Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/4405 E. 2025/10331 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4405
Karar No
2025/10331
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/271 Değişik İş. MAHKEMESİ : Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/122 Esas, 2023/226 Karar SUÇ:Hakaret KARARLAR: İtirazın reddi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında Yerel Mahkeme kararı ile hakaret suçundan basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karara şikayetçi tarafından yapılan itiraz üzerine anılan Mahkemece, şikayetçinin katılan sıfatı olmadığından kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığından bahisle itirazın değerlendirilmesi için merciye gönderilmesi üzerine yapılan inceleme sonunda itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.03.2025 tarih ve 94660652-105-38-17888-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49360 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49360 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesinde yer alan "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." biçimindeki düzenleme nazara alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde yer alan basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 252/2. maddesinde yer alan ''İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.'' ve aynı Kanun'un 252/3. maddesinde yer alan "Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur." şeklindeki ve anılan Kanun'un 252/6. maddesinde yer alan "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir."şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında; Somut olayda; sanık hakkında açılan kamu davasının basit yargılama usulüne göre yürütüldüğü, sanık hakkında hakaret suçundan adli para cezasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilip itiraz yolunun açık olduğunun belirtildiği, mahkemece basit yargılama usulüne uygun davetiyenin vekaletnamesi bulunan ve basit yargılama usulünün uygulanacağını belirten ihtarnamenin gönderildiği müşteki vekili yerine müştekiye yapıldığı, basit yargılama usulü uygulanarak verilen karara müştekinin süresi içinde itiraz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesinde yer alan düzenleme karşısında, hükmü veren Mahkeme tarafından itiraz üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği cihetle, itiraz merciince itirazın kabulü ile müştekinin itiraz hakkı olduğu tespiti yapılıp, duruşma açılarak yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1- Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin Kararı Yönünden Yapılan İncelemede; 5271 sayılı Kanun'un "basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesinde; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223. maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. (6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. (7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. İncelenen dosyada; 5271 sayılı Kanun'un 251/1 inci maddesinin "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125/4 üncü maddesinin uygulanmış olması karşısında, suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmediği anlaşılmıştır. 2- Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin İtirazın Reddi Kararı Yönünden Yapılan İncelemede; Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, şikayetçi vekiline 26.02.2023 tarihinde, şikayetçiye ise 27.02.2023 de beyanlarını ve şikayetini yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesinin tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak şikâyetçi veya vekili tarafından süresi içinde dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda şikayetçinin itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek verilen itirazın reddi kararı yerinde olup kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kısmen KABULÜNE, 2. "2" numaralı isteme ilişkin; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 3. "1" numaralı istem yönünden sanık hakkında Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20.03.2023 tarihli 2023/122 E., 2023/226 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4- 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm verilirken, önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2025/4405, K. 2025/10331, T. 02.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2025-4405-e-2025-10331-k-2645933e7fcf