Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/1512 E. 2026/8499 K. – Cumhurbaşkanına
Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1512
- Karar No
- 2026/8499
- Karar Tarihi
- Konu
- Cumhurbaşkanına Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/861 E., 2023/1525 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın paylaşımları bir bütün olarak değerlendirildiğinde mağdurun belirlenebilir olduğuna ve paylaşımların onur, şeref ve saygınlığı rencide edecek nitelikte olduğuna, sanığın eylemi ile atılı suçun oluştuğuna, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir. 2.Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın paylaşımı ile sayın Cumhurbaşkanının hedef alındığı hususunda şüphe bulunmadığına, paylaşımın sanık tarafından yapıldığının sabit olduğuna ve paylaşımlarla atılı suçun unsurlarının oluştuğuna bu nedenlerle hükmün bozulmasına ve sanığın cezalandırılması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Suç tarihinin 30.08.2020 yerine 30.09.2020 olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğu belirlenmiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın paylaşımlarının duraksamaya yol açmayacak bir şekilde katılana yönelik olduğunun anlaşılamaması, matufiyet şartının olayda gerçekleşmediği ve katılana yönelik olduğu kabul edilen sözlerinin ise katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı kabul edilerek, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, Kurulan hükümde; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, beraat kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 223/2. maddesinin (a) bendi yerine ve (e) bendi olarak gösterilmesi dışında bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesi gereği hüküm fıkrasından "CMK'nın 223/2-e" ibaresi çıkartılıp yerine "5271 sayılı Kanun'un 223/2-a" ibaresi eklenmek suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.