Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/6715 E. 2025/14180 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6715
- Karar No
- 2025/14180
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1619 E., 2022/2113 K. SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delil tartışması yapılmadığına, müvekkilinin atılı suçu işlemediğine, asıl mağdurun müvekkili olduğuna, polis memurlarınca kendisine kötü muamelede bulunulduğuna, bu eylem nedeniyle ayrıca Cumhurbaşkanına hakaret suçundan da soruşturma yapıldığına, müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre engel adli sicil kaydı bulunması nedeniyle yasal koşulları oluşmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak; 1.Cumhurbaşkanına hakaret ile hakaret suçunun birlikte işlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 299. ve 125. maddeleri ihlal edilmesine karşın, eylemin tek olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereğince daha ağır hüküm içeren 5237 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının gerekmesi ve sanık müdafii tarafından aşamalarda müvekkilinin ayrıca Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılandığının belirtilmesi karşısında, bahse konu dava dosyasının akıbeti araştırılarak mümkün olması halinde birleştirilmesi, aksi halde usulüne uygun şekilde dava dosyasının incelenmesi ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi, 2.Kabule göre de, a.Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesindeki "Tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacağı." şeklindeki düzenleme uyarınca hüküm kurulurken, mükerrir olması nedeniyle uygulanan maddede seçenek olarak öngörülen yaptırımlardan zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b.Eylemin aleni bir şekilde dışarıya bağırmak suretiyle işlenmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmaması, c.5237 sayılı Kanun'un 61/8. maddesi uyarınca adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması gerektiği düşünülmeden, hesaplamaların yıl üzerinden yapılması, Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aynı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca, Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.