Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/10241 E. 2023/10064 K. – Rücuen Tazmina

Konu: Rücuen Tazminat İstemine İlişkin İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10241
Karar No
2023/10064
Karar Tarihi
Konu
Rücuen Tazminat İstemine İlişkin İtirazın İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1616 E., 2020/381 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/45 E., 2019/39 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve ihbar olunanlar ... ve ... tarafından tarafından temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; 18.02.2015 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat eden ...'nın hak sahiplerine ödeme yapıldığını, araç sürücüsünün alkollü olduğunu, asıl dava dosyası kapsamında sürücü ... ve maliki ...'dan tahsili için Fatsa İcra Müdürlüğü'nün 2016/3589 Esas sayılı dosyası ile 53.682,23 TL üzerinden icra takibine girişildiğini ancak davalının itiraz dilekçesi ile hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini, itirazın haksız olduğunu belirterek Fatsa İcra Müdürlüğü'nün 2016/3589 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, birleşen dava kapsamında 116.527,16 TL ödeme yapıldıktan sonra sürücü ... ve araç maliki ...'ya rücu edilip Fatsa İcra Müdürlüğü'nün 2016/2628 Esas sayılı takip dosyası üzerinde takibe giriştiklerini ancak davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın tamire bırakılan yerden izinsiz ve kimsenin haberi olmadan ... tarafından alındığını, müvekkilinin haberi ve izni olmadan aracı zilyetliğinde bulunduran sürücünün oluşturduğu zarardan sorumlu tutulmasının Karayolları Trafik Kanunu'nun 107 madde hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ATK raporuna göre sürücü ... %70 yolcu olan ... %30 oranında kusurlu bulunduğunu, dava dosyasının incelenmesinde ölen ...'nın hak sahiplerine 02.09.2016 tarihinde 116.527,16 TL, 05.12.2016 tarihinde 53.682,23 TL ödeme yapıldığının tespit edilmiş olup ayrı ayrı icra takibine başlanıldığı, Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/89 E., 2017/63 K. 20.02.2017 tarihli gerekçeli kararı ile birleştirildiğini, buna göre ... tarafından ödenen toplam 170.209,39 TL'nin yolcu ...'nın kusur oranına göre 119.146,57 TL'sini aracın maliki ... ve sürücü ...'a müteselsilen rucü edilebileceğinin değerlendirildiği, alacak tutarının 119.146,57 TL, vade tarihinin 05.12.2016, hesaplama tarihinin 10.02.2017, yasal faiz tutarının 1.938,00 TL olmak üzere toplam 121.084,57 TL olduğu, icra inkar tazminatı %20 olmak üzere 24.216,91 TL olarak hesaplandığının rapor edildiği, raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, araç maliki ...'nın aracının izinsiz kullanılması noktasında kusurlu olmadığını ispat edici herhangi bir delil ve beyan bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı ...'nın Fatsa İcra Müdürlüğü'nün 2016/3589 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, başlatılan takibin kaldığı yerden devamına, İİK madde 62 uyarınca davalı/borçlu ...'nın takip konusu miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, birleşen davanın kabulü ile; davalı ...'nın Fatsa İcra Müdürlüğü'nün 2016/2628 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, başlatılan takibin kaldığı yerden devamına, davalı/borçlu ...'nın takip konusu miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; sürücü ...'ın aracı izinsiz almasının yerel mahkemece gözardı edildiğini, zarardan sürücünün sorumlu olduğunu, müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin özen yükümlülüğüne aykırı davranmadığını, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf yasa yoluna bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin olayda aracın bakım için bırakıldığı yerden sürücü olan ... tarafından izinsiz alındığından bahisle dava konusu olayda sürücü ...'