Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/2482 E. 2026/12534 K. – Cumhurbaşkanına
Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2482
- Karar No
- 2026/12534
- Karar Tarihi
- Konu
- Cumhurbaşkanına Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1500 E., 2022/909 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İTİRAZA KONU KARAR: Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dairemizin 18.12.2025 tarihli ve 2023/5827 Esas, 2025/21009 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2026 tarihli ve 4 - 2022/95979 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2026 tarihli yazısıyla; " İtiraza konu uyuşmazlık, atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Sanık ... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08/08/2015 tarih ve 2015/25840 esas sayılı, 01/09/2015 tarih ve 2015/27694 esas sayılı iddianameleri ile Cumhurbaşkanına Hakaret suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davaları açıldığı, birleştirme kararı sonrası İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2021 tarih ve 2021/2 96... /461 Karar sayılı kararı ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurulduğu, sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18/05/2022 tarih ve 2021/15 00... /909 Karar sayılı hükmü ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık müdafinin temyizi ile yapılan inceleme sonucu Yüksek Dairenizin itiraza konu 18/12/2025 tarih ve 2023/58 27... /21009 Karar sayılı ilamı ile mahkumiyet hükmünün "sanığın eyleminin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, suça konu yazıların tüm içeriği ve sanık savunması gözetildiğinde siyasi ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak; 5237 sayılı TCK’nın 299/1. maddesinde “(1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./35.mad) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. (3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.” hükmüne yer verilmiştir. Maddedeki suçun maddi unsuru, “hakaret” teşkil edecek herhangi bir harekettir. Söz konusu hareketler söz, yazı, resim, işaret veya benzeri vasıtalarla gerçekleştirebilir, ancak; hakaret ve sövme içeren bu eylemlerin Cumhurbaşkanına matufiyeti şarttır. Maddedeki hakaret terimleri 5237 sayılı TCY’nın 125. maddesine göre belirlenecektir. Bu suçla Cumhurbaşkanlığının fonksiyonları değil Cumhurbaşkanının şeref varlığı korunmaktadır. Genel hakaret ve sövme suçlarında olduğu gibi Cumhurbaşkanına hakaret suçunun oluşması için de; onun sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun sahip olduğu düşünce ve duyguları sarsıcı fiil veya sıfatlar isnat veya izafe edilmelidir. Ne tür hareketlerin şeref ve itibarı ihlal edici olduğu, toplumda hâkim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre belirlenmelidir, bunu tayinde ölçü bireyin özel duyarlılığı değildir. (Erman S.Hakaret ve Sövme Suçları, S.80 vd.) Türk Dil Kurumu sözlüğünde hırsız kelimesi "Başkasının malını çalan kimse; uğru" şeklinde tanımlanmıştır. Bu kelimeden türeyen hırsızlık ise, yazılı kanunlar ya da toplumsal meşruiyet düzeyinde mülkiyeti kendine ait olmayan bir taşınır malı, izinsizce alıkoyma, kullanma, nesneden menfaat temin etme işidir. Günlük konuşmalarda halk arasında bir kişinin diğerine hırsız şeklinde bir söz sarf etmesi hiç bir duraksamaya yol açmayacak şekilde hakaret olarak kabul edilmektedir. Katil kelimesi ise insanların canlarına kasteden, insanları öldüren kişi anlamına gelmektedir. Sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanına yönelik olarak, 16/04/2015 tarihinde ... Üniversitesi Kampüsünde gerçekleştirilen protesto sırasında "hırsız,..." yazılı pankart sayılabilecek balonu taşıması eylemi ile 05/05/2015 tarihinde "bugün diktatör bozuntusu amansızca saldırıyor hayallerimize televizyon ekranlarında kendinden olmayan herkese öfke saçıyor özgürlük namına ne varsa ortadan kaldırıp sadece kendisine biat edenlerin yaşayabildiği bir ülkeyi dayatıyor, rektörler ve bilimsel çalışmalarına ve akademinin iradesine bakılarak değil, ...e bağlılıklarına göre atanıyor, gençliğin gücünü katile hırsıza gericiye, faşiste kadın düşmanına, ...'ye diktatöre göstermenin tam zamanı" yazılı bildirimleri dağıtması şeklindeki eyleminin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olup hakaret suçunu oluşturacağından, kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın onanmasına karar verilmesi yerine bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır. SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. İtirazımızın KABULÜ ile, 2. