Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14634 E. 2023/9076 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/14634
- Karar No
- 2023/9076
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1893 E., 2020/165 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/Davacının istinaf başvurusunun reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/244 E., 2018/11 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait aracın davalı ... şirketine kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın 03.02.2014 tarihinde çalındığını, sigorta şirketine teminatın ödenmesi için başvurulduğunu, ancak sigorta şirketinin ödeme yapmayı kabul etmediğini, şirketin hile ile müvekkilini yanıltarak zararını gidermediğini, müvekkilinin faili meçhul kişiler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, davacının olay günü aracını kilitleyip anahtarını cebine koyduğunu, üzerine düşen koruma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalı şirketin yapmış olduğu sigorta poliçesi doğrultusunda çalınan aracın hırsızlığa karşı sigortalı olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin 04.02.2014 tarihinden itibaren işleyerek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, hasarın, sigortalı araç anahtarının davacı ... nezdinde iken herhangi bir cebir ve şiddet kullanılmaksızın ele geçirilmesi ile çalınması sonucunda meydana gelmesi nedeniyle Kasko Poliçesi özel şartı gereği teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu rizikonun 03.02.2014 tarihinde meydana geldiği, davacının rizikoyu bu tarihte öğrendiği, zamanaşımı süresinin bitiş tarihinin 5 günlük ihbar süresinin son gününden itibaren 2 yıl sonrası olan 08.02.2016 olduğu, eldeki davanın ise bu tarihten sonra 11.07.2017 tarihinde açıldığı, davalı vekilinin yasal süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacının, davalı ... şirketi tarafından tazminatın ödeneceği intibaı yaratılarak zamanaşımı süresinin dolmasına neden olunduğuna yönelik iddiasını usulüne uygun şekilde kanıtlayamadığı, dosya içeriğine göre zamanaşımını kesen veya durduran nedenlerin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle dolayı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... şirketinin 04.03.2014 tarihli yazısı ile müvekkilini yanıltıp dava açmaması için hile yaptığını, TTK 1451 yollaması ile TBK 72 ve 155. madde gereğince davanın zamanaşımına uğramadığını, uzatılmış zamanaşımı süresinde davanın açıldığını, müvekkilinin olay günü aracını kilitlemiş ve anahtarını cebine koyduğunu, üzerine düşen koruma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere dürüstlük kurallarına aykırı olarak göz göre göre hile yolu ile davacı müvekkili aldattığı özellikle cevap yazısından anlaşılan sigorta şirketinin kötüniyetini koruyarak ve ceza yargılaması süresince de zamanaşımının uzayabileceğini göz ardı edilerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu, iş bu davaya konu tazminat isteminin uzamış zamanaşımı süresini düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı, bu kapsamda sigortalı aracın 03.02.2014 tarihinde çalındığı, davacı tarafından davalı ... şirketine yapılan tazminat başvurunun 04.03.2014 tarihli cevapla reddedildiği, işbu davanın ise 11.07.2017 tarihinde 2 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, çalınması sonucu ortaya çıkan zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1420 nci maddesi, Kasko Sigorta Genel Şartlarının C.10.maddesi
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davacının talebinin mal sigortalarının bir türü olan kasko sigorta poliçesine dayanması nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesine, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat isteminde uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanamamasına (Yargıtay HGK 2010/17-664 esas, 2010/689 karar sayılı ve 22.12.2010 tarihli sayılı ilamı da bu yöndedir) ve kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
6502 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2. maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.