkili olup mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu" gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci altı bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusuna konu ettiği aynı nedenlere ilaveten ATK Trafik ihtisas Dairesinin üzerinde yer alan ve itiraz merci olarak görev yapan ATK Genel Kurulunun kesin nitelikte olan kararlarının dahi mahkemeleri bağlamadığını, desteğin kusurunun davacılara yansıtılamayacağını, iki taraflı bir trafik kazasında kusurun tamamının bir tarafa verilmesinin mümkün olmadığını, yaya desteğin aracın hızını teyit etmesinin mümkün olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalının kullandığı aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 232 ve 326 ıncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 74 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; devlet karayolunda nizami olarak seyrini sürdüren ve ilk geçiş hakkına sahip olan aracın sağından kısa sürede davacılar desteğinin yola girdiği, sürücünün bu halde alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığı da gözetildiğinde, davacılar desteğinin tam kusuru nedeniyle davalıların sorumluluğunun bulunmadığı kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.