Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2274 E. 2025/4729 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2274
- Karar No
- 2025/4729
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1011 Esas, 2024/1549 Karar SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1. Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/465 Esas, 2020/95 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216/3 ve 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karar, sanık tarafından istinaf edilmiştir. 2. Akabinde; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2020/621 Esas, 2022/304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özetle basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Akabinde; Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2023 tarihli ve 2022/322 Esas, 2023/55 Karar sayılı kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun'un 216/3 ve 53. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddesi uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karara sanık tarafından itiraz edilmiştir. 4. Akabinde; Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2024 tarihli ve 2023/109 Esas, 2024/842 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 216/3 ve 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karar sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/1011 Esas, 2024/1549 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun "...Ancak; Önceki hükmün sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine verilen istinaf bozma kararının sanık lehine olduğu nazara alınmadan bozma sonrası yapılan yargılama giderinin CMK'nın 325/3. maddesine aykırı şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi,... Kanuna aykırı ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip CMK'nın 280/1-a ve 303/1-h maddelerine göre düzeltilebilmesi mümkün bulunduğundan, Hükmün yargılama giderine ilişkin paragrafın tamamının çıkarılarak yerine, 'Bozma öncesi yapılan yargılama giderlerinin terkin sınırı altında kalması nedeniyle, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise önceki hükmün sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine verilen istinaf bozma kararının sanık lehine olduğu nazara alınarak 5271 sayılı CMK.'nun 325/3. maddesi gereğince hazine üzerine bırakılmasına',..." şeklindeki gerekçeyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi İfade özgürlüğü kapsamında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ikrarına göre paylaşımın sanık tarafından yapıldığının saptandığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 252/2. maddesinde 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17. maddesi ile yapılan ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren maddesi "...İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece dosya, o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması hâlinde tevzi kriterlerine göre belirlenen asliye ceza mahkemesine gönderilir ve bu mahkemece duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Tek asliye ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde ise, aynı mahkemede yetkili başka bir hakim varsa bu hakim tarafından; aksi hâlde adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hakim tarafından duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur..." şeklinde olup; sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar veren Mahkeme ile karara yapılan itiraz üzerine dava dosyasını genel hükümlere göre inceleyen mahkemelerin aynı mahkemeler olmasının kanunun emredici hükmüne aykırı bulunması, 3. Kabul ve uygulamaya göre de; basın yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi, Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/1011 Esas, 2024/1549 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak ve sanığın 5271 sayılı Kanun'un 307/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı saklı tutularak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.