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 18/12/2025 tarih ve 2023/58 27... /21009 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün BOZULMASINA ilişkin kararının KALDIRILMASI, 3. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2021 tarih ve 2021/2 96... /461 karar sayılı mahkumiyet hükmüne yönelik İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18/05/2022 tarih ve 2021/15 00... /909 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının ONANMASI, 4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, Arz ve talep olunur." Şeklindeki talep ve gerekçeyle itirazda bulunulmuştur. II. GEREKÇE Dosyanın incelenmesinde; Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına konu olan 16.04.2015 tarihli eylemi yönünden yapılan incelemede; olay ve görüntü izleme tutanakları, sanığın ikrarı karşısında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.2026 tarihli, 2025/4-485 Esas, 2026/61 Karar ve 25.02.2026 tarihli, 2025/4-496 Esas, 2026/119 Karar sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere, sanığın elinde taşıdığı balonda yer alan sözlerin, demokratik toplumun gelişimine katkı sunmaktan uzak olup, olgusal temelinin bulunmaması, bulunulan ortam nedeniyle toplumsal barış ve kamu düzeni açısından risk taşıması nedenleriyle, eleştiri sınırları dışında, Cumhurbaşkanının şeref ve saygınlığına saldırı mahiyetinde olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesinin takdir ve gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kararı bu eylem yönünden hukuka uygun bulunmuş, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının anılan eylem açısından yerinde olduğu sonucuna varılmış ise de, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına konu 05.05.2015 tarihli eyleminin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, suça konu yazıların tüm içeriği ve sanık savunması gözetildiğinde siyasi ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, yine Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nde yapılan araştırmaya göre, sanık hakkında, aynı katılana yönelik 19.03.2015, 10.04.2015 tarihli eylemleri nedeniyle İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/59 Esas ve İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/443 Esas sayılı dosyalarında yargılama yürütülmesi, bu davalara konu iddianamelerin sırasıyla 08.08.20 15... .06.2015 tarihlerinde düzenlenmesi, inceleme konusu dava dosyasının iddianame tarihlerinin ise 08.08.20 15... .09.2015 olması ve tüm iddianamelere konu eylemlerin, ilk iddianamenin düzenlendiği 02.06.2015 tarihinden önce gerçekleştirildiklerinin anlaşılması karşısında; ilgili dava dosyalarının mümkün olması halinde bu dava ile birleştirilmesi, aksi halde usulüne uygun şekilde dava dosyalarının incelenmesi ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, sanığın hukuki durumunun zincirleme suç ve mahsup hükümleri de dikkate alınarak tayin edilmesi gerektiği anlaşıldığından, belirtilen iki bozma nedeni yönünden Dairemizin ilamına yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, sanığın 05.05.2015 tarihli eyleminin yüklenen suçu oluşturup oluşturmadığı ve İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme yapılıp yapılmadığı hususları açısından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun'un 308/3. maddesi uyarınca, sanığın 05.05.2015 tarihli eyleminin yüklenen suçu oluşturmadığı ve İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme yapıldığına ilişkin Dairemizin 18.12.2025 tarihli ve 2023/5827 Esas, 2025/21009 Karar sayılı bozma kararına yönelik itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, sanığın 16.04.2015 tarihli eyleminin Cumhurbaşkanına hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. Bahsedilen eylemin yüklenen suçu oluşturmadığına ilişkin Dairemizin 18.12.2025 tarihli ve 2023/5827 Esas, 2025/21009 Karar sayılı bozma kararının gerekçesinin yerinde olduğu, bu nedenle itirazın bu eylem açısından da reddedilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun görüşüne bu yönüyle katılmıyoruz. 02.07.2026