Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10042 E. 2023/10971 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10042
- Karar No
- 2023/10971
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1390 E., 2020/671 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/123 E., 2019/168 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan ve davalıya ait motorsikletin 29.04.2015 tarihinde dava dışı sürücü belgesi olmayan ...'un sevk ve idaresinde iken ... plaka nolu araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın sürücüsü ...'un vefatı sebebiyle ...'un eşi Pınar Aktulum ile oğlu Serkan Aktulum ve anne ve babası tarafından ayrı ayrı tazminat davaları açıldığını , ölen sürücü ...'un eşi Pınar ve oğlu Serkan'a 20.08.2015 tarihinde 102.560,00 TL ve annesi Fazilet Aktulum ile babası Mustafa Aktulum'a 25.09.2015 tarihinde 26.450,00 TL olmak üzere toplam 129.010,00 TL tazminat ödeyerek ibraname alındığını, ZMSS Genel Şartları 4/c maddesi gereğince tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin ehliyetsiz araç kullanımlarından ileri geliyorsa, sigorta şirketinin rücu hakkı olduğunu ileri sürerek ,ölenin mirasçılarına ödenen 102.500,00 TL'nin ödeme tarihi olan 20.08.2015 tarihinden kalan 26.450,00 TL'nin ödeme tarihi olan 21.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... şirketine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yerinde olmadığını, olay günü davalının saat 16.00 sıralarında akrabalarının düğününe katılmak için Antalya'ya gittiğini, kazaya karışan aracının anahtarını iş yerinde bulunan kasanın altındaki çekmeceye koyduğunu, polis memurlarının kendisini araması sonucunda müvekkilinin olaydan haberinin olduğunu, ...'un müvekkilinin haberi olmaksızın aracı aldığını, kazayla herhangi bir alakasının olmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 107. maddesi gereğince işleten; kendisinin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin aracın çalınmasında veya gasp edilmesinde kusurunun bulunmadığını ispat ettiği takdirde tazminattan sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı aracın davalı sigortalı-araç maliki tarafından işyerine park edildiği, kontak anahtarının ise kilit altına alınmayıp açık çekmecede bırakıldığı ve davalı-sigortalının arkadaşı tarafından anahtarın işyerinde bulunan çekmeceden alınması suretiyle aracın götürüldüğü, kontak anahtarını işyerinden ayrılırken yanına almayan veya kilit altında bulundurmayan araç maliki-sigortalının, aracın alınmaması için her türlü önlemi aldığından söz edilemeyeceği, kusurlu olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 102.560,00 TL'nin 20.08.2015, 26.450,00 TL'nin 21.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; cevap dilekçesindeki hususları tekrarlayarak, kaza tarihinde Antalya'da düğünde olduğunu, ölen sürücü Kaan'ın bilgisi dışında davalının motosikletini aldığını ve kaza yaparak vefat ettiğini polislerden öğrendiklerini, 2918 sayılı KTK'nın 107 nci maddesince davalının sorumlu olmadığını, bu hususta hukukçu bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, ancak bu yöndeki taleplerinin reddedildiğini, aktüer bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde diğer sürücünün de kusuru olduğunu, tanıklar dinlenmeden ATK'dan rapor alındığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait 32 PS 759 plakalı motorsikletin 21.04.2015 tarihinde davacı ... tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalandığı, davalının iş yerindeki masasının çekmecesinde motosiklet anahtarını bırakarak Antalya 'da düğüne katıldığı esnada iş yerinin eski çalışanı olan ve sürücü belgesi olmayan ...'un davalının iş yerine gelerek çekmeceden motosiklet anahtarını aldığı ve sevk ve idaresinde iken 29.04.2015 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeni ile vefat ettiği, ehliyetsiz sürücü mirasçıları Serkan ve Pınar Aktulum tarafından Axa Sigorta A.Ş. ve Anadolu Sigorta A.Ş'ye Adana 2. Asliye Mahkemesinin 2015/197 Esas, 2015/1410 Karar sayılı dosyasında açılan tazminat davasının 28.10.2015 tarihinde feragat sebebi ile reddedildiği, davacı ... tarafından ölen sürücü ... mirasçılarından Fazilet ve Mustafa Aktulum'a, 26.450,00 TL ödenerek 21.09.2015 tarihli ibraname ve sulh belgesi alındığı, yine mirasçılar Pınar ve Serkan Aktulum'a 102.560,00 TL ödenerek 20.08.2015 tarihli ibraname ve sulh belgesi alındığı, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 08.10.2018 tarihli raporuna göre; kazanın meydana gelişinde müteveffa sürücü ...'un kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davrandığından kusurunun asli olup %75 oranında olduğu, dava dışı diğer sürücü Mehmet Emin Aksu'nun ise sevk ve idaresindeki kamyoneti ile olay mahalli kavşağa yaklaştığını dikkate alarak seyrinin kontrollü ve müteyakkız hızla sürdürmesi gerekirken sürdürmediği, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali kusurlu olup %25 oranında olduğu, davalı motosikletinin anahtarının çalındığı yada gasp edildiği yönünde bir iddiada bulunmadığı gibi, bu yönde kolluk kuvvetlerine bir başvurusu olmadığı anlaşılmıştır. Davalının iş yerinde masasının kilitsiz çekmecesinde bıraktığı anahtarın eski çalışanı olan müteveffa ... tarafından yerinden rahatça alındığı ve motorsikleti kullanırken kazaya karıştığı, kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan, Trafik Sigortası Genel Şartları B.4. maddesi uyarınca, hak sahiplerine ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilme hakkına sahip olduğu, (aynı yönde Yargıtay HGK nın 2011/17-2 esas ve 2011/140 karar sayılı ilamı) şeklindeki gerekçesi ile davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının aracının haberi olmadan dava dışı ... tarafından alındığını ve ...'un vefat ettiğini polis memurlarından öğrendiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 107 nci maddesi "... İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz..." ibaresinin yer aldığını, Bölge Adliye Mahkemesinin "davalı tarafça motosikletinin anahtarının çalındığı yada gasp edildiği yönünde bir iddiada bulunulmadığı gibi, bu yönde kolluk kuvvetlerine bir başvurusu da olmadığı, davalının iş yerinde masasının kilitsiz çekmecesinde bıraktığı anahtarın eski çalışanı olan müteveffa ... tarafından yerinden rahatça alındığı ve motorsikleti kullanırken kazaya karıştığı, anlaşılmaktadır." gerekçesine katılmalarının mümkün olmadığını, davalının olay günü Antalya'da olup, motorunun müteveffa tarafından izinsiz bir şekilde kullanıldığından habersiz olduğunu, bu sebeplerle iş bu dava konusu kazada müvekkilin işleten sıfatıyla sorumlu olup olmadığının ve bu sebeple kendisine rücu edilip edilemeyeceğinin Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Borçlar Hukuku alanında görev yapan bir hukukçu bilirkişiden rapor aldırılmak suretiyle belirlenmesini talep etmelerine rağmen bu talebin reddedildiğini, 25.01.2019 tarihli aktüer bilirkişinin hazırladığı raporu kabul etmediklerini, ...'un ehliyetsiz oluşundan dolayı kendisine kusur atfedilmesinin yanlış olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının maliki olduğu ve davacı şirket tarafından sigortalanan aracın, dava dışı sürücü tarafından ehliyetsiz kullanılması sonucu sürücünün ölümü sebebiyle hak sahiplerine ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsiline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
6502 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2. maddesi gereğince davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.