Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/1793 E. 2026/8847 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1793
Karar No
2026/8847
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/129 E., 2025/158 K. SUÇLAR : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; malen sorumlunun, suçta kullanılan 35... plakalı aracı hakkındaki mahkumiyet kararı kesinleşen ...'a haricen sattığı yönündeki beyanı, ... ve malen sorumlunun oğlu ...'ın bu ifadeyi doğrular nitelikteki anlatımları ile 20.04.2009 tarihli adi biçimde düzenlenmiş araç satış sözleşmesi dikkate alındığında, aracın maliki olmadığı anlaşılan malen sorumlunun, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği araç müsaderesine yönelik hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanıklar müdafilerinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık ... hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan mahkumiyet kararı verilirken, sanıklar ... ile ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme, göçmen kaçakçılığı suçundan ise beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın atılı suçu işlediğine dair dosyada yeterli delil bulunmadığına, mahkeme tarafından delillerin yanlış değerlendirildiğine, sanığın, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmadığına, bu sebeple göçmen kaçakçılığı suçundan kurulan hükümde örgüt nedeniyle artırım yapılamayacağına, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle sanığın cezasında indirim yapılması gerektiğine, sanık hakkında usulüne uygun olarak alınmış bir dinleme kararı bulunmadığına, şüpheden yararlandırılarak beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. 2.Sanıklar ... ile ... müdafilerinin temyiz istemleri, göçmen kaçakçılığı suçundan haklarında beraat kararı verilen sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ... ile ... Müdafilerinin Vekalet Ücretine Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Sanıklar hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan beraat kararı verilmiş ise de, yargılandıkları aynı davada suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiş olması karşısında, sanıkların müdafileri tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmadığı ve bu nedenle de beraat kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmakla yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Göçmen Kaçakçılığı Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, alınan beyanlara, incelenen dava dosyası içeriğine göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın bu suçtan cezalandırılması yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, delillerin toplanmış olması, iletişimin tespiti kararlarının usulüne uygun olarak alınmış olması, sanıkların önceden belirlenmiş bir organizasyon kapsamında örgütsel boyutta hareket ederek göçmen kaçakçılığı suçunu işlemek amacıyla bir araya geldikleri, aralarında devamlılık arz eden bir iş bölümü ve gevşekte olsa hiyerarşik bir ilişki olduğu, çoğu zaman talimatların sanıklar ... , ... ile ... tarafından verildiği, göçmenleri temin edenin sanık ... olduğu, çıkışlar için gerekli elemanların sanık ... tarafından temin edildiği, sanık ... ’ın, çıkışlarda aktif rol alarak çıkış organizasyonlarını bizzat yönlendiren kişi olduğu, yakalanmaları halindeyse suç faillerinin ne şekilde ifade vermeleri gerektiğine dair onları yönlendirdiği anlaşılmakla, sanıklar ... , ... ile ... ’in bu hiyerarşik yapılanmada üst pozisyonda yer alıp örgütsel faaliyetin tamamını veya büyük bir kısmını koordine ederek yönettikleri ve örgüt adına önemli kararları aldıkları anlaşılmakla örgüt yöneticisi konumunda oldukları, içlerinde sanığın da olduğu diğer suç faillerinin de örgütün amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilen görevleri yerine getiren ve bu amaçla kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişiler olmaları nedeniyle suç işlemek amacıyla kurulan bu örgütün üyeleri oldukları, Dairemizce de kabul edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.12.2023 tarih ve 2019/18-257 E., 2023/671 K. sayılı ilamı dikkate alındığında, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan açılan davada zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiş olmasının, göçmen kaçakçığı suçundan verilecek cezada, eylemin örgütsel faaliyet kapsamında gerçekleştirilmiş olması nedeniyle artırım yapılmasını engellemeyeceği anlaşılmakla, temyiz istemine itibar edilmemiştir.

Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, sanığın iştirak ettiği iki ayrı göçmen kaçakçılığı eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 79/1-b ve 79/3. (suç tarihinde 79/2.) maddeleri uyarınca her iki eylemin tamamlandığı kabul edilerek ayrı ayrı hüküm kurulmuş ise de, sanığın 06.07.2009 tarihinde gerçekleştirdiği eylemin teşebbüs aşamasında kalması ve suç tarihi dikkate alındığında yürürlükte olmayan 6008 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun'un 79/1. maddesine eklenen son cümle uyarınca, tamamlanmış suç gibi sanığın cezalandırılması suretiyle ve yine 5237 sayılı Kanun'un 79/1-b maddesi uyarınca tayin edilen adli para cezasında suçun örgüt kapsamında işlenmesi nedeniyle artırım yapılırken temel cezanın yarısı yerine bir katı oranında artırımına karar verilerek fazla ceza tayin edilmiş ise de, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince cezayı aleyhe değiştirme yasağı dikkate alınarak sanığın neticeten 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olması nedeniyle bu hususların bozma nedeni yapılamayacağı, Sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında resen gözetilebileceği, Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yerel Mahkemenin kararına yönelik malen sorumlu vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Göçmen Kaçakçılığı Suçundan Kurulan Hükümler ve Sanıklar ... ile ... Müdafilerinin Vekalet Ücretine Yönelik Temyizleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanıklar ..., ... ile ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/1793, K. 2026/8847, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-1793-e-2026-8847-k-1ad089b5f74f