Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/5348 E. 2026/8951 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5348
- Karar No
- 2026/8951
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2156 E., 2024/144 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; üzerine atılı suçu işlemediğine, şikayetçiler tarafından darp edildiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması, ayrıca sanığın, suça konu sözlerinden dolayı cezalandırılmasının, demokratik toplum düzeninin icaplarından olması gerekmektedir. İncelemeye konu olayda; kamu görevlilerine yönelik eleştirilere izin verilen sınırların özel kişilere nazaran daha geniş olması ve sanığın suça konu sözlerinin FETÖ/PYD terör örgütünün yapılanmasına yönelik tepki niteliğinde söylenmesi karşısında, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, 2-Kabule göre de, Sanık hakkında, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içerir suça ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 Sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine ve 5271 sayılı Kanun'un 306. maddesinin verdiği yetkiye istinaden, bozmanın temyiz dışı sanık ...'ya sirayet ettirilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.