Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/9502 E. 2026/11530 K. – İmar Kirliliğine

Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/9502
Karar No
2026/11530
Karar Tarihi
Konu
İmar Kirliliğine Neden Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3915 E., 2024/1458 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince hüküm kaldırılarak mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, yapının karavan niteliğinde olduğuna, çekilerek araziden çıkarılabileceği de nazara alındığında, taşınmaz üzerinde kalıcı imar kirliliğine neden olabilecek bir imalat olarak değerlendirilmesinin 5237 sayılı Kanun’un 184. maddesine uygun olmadığına, plakalı tekerlekli römorkun/karavanın ruhsata aykırılıklarının olup olmadığı hususunun da aynı madde kapsamında tanımlanan eylemin unsurları açısından bir öneminin bulunmadığına, karavanın elektrik, su ve atık su bağlantılarının olup olmadığının suçun unsurlarının oluşması bakımından belirleyici bir unsur olmadığına, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Sanığın savunması, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından, sanığın mahkûmiyetine dair Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiş, Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Seferihisar 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde karar verildi.

Karşı Oy

Sanık ... hakkında 29/11/2022 tarihinde işlediği iddia olunan imar kirliliğine neden olma suçundan Seferihisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/09/2023 tarihli ve 2023/303-443 E.K. sayılı Kararıyla; yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması sebebiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-(a) maddesi gereğince beraatine, yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 07/05/2024 tarihli ve 2023/3915E. 2024/1458 sayılı kararıyla; • Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına, • Türk Ceza Kanunu'nun 184/1, 62/1, 50/1,52/2. maddeleri gereğince 6.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının süresi içinde gerekçeli temyizi üzerine Yüksek Dairenin 17/06/2026 tarihli ve 2024/9502 E. 2026/11530 sayılı Kararıyla temyiz isteminin esastan reddiyle mahkumiyet hükmünün onanmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir. Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlığın konusu sanığın suça konu yere koyduğu ... plaka sayılı karavanın imar kirliliği suçunu oluşturup oluşturmayacağı noktasındadır. Bilindiği üzere, Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun konusu, belediye sınırları veya özel imar rejimine tabi yerlerde bulunan binadır. Bu suç bakımından binanın ruhsata tabi olması yeterlidir. Maddede belirtilen "bina" kavramın ne olduğu hususunda bir açıklık bulunmamakla birlikte Yüksek Dairenin yerleşik içtihatlarında bu husus İmar Kanunu'nun 5. maddesine göre belirlenmektedir. Buna göre bina, "Kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar" şeklinde tanımlanmıştır. Bu çerçevede ... plaka sayılı karavanın, plaka alarak ilgili trafik kuruluşlarından da tescil gördüğü dikkate alındığında “bina” vasfında kabul edilmesi mümkün değildir. Nitekim yapı ruhsatiyesi alınabilecek eylemlerin imar kirliliği suçunu oluşturacağı nazara alındığında suça konu çekme karavan bakımından yapı ruhsatiyesi alınması da söz konusu değildir. Bu sebeple ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının yerinde olduğu düşünülmüştür. Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle sayın çoğunluğun hükmün onanmasına yönündeki görüşüne iştirak edilememiştir.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/9502, K. 2026/11530, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-9502-e-2026-11530-k-e3c598c2be60