Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/16498 E. 2024/9591 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16498
- Karar No
- 2024/9591
- Karar Tarihi
SAYISI : 2023/571 E., 2023/793 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama. bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu tespit edilmekle yapılan ön inceleme neticesinde, sanığın 24.10.2023 tarihinde gerekçeli kararın tarafına gönderilmesi istemli dilekçesi her ne kadar temyiz dilekçesi niteliğinde değil ise de, Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı ve 34 üncü maddesinin ikinci fıkraları gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, başka suçtan ceza infaz kurumunda hükümlü olan sanığın yüzünde verilen kararda, temyiz süresinin, kararın “tefhiminden” itibaren başlayacağının belirtilmesiyle yetinilmesi yerine, “...yüzünde okunan ilgiler için bugünden itibaren, yokluğunda okunan ilgililer için tebliğ tarihinden itibaren, cezaevinde olması halinde bulunduğu yer cezaevi müdürlüğünce tebliğ yapıldığı tarihten itibaren 7 gün içerisinde..." şeklinde ibarelere yer verilmesi suretiyle yanılgı oluşturulduğu, bu nedenle ceza infaz kurumunda 01.11.2023 tarihinde gerçekleştirilen tebliğ işlemi üzerine yapılan 06.11.2023 tarihli temyiz başvurusunun 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereğince yasal süresinde olduğu kabul edilerek ve aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir başkaca sebeplerin de bulunmadığı belirlenerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin 03.10.2012 tarihli kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü, 52 nci maddeleri uyarınca hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından 8.840,00 TL adli para ve 8 ay 10 gün hapis cezalarına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararın 19.02.2013 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 27.06.2013 tarihinde sanığın suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine daha önce açıklanması geri bırakılmasına karar verilen hükümler 28.01.2016 tarihinde açıklanmış ve anılan kararın Dairemizce bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın mahkumiyetine hükmedilmiştir. II. GEREKÇE 1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Suçların işlendiği kabul edilen 18.02.2011 tarihine göre, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten, deneme süresi içerisinde işlenen suç tarihine kadar geçen durma süresi de dikkate alındığında, bozma sonrası verilen karar tarihinden önce 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.