Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/4945 E. 2026/10358 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4945
Karar No
2026/10358
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/61 E., 2024/132 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hakaret suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/2-1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.800,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2024 tarihli ve 2024/61 Esas, 2024/132 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2026 gün ve 2026/38314 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya aslının suça sürüklenen çocuk hakkındaki inceleme dışı diğer suçlar yönünden istinaf incelemesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde olduğu anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, kayden 15.08.2007 doğumlu olup, suçun işlendiği 08.01.2024 tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılmaksızın fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 31. maddesi; "(1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. (2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz. (3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz." şeklindedir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibarıyla 16 yaşında olması nedeniyle hükmedilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin hakaret suçundan verilen 22.05.2024 tarihli ve 2024/61 Esas, 2024/132 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. Karardaki hukuka aykırılık suça sürüklenen çocuğa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle 5271 sayılı Kanun 'un 309/4-d maddesi uyarınca Yargıtay tarafından düzeltilmesi gerektiğinden; 1. Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hakaret suçunu işlediği sabit görüldüğünden, suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, suça sürüklenen çocuğun güttüğü amaç ve saiki nazara alınarak, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 125/2-1. maddesi uyarınca takdiren ve tercihen alt sınırdan uzaklaşılmaksızın 90 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 2. Suça sürüklenen çocuğun sabit görülen suçu 15 yaşını doldurmuş olup henüz 18 yaşını ikmal etmediği zaman diliminde işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 31/3. maddesi gereğince cezasında 1/3 oranında indirim yapılarak 60 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 3. Suça sürüklenen çocuğun cinsel taciz suçundan adli sicil kaydı, ıslahının zorunlu olması, samimi bir pişmanlığına rastlanılmaması, olumsuz sosyal ilişkileri, fiilden sonraki tutum ve davranışları, suç işleme eğilimleri nazara alınarak hakkında TCK'nın 62/1. maddesinde yer alan takdirî indirim hükmünün tatbikine takdiren yer olmadığına, 4. Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan ve 60 gün karşılığı olan adlî para cezasının TCK'nın 52/2. maddesi gereğince ekonomik ve sosyal durumu göz önüne alınarak her bir gün karşılığı takdiren 20,00-TL üzerinden adlî para cezasına çevrilerek 1.200,00-TL ADLÎ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, İnfazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/4945, K. 2026/10358, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-4945-e-2026-10358-k-b37246056f9c