Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/8039 E. 2026/9022 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/8039
- Karar No
- 2026/9022
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1130 E., 2024/351 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın değer yargısından ibaret sözleri onur ve şerefi rencide edici boyutta olup olmadığının irdelenmediği ve sözlerin kaba söz kapsamında olduğundan hakaret suçu kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Ancak, 1-Sanık hakkında önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği belirtilmiş ise de sanığın adli sicil kaydının incelenmesinden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediği ve denetim süresi içinde atılı suçun işlenmediği ancak sanığın adli sicilinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması karşısında sonuca etkili olmayan bu hukuka aykırılık bozma nedeni sayılmamıştır. 2-Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanığın adli sicil kaydında daha ağır ceza içerdiği belirtilen İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/37 E, 2017/52 K. sayılı ilamının tekerrüre esas alınmamasının eleştiri nedeni yapılması yerinde görülmemiş ve İlk Derece Mahkemesince tekerrür uygulamasının doğru olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 3-Kararda Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, "tekerrür hükümleri uygulanan sanık hakkında cezanın infazından sonra 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmünde yer alan tekerrür uygulamasına ilişkin kısma "cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Diyarbakır 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.