Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/5437 E. 2026/11220 K. – Cumhurbaşkanına
Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5437
- Karar No
- 2026/11220
- Karar Tarihi
- Konu
- Cumhurbaşkanına Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/378 E., 2024/208 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; üzerine atılı suçu işlemediğine ve tanıkların yalan beyanda bulunduklarına ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında sanığın isminin sehven "... " olarak yanlış yazılması, 2-5237 sayılı Kanun'un 299/2. maddesinde öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir. Somut olayda, sanığın karantina altına alındığı sırada söylediği söz ile işlediği hakaret suçunda, aleniyetin ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle anılan Kanun maddesinin tatbiki, 3-Sanık hakkında, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içerir suça ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 4-İkinci kez mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 Sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.