ın tek ve asli kusurlu olduğuna, davalı ...'nın kusursuz olarak sorumluluğunu gerektirecek bir durumun mevcut olmadığına yönelik istinaf itirazlarının ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmasına, 6100 sayılı HMK'nun 357/1. maddesinde "...Bölge Adliye Mahkemesince resen gözönünde tutulacaklar dışında, .... yeni delillere dayanılamaz..." şeklindeki yasal düzenlemeye, dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara, bilirkişi raporu ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeter açıklıkta bulunduğu, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan araçta yolcu olan ve kaza sonucu vefat eden ...'nın hak sahiplerine yapılan ödemenin rücuen tahsili istemi ile başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 91, 107 inci maddeleri, ... Yönetmeliği'nin 16 ıncı maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesi uyarınca birleştirilen dava dosyaları bağımsızlıklarını koruyacağından davalının temyiz istemi her iki dava yönünden ayrı ayrı değerlendirilecektir. Asıl davada davalı aleyhine başlatılan takipteki borç miktarı 53.973,44 TL olup, İlk Derece Mahkemesi'nce asıl davanın kabulü ile takibin devamına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce de davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... ve ihbar olunanlar tarafından asıl davada temyize konu edilen miktar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ... vekili ve ihbar olunanların asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Diğer taraftan, çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluğu düzenleyen KTK 107 nci maddesi ''Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse isleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmıs veya gasbedilmis oldugunu bilen veya gereken özen gösterildigi takdirde ögrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kisilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadıgını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.'' şeklindedir. ZMSS Genel Şartları'nın A.3-J maddesi gereği, çalınan veya gasbedilen araçların sebep oldukları ve KTK'ya göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talep ile çalan ve gasbeden kişilerin talepleri, teminat dışındadır. ZMMS Genel Şartları'nın A.6-h maddesinde; çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararların, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin taleplerinin teminat dışında kaldığı düzenlenmiştir. Somut olayda; Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/208 Esas 2015/537 Karar sayılı kararı ile; ''sanık ile katılan ...'ın Fatsa sanayisinde çalıştığı ve ayrı ayrı dükkanları olduğu ve birbirlerini tanıdıkları, katılan ...'nin kendisine ait Mercedes marka aracın tamir edilmesi için katılan ...'ın dükkanına bıraktığı, Cd. inceleme tutanağına göre olay günü gece diliminden sayılan saat 18:40'ta sanığın aracının bozulması nedeni ile sanayide bir arkadaşına bıraktığı, ardından da katılan ...'ın dükkanına gelerek aralarındaki samimiyeti güvenmek suretiyle iş yeri önünde katılan ...'e ait suça konu aracı katılan ...'ın zannederek ... ait iş yeri içerisine girmek suretiyle aracın anahtarını aldığı ve kilitli olan aracı açmak suretiyle araçta ile birlikte olay yerinden uzaklaşarak Ordu iline gittiği ve burada kaza geçirdiği, daha sonra taraf1arın kazadan haberdar oldukları ve katılanların alınan beyanlarında sanıktan şikayetçi oldukları, sanığın alınan savunmasında üzerine atılı eylemleri kabul ederek suç işleme kastı olmadığını, belirttiği ve atılı suçlamayı kabul etmediği, sanığın ikrarı, katılan beyanları ve cd inceleme tutanağı birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar sanık katılan ... ile olan samimiyetine güvenerek özel bir suç işleme kastı ile hareket etmemiş ise de üzerine atılı suçların genel kast ile işlenebilen suçlardan olduğu ve sanığın bu suçları unsurları oluşturacak fiili gerçekleştirdiği anlaşıldığından atılı suçları işlediği kanaatine varıldığı, her ne kadar sanık suça konu aracı katılan ...'ın zannedip onun dükkanından almış ise de katılan ...'ın aracın zilyedi olmadığı, tamir için kendisine bırakıldığı, ancak zilyet yardımcılığı sıfatının olabileceği, hırsızlık suçunun malik ya da zilyede karşı işlenebileceği, bu nedenle hırsızlık suçu yönünden ......nın suçtan zarar gördüğü ve katılma talebinin kabul edildiği, sanığın atılı hırsızlık suçunu katılan ....ın dükkanında bulunan katılan ...'e ait aracını anahtarlarını haklı ve meşru bir gerekçesi olmaksızın kendince kurguladığı bazı şeylere istinaden almak suretiyle aracı bulunduğu yerden aldığı'' gerekçesiyle sanık/ araç sürücüsü ...'ın cezalandırılmasına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacı sigorta şirketinin davalı ...'ya karşı rücu hakkı ve imkanı bulunmadığı gözetilerek rücu şartları oluşmadığından birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekili ve ihbar olunanların asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ve ihbar olunanlara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10241, K. 2023/10064, T. 02.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-10241-e-2023-10064-k-3f83f2e70515