Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/4310 E. 2026/10160 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4310
- Karar No
- 2026/10160
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2939 E., 2024/3687 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; Sağlık Bakanlığının suçtan zarar gören sıfatının ve temyiz hakkının bulunmadığı ve sanık müdafiinin temyizinin hakaret suçuyla sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen ceza verilmesine yer olmadığı ve akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanması hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; sanık aleyhine verilmiş kararın sanığın eylemi gerçekleştirdiğine dair ikrarının ve somut bir delilin olmaması, müştekilerin şikayetçi olmadıklarına yönelik beyanları ile beyan ettikleri, sanığın olay günü nöbet geçirdiğine, olayı hatırlamadığına ilişkin savunması karşısında beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında "mağdur" olması gereken ... "katılan" olarak gösterilmiş ise de bu hususun mahallinde düzeltilebileceği belirlenmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Sanık hakkında düzenlenen rapor karşısında, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesine ve akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Akıl hastalığı nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilen sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 325/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Akıl hastalığına özgü güvenlik tedbirinin kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştirilen kısım dışında hukuka aykırılık görülmemiş, Ancak, sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5271 sayılı Kanun'un 223/4. maddesi gereğince “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “ceza tayinine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR A. Sağlık Bakanlığı'nın Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 279/1-(b) maddesi uyarınca verilen istinaf başvurusunun reddi kararlarının aynı Kanun’un 279/1- son cümlesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, anılan Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de gözetildiğinde kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, dava dosyasının, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık müdafiinin temyiz istemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303/1-h maddesi gereği "ceza tayinine yer olmadığına" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "ceza verilmesine yer olmadığına